Alcatraz’dan kaçan mahkum 50 yıl sonra FBI’A mektup gönderdi


Dünyanın en korkunç hapishaneleri arasında yer alan Alcatraz, 1861-1963 yılları arasında cezaevi olarak kullanılmış. Aslında burası bir ada. San Francisco Körfezi’nde sahile 2,4 km uzaklıkta 9 hektar alana yayılmış olan Alcatraz Adası, Amerika’nın en ünlü hapishanelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Tek bir mahkumun bile kaçmayı beceremediği hapishane olarak kabul edilen Alcatraz geçtiğimiz yıllarda tekrardan gündeme gelmiş. Hiçbir mahkumun kaçamadığı hapishaneden kaçtığını iddia eden bir adam 50 yıl sonra FBI’a mektup göndermiş. Gelin bu ilginç hapishane, kaçış hikayesi ve gizemli mektupa vakit kaybetmeden geçelim.

Öncelikle 1934 yılında Alcatraz hapishanesi federal hapishaneye dönüştürülmüş. Disiplinin sıkı tutulması amacıyla yeni hükümlü alınmayıp, diğer cezaevlerinden tehlikeli hükümlüler buraya nakledilmiş. 1934 Haziran'ında çeşitli yerlerden 196 tutuklu ve hükümlü bu kaçılması çok zor olan adaya taşınmış. Alcatraz Adası, birçok ünlü suçluyu ağırlamış. Bunlardan bazıları; Al Capone, Doc Barker, 'makineli tüfek' George Kelly, 'kuş adam' ya da Alkatraz Kuşçusu olarak bilinen Robert Franklin Stroud, Bonnie ve Clyde ikilisinin şoförü Floyd Hamilton ve Alvin Karpis gibi isimlermiş.
Aşırı akıntıyla çevrili adadan kaçışın çok zor olduğu hapishane koşulları, esir kamplarına benziyormuş. Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında mahkumlara hiçbir şey verilmiyormuş. Çoğu mahkum, günün 23 saatini hücresinde geçiriyormuş. Ancak fırsat gelirse, dışarıya temizlikçi olarak bir saat kadar çıkabiliyorlarmış. Ana binada kapılar ve pencereler, demir parmaklıklarla kapalıymış ve burada ve gözetleme kulesinde silahlı görevliler varmış. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliymiş. Şu sıralar turistik mekan durumunda olan Alcatraz'dan ise 14 adet kaçma girişimi olmuştur.
Bu kaçma girişimlerinin en popüleri ise Frank Morris'in başını çektiği kaçıştır. 1962 yılında 4 mahkum Alcatraz'dan kaçmayı planlamışlar. Hatta bu kaçış denemesi Alcatraz'dan Kaçış isimli kitaba ve filme dönüştürülmüş. Bu planın başındaki beyin ise Frank Morris'miş. Frank Morris, ilk suçunu henüz 13 yaşındayken işlemiş. Daha sonra ise uyuşturucu bulundurmak, silahlı soygun gibi suçlardan hapis cezası almış. Frank'i diğer suçlulardan ayıran en belirgin özelliği ise aşırı zeki olmasıymış. Hapishanede yapılan testlerde Frank Morris'in IQ'su 133 çıkmış. Maalesef Morris yüksek IQ'sunu yeni suçlar işlemek için kullanmış ve hapishanede özellikle de gardiyanların korkulu rüyası olmuş.

1950'lerde Louisiana'da bir hapishaneden kaçmış ve 1960'da yakalandığında ünlü Alcatraz hapishanesine gönderilmiş. Alcatraz hapishanesinden kaçış planında ise Frank Morris'e Clarance ve John Anglin kardeşler eşlik etmişler. Anglin kardeşleri hapishaneye düşüren şey ise işledikleri silahlı soygun suçu olmuş. Ancak kardeşler soygun esnasında gerçek bir silah değil oyuncak silah kullandıklarını belirtmişler. Atlanta'daki hapishaneye götürülen iki kardeş kaçış denemelerinin ardından Alcatraz'a gönderilmişler.
Alcatraz kaçışının son üyesi ise Allen West adındaki mahkummuş. West'te Alcatraz'a Florida hapishanesinden başarısız kaçış denemesinden sonra gönderilmiş. 1962 yılında 4 mahkum yemekhaneden çaldıkları kaşıklarla hücrelerindeki duvarı kazmaya başlamışlar. Ayrıca zeki Morris eldeki malzemelerden matkap benzeri bir alet de yapmış. Matkaptan çıkan yüksek sesi ise aralarından biri akordeon çalarak bastırmaya çalışmış. Havalandırma kanalını kaçış için kazan mahkumlar odalarındaki geniş deliğin gardiyanlar tarafından fark edilmemesi için duvarla aynı renkte olan bir plakayı duvara koyuyorlarmış. Ayrıca onlar tünel kazarken, odada kimsenin olmadığı fark edilmesin diye bu 4 zeki mahkum mükemmel bir plan yapmış. Hapishanedeki malzemelerle kendi maketlerini yapan mahkumlar makete kendi saçlarından keserek saç ve kirpik de yapmışlar. Böylece onlar tüneldeyken kimse onların yokluğunu fark etmemiş.
O büyük kaçış günü ise Frank, Clarence ve John isimli üç mahkum ise havalandırma borusuna çıkıp oradan da çatıya tırmanmışlar. Ancak Allen West arkadaşlarıyla tünelde gitmek yerine odanın içinden açılan deliği kapatmış. Odadaki deliği West hazırladıkları plaka ve çimentoyla kapatmış. Su borularından yardım alarak aşağıya inen 3 mahkum burada yaratıcılıklarını kullanarak, sadece yapıştırıcı ve yağmurlukları ile buldukları birkaç sopanında yardımıyla kendilerine bot yapıp denize açılmışlardır. Böylece Frank, Clarence ve John Alcatraz tarihinin en inanılmaz kaçışına atmışlar. Bu 3 mahkumun amacı ana karaya ulaşmak ve orada bir araba çalarak kayıplara karışmakmış.

Bu zeki üçlüden ise bir daha haber alınamamıştır. Birçok kişi onların dalgalı denizde boğulup hayatlarını kaybettiklerini söylerken bazıları da onların Brezilya'ya kaçtıklarını öne sürmüştür. Hatta bu iddialarını birkaç fotoğrafla da desteklemeye çalışmışlardır. Ancak hiçbiri kanıtlanamamıştır. Ayrıca 3 mahkumla ilgili en ufak bir ize bile rastlanmamıştır. Ta ki 2013 yılına kadar.
2013 yılında çok ilginç bir olay yaşanmış. FBI'ın yayınladığı bir mektuba göre 2013 yılında hapishaneden kaçanlardan John Anglin'e ulaşılmış. Kanser hastası olduğunu belirten Anglin, FBI'a mektup yazarak kanser hastalığının tedavisi karşılığında hapishanede bir yıl daha yatabileceğini belirtmiş. John mektubunda Frank Morris'in 2015 yılının Ekim ayında hayatını kaybettiğini ve mezarının İskenderiye'de bir başka isim altında olduğunu söylemiş. Abisinin ise 2011 yılında hayatını kaybettiğini belirtmiş.
Ayrıca John mektubunda 'Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. Bu şaka değil, gerçek ve dürüstçe söylüyorum.' demiş.
FBI'ın Anglin'in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği ise bilinmiyor. Anglin'le ilgili 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakılmış. Bu da bir nevi Anglin'in hayatını kaybetmeye mahkum edilmesi anlamına geliyor.
Bu gizemli mektubun ardından ise çalışmalar başlamış. Mektup üzerindeki parmak izleri ve yazı stili incelenmiş. Ancak elle tutulur bir sonuca varılamamış. Birçok kişi mektubu gerçekten John Anglin'in yazdığına inanmazken, inananların sayısı hiç de az değilmiş.
Aslında 3 mahkumun gerçekten Alcatraz'dan kaçmayı başaramadığını düşünen insanlar bulunuyor. Birçok kişiye göre hapishaneden kaçmış olsalar bile mahkumlar denizi aşmayı başaramamışlardır. Fakat 3 mahkuma ait cansız bedenlerin hala daha bulunamamış olması onların denizde boğuldukları ihtimalini zayıflatıyor. Çünkü yine Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başarmış John Paul Scott adındaki mahkumda denizden geçmeyi tam olarak başaramamıştır. Kolluk kullanan Paul, ana karada kıyıda bulunduğunda neredeyse hipotermiden hayatını kaybetmek üzereymiş. Bu gerçek üzerine 3 mahkuma denizde bir teknenin yardıma gelmiş olabileceği düşünülüyor. Ama bu da kanıtlanmış değil.

Yıllar içinde Morris ve Anglin kardeşleri gördüklerini iddia eden çok sayıda kişi ortaya çıkmış. Brezilya'da kartel oldukları iddia edilmiş. Hatta Anglin kardeşlerin aileleri her yıl kardeşlerinden hediye kart aldıklarını belirtmişler. Anglin kardeşlerin annesi ise 1973 yılında hayatını kaybedene kadar her yıl gizemli birinden çiçekler aldığını söylemiş. Ayrıca annenin cenaze töreninde iki yabancı kadın dikkat çekerken, babanın cenazesinde ise saçı sakalı karışmış 2 yabancı adam dikkat çekmiş.
1989 yılında ise 3 mahkumun Florida'da görüldüğü bildirilmiş. Gizemli bir kadın polisleri arayarak evinin yakınında Clarence Anglin'e çok benzeyen bir adamın yaşadığını ihbar etmiş. Aynı bölgede başka bir kadında benzer bir ihbarda bulunmuş. Florida'da ayrıca bir adam Frank Morris'i gördüğünü ihbar etmiş. Ancak bu ihbarlar araştırılmış olsa da hiçbir zaman sonuca ulaşılamamış.
Ayrıca 1962 yılında yakın plajların hiçbirinde mahkumların kullanmış oldukları bot bulunamamış. Bunun dışında bölgede araba hırsızlığı ya da kaybolan araç ihbarı da polisin radarına düşmemiş. Bu da 3 mahkumun nasıl kaçtıklarıyla ilgili şüpheleri ve merakı artırıyor. Ancak resmi kayıtların dışında 1962 yılında Alcatraz'ın kuzeyinde bulunan Angel Adasında el yapımı bir bot ve kürekler bulunmuş. Ayrıca bu adada o günlerde 1955 model mavi renkli Chevrolet çalınmış.
2010 yılında ise tüm bu kanıtlar dosya haline getirilmiş. Ancak bazı şeyler için geç kalınmış. Bu yüzden de insanların aklında sayısız soru işareti oluşmuş. Neden bu kanıtlar yıllar sonra ortaya çıktı ya da çıkarıldı? 3 mahkuma ne oldu?
Tüm bu soruların cevabını ise 1975 yılında çekildiği iddia edilen bir fotoğraf veriyor. 1975 yılında çekilen bir fotoğrafta iki erkek görülüyor. Bu erkeklerin Anglin kardeşler olduğuna inanılıyor. Bu fotoğraf 1990'lı yıllarda Anglin ailesine eski bir dostları tarafından verilmiş ve o kişi aileye kardeşlerle 1970'li yıllarda görüştüğünü söylemiş. Bu şüpheli fotoğraf ise geçtiğimiz yıllarda incelenmiş ve fotoğraftaki kişilerin Anglin kardeşler olduğu sonucuna varılmış. Bu da Frank Morris ve Anglin kardeşlerin Alcatraz Hapishanesinden kaçmayı başardıklarını kanıtlıyor.
İşte dünyanın en güvenli hapishanesinden kaçmayı başaran 3 mahkumun şüphelerle dolu kaçış hikayesi bu şekilde. Peki siz bu kaçış ve yıllar sonra gönderilen gizemli mektup hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds