Dünyanın Sonunda Yaşayan En İzole 5 Topluluk


Tarih boyunca insanlar topluluklar kurmak için dünyanın en geniş alanlarına taşınmışlardır. Hatta bu küçük topluluklardan bazıları zamanla milyonlarca kişiyi barındıran büyük şehirlere dönüşmüştür. Ancak, bazı insanlar herkesten uzakta tamamen izole bir hayat yaşamayı seçmişler. Biz de bugün sizlere Dünyanın en izole şekilde yaşayan 5 topluluğundan bahsedeceğiz.

1. Palmerston Adası :

Yeni Zelanda'dan 3200 km uzakta bulunan Palmerston Adası Pasifik okyanusunda yer alan izole bir kabileye ev sahipliği yapıyor. Bu adaya 145 yıl önce William Masters adlı bir İngiliz eşi ve 2 kuzeniyle yerleşmiş. Şimdilerde 62 kişilik ada nüfusunun hepsi Masters’ın torunları. 1899'da hayatını kaybeden Masters'tan günümüze kadar torunları adada yaşamlarına devam etmişler. 62 kişinin yaşadığı adada market, kafe dahil hiçbir şey bulunmuyor. Adada sadece 2 umumi tuvalet varken ada sakinleri günde sadece 6 saat boyunca elektrik kullanabiliyorlar. Su kaynakları ise deniz ve yağmur suları. En yakın doktor 20 saat ötede ve 3 ayda bir gemi gelip erzak getiriyor. Ada içerisinde neredeyse hiç para kullanmayan halk sadece gemiden erzak alırken parayı kullanıyorlar. Dünyanın en izole topluluğu olan Palmerston adası sakinleri yaşamlarından oldukça memnunlar.

2. Supai, Arizona :

Amerika'nın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Büyük Kanyon'u birçoğunuz biliyorsunuzdur. Ancak çok sayıda kişi Büyük Kanyon’un Havasu Kanyonu olarak bilinen bir yan dalında bulunan tenha Supai köyünü bilmiyor. Mavi-yeşil suların halkı anlamına gelen Havasupai halkı sadece 208 kişiden oluşuyor ve Amerika'da hala postalarını ve paketlerini katır yoluyla alan tek insanlar. Büyük Kanyon'a yaklaşık 56 km uzaklıkta yaşayan kabilenin düzgün bir yolu da mevcut değil. İzole kabileye ulaşmak için ya uzun saatler yürüyeceksiniz ya katırlara bineceksiniz ya da helikoptere bineceksiniz. Doğal güzellikleriyle gören herkesi etkileyen Supai Amerikan sınırında gizli bir mücevher olarak kalmaya devam etmekte.

3. Tristan da Cunha :

Restoranlar, oteller, kredi kartları, güvenli plajlar bunların hiçbiri Tristan da Cunha adındaki adada yok. Dünyada ulaşılması en zor yer olarak kabul edilen bu ada Atlantik Okyanusunda bulunmakta ve en yakın yerleşim yeri olan Saint Helena adasına 2800 km uzaklıkta yer almaktadır. Saint Helena adası da dünyanın en ulaşılmaz adası olarak kabul edilmektedir. 1506 yılında Portekizli Amiral Tristao da Cunha tarafından keşfedilmiş Tristan da Cunha bugün Portekizle herhangi bir bağı yoktur ve İngiliz Milletler Topluluğu’na bağlıdır. Sadece 267 kişinin yaşadığı bu izole adada sosyal tesis olarak 1 okul, 1 hastane, 1 postahane, 1 müze, 1 pastane ve 1 yüzme havuzu bulunmakta. Eğer hayatınızın geri kalanını herkesten ve her şeyden uzakta geçirmek istiyorsanız Tristan da Cunha adası tam size göre olabilir. Ancak adanın bir volkanik ada olduğunu da unutmamanızda fayda var.

4. Utqiagvik, Alaska :

Utqiagvik ya da Barrow Amerika'nın Alaska eyaletinin North Slope Borough ilçesine bağlı küçük bir şehirdir. İnyupikçe yerli adı kar baykuşunun avlanma yeri anlamına gelmekte ve 2007 sayımına göre şehrin nüfusu 3.982 kişidir. 1826 yılında keşfedilen şehir soğuk ve buzlu iklimiyle dikkatleri çekmekte. Yerli halk İnyupikler'in yaşadığı şehirde yazın sıcaklıklar en fazla 2 derece olurken, kışları sıcaklıklar -16'lara kadar düşmektedir. Yerli halk soğuklara karşı doğal gazla ısınmaktadır. Şehirde 7 kilise, çok sayıda okul bulunurken elektrik, internet ve su kaynakları da şehirde mevcuttur. 65 gün boyunca aralıksız gecenin yaşandığı bu soğuk şehre ulaşım ise sadece uçakla mümkün.

5. La Rinconada, Peru :

Dünyanın en yüksek rakımlı yerleşim yer olan La Rinconada Peru'da 5 bin 100 metre yükseklikte bulunmaktadır. Dünyanın ulaşılması en güç yeri olarak da bilinen Rinconada şehrinin nüfusu 2012 yılı itibariyle 50 bin kişiymiş. Şehir o kadar yüksek ve izole ki; şehrin su ve kanalizasyon sıkıntısı en büyük problemleri arasında. Bunun yanında dünyanın en yüksek rakımlı ve ıssız yeri olarak kabul edilen şehir donmuş bir buz tabakasının üzerinde bulunuyor ve La Rinconada'ya yalnızca kamyonla ulaşılabiliniyor. Zor coğrafi şartlar, yaşamayı ne kadar zor kılsa da, La Rinconada'da yaşayan insanlar altın madenciliği yaparak geçiniyor. 30 gün boyunca maden sahibi için bedava çalışan işçiler 1 günde ise kendileri için çalışıyorlar. Bu bir günlük sürede altın bulamadıkları takdirde madenciler bir ay boyunca bedava çalışmış oluyorlar. Bu izole ve ıssız şehirde çok sayıda insan, fakirlik sınırının çok altında yaşam sürdürüyor.


Peki yazımızda bahsettiğimiz izole ada ve şehirlerden hangisinde yaşamak isterdiniz? Düşüncelerinizi bizimle yorumlar kısmındna paylaşmayı unutmayın.


Facebook hesabınız ile yorum yapın!

What's Your Reaction?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ilginizi çekebilir

Daha Fazla En'ler Listesi

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format