Alcatraz’dan Kaçış : Yüz Tanıma Teknolojisi On Yıllardır Çözülemeyen Gizemi Çözebilecek Mi?


Daha çok Alcatraz olarak bilinen ada, dünyanın en güvenli hapishanesi olacaktı. Buradan kaçmak imkansızdı. Ya da en azından FBI böyle düşünüyordu. 3 cesur mahkum ise aylar süren planlamadan sonra Haziran 1962’de bu yüksek güvenlikli hapishaneden kaçmayı başardı. Bu cesur kaçış, 17 yıl süren bir insan avına neden oldu. Frank Morris ve Anglin kardeşler kıyıya ulaşabildi mi yoksa San Francisco Körfezi’nin dibine mi battılar? Yeni yüz tanıma teknolojisi nihayet bu şaşırtıcı vakayı çözmüş olabilir. Neler olduğunu öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin.

Frank Morris, John Anglin ve Clarence Anglin, Alcatraz'dan bir anda kaçmadılar. Bu cüretkar kaçışın ardında 6 ay süren bir planlama duruyor ve Morris bu operasyonunun beyni konumunda. Grup, kaçışlarını hücrelerinde planlamış. Kaçmak için ihtiyaçları olan aletleri ise kendileri inşa edip hücrelerinde saklamışlar. Morris için operasyonun beyni diyoruz çünkü o gerçekten çok zeki birisi. Hapishanede yapılan testlerde Frank Morris'in IQ'su 133 çıkmış. Bu da kaçtıktan sonra onun izini sürmeye çalışan FBI ajanlarından daha zeki olduğu anlamına geliyor.


Gelin önce bu efsane kaçış hikayesine yakından bakalım. 1962 yılında 3 mahkum yemekhaneden çaldıkları kaşıklarla hücrelerindeki duvarı kazmaya başlamışlar. Ayrıca bir şekilde matkapta ellerine geçmiş. Matkaptan çıkan yüksek sesi ise aralarından biri akordeon çalarak bastırmaya çalışmış. Havalandırma kanalını kaçış için kazan mahkumlar odalarındaki geniş deliğin gardiyanlar tarafından fark edilmemesi ise duvarla aynı renkte olan bir plakayı duvara koyuyorlarmış. Ayrıca onlar tünel kazarken, odada kimsenin olmadığı fark edilmesin diye bu 3 zeki mahkum mükemmel bir plan yapmış. Hapishanedeki malzemelerle kendi maketlerini yapan mahkumlar makete kendi saçlarından keserek saç ve kirpik de yapmışlar. Böylece onlar tüneldeyken kimse onların yokluğunu fark etmemiş. Kaçış günü geldiğinde ise 3 mahkum önce tüneli geçmişler daha sonra ise su borularından yardım alarak aşağıya inmişler. Deniz kıyısında ise yaratıcılıklarını kullanarak, sadece yapıştırıcı ve yağmurlukları ile buldukları birkaç sopanında yardımıyla kendilerine bot yapıp denize açılmışlardır. Kaçıştan sonraki 10 gün içinde çok sayıda ordu ve kolluk kuvveti kapsamlı bir arama çalışması başlatmışlar.


San Fransisco kıyılarını inceleyen ekipler hiçbir ize rastlamamışlar. Bu yüzden FBI, kaçakların boğulduklarını düşünmüş. Arama çalışmaları 1979 yılına kadar sürmüş ve dava tarihteki en uzun FBI vakalarından biri olarak kayıtlara geçmiş. Ayrıca milyonlarca dolara mal olmuş. FBI, 1962'den 2014'e kadar 178.3 milyar dolar harcamış. Ve şüphesiz Alcatraz kaçışı bu harcamanın büyük bir parçasıymış. Alcatraz kaçışı, FBI tarihinde büyük bir olay ama kesinlikle en uzun veya en pahalısı değil. Bu konuda liderlik 45 yıl süren DB Cooper davası.

Peki bu 3 adamın yolu Alcatraz'a nasıl düşmüş? Frank Morris, ilk suçunu henüz 13 yaşındayken işlemiş. Daha sonra ise uyuşturucu bulundurmak, silahlı soygun gibi suçlardan hapis cezası almış. Frank'i diğer suçlulardan ayıran en belirgin özelliği ise aşırı zeki olmasıymış. 1950'lerde Louisiana'da bir hapishaneden kaçmış ve 1960'da yakalandığında ünlü Alcatraz hapishanesine gönderilmiş. Alcatraz hapishanesinden kaçış planında ise Frank Morris'e Clarance ve John Anglin kardeşler eşlik etmişler. Anglin kardeşleri hapishaneye düşüren şey ise işledikleri silahlı soygun suçu olmuş. Ancak kardeşler soygun esnasında gerçek bir silah değil oyuncak silah kullandıklarını belirtmişler. Atlanta'daki hapishaneye götürülen iki kardeş kaçış denemelerinin ardından Alcatraz'a gönderilmişler.


Alcatraz'a gönderilmelerinin sebebi ise yüksek güvenlikli olması. Bu kadar yüksek güvenlikli bir hapishaneden kaçmayı başaran 3 mahkumu yıllar sonra gördüklerini iddia eden çok sayıda kişi ortaya çıkmış. Hatta Anglin kardeşlerin aileleri her yıl kardeşlerinden hediye kart aldıklarını belirtmişler. Anglin kardeşlerin annesi ise 1973 yılında hayatını kaybedene kadar her yıl gizemli birinden çiçekler aldığını söylemiş.

Kaçıştan yıllar sonra FBI, her ne kadar üçlünün San Francisco Körfezi'nde boğulduğunu düşünseler de Unsolved Mysteries adındaki gizem dizisi bu kaçışı incelemeye başlamış. 1989 yılında yayınlanan bir bölümde mahkumların hayatta kalmasının mümkün olup olmadığını görmek için bazı deneyler yapmışlar. Bir deneyde başarılı bir triatlet adadan kıyıya yüzmeye çalışmış ve başarılı olmuş. Bu yüzden Morris ve Anglin kardeşlerinde bunu başarmış olabileceği düşünülüyor. Ayrıca derme çatma sal hazırlanarak bir test yapılmış ancak bu test başarılı olmamış. Ancak Mythbusters dizi ekibi 2002 yılında bunun tam tersini kanıtlamışlar. Ekip tarafından hazırlanan derme çatma sal, körfezin karşısındaki kıyıya başarıyla ulaşmış.

1993'te ise eski Alcatraz mahkumu Thomas Kent, 3'lünün kaçmalarına yardım ettiğini iddia etmiş. Ancak kendisine iki bin dolar ödendiği iddiası Kent'in açıklamalarını şüpheli yapmış. Bu yüzden az sayıda kişi Kent'in doğruyu söylediğine inanıyor. Ancak çoğu kişi hikayeyi para için uydurduğundan şüpheleniyor. John Leroy Kelly adındaki bir adam da ölüm döşeğindeyken üçlünün kaçmasına yardım ettiğini iddia etmiş. Kanada sınırına ulaşmalarına yardım ettiğini ama onları kırk bin dolar için öldürdüğünü öne sürmüş. Kırk bin dolar ise Anglin kardeşler ve Morris'in aile üyelerinden gelmiş. Fakat Kanada sınırında yapılan araştırmalarda da herhangi bir kanıt bulunamamış. Yani ortada bir belirsizlik var. Ancak yüz tanıma yazılımı sayesinde şimdiye kadarki en iyi kanıta sahip olabiliriz.


Bu teknoloji kullanılarak Anglin kardeşlere ait olduğu düşünülen bir fotoğraf incelenmiş ve iki kardeşin kimlikleri ilk kez doğrulanmış. Fotoğraf 2015'te ortaya çıkmış ve fotoğraf Anglin kardeşlerin Brezilya'da bir çiftlikte olduklarını gösteriyor. Ayrıca fotoğrafın 1975 yılında çekildiği biliniyor. Yüz tanıma teknolojisi ise fotoğraftaki kişilerin Anglin kardeşler olduğunu kesin bir şekilde kanıtlamış. Yüz tanıma sistemi ise derin bir sinir ağı makine öğrenme algoritmasına dayanmaktadır. Fotoğrafın yüksek çözünürlüklü bir dosyasına derin yüz tanıma analizi uygulanmış ve ardından iki boyutlu bir görüntüden bir Bilgisayar üretimli imgeleme yüzü oluşturmak için çığır açan teknoloji kullanılmış. Yüz veri noktaları daha sonra bir algoritmaya gönderilmiş ve bir eşleşme bulunmuş. Sonuçlar yüzde 99,7'lik bir eşleşme olduğunu gösteriyor.


Aslında yüz tanıma teknolojisi yeni bir teknoloji değil. Geçmişte ve günümüzde yüz tanıma teknolojisi çeşitli amaçlar için kullanılıyor ve gelecekte de büyük ihtimalle kullanılacak. Özellikle güvenlik birimleri bu teknolojiyi sık sık kullanıyor. Ancak bu teknoloji beraberinde etik tartışmalarını da getirmiş. Birçok uzman yüz tanıma teknolojisini etik bulmuyor ve sonuçlarının her zaman doğru olamayacağını dile getiriyorlar. Hatta çoğu zaman çıkan yanlış sonuçlar masum insanların başını derde bile sokabilir.

Gelin asıl konumuz olan Alcatraz hapishanesi ve 3 mahkuma geri dönelim. Aslında yüz tanıma teknolojisiyle bir nebze olsun yaşadıkları kanıtlanan mahkumlardan birinden 2013 yılında bir mektup gelmiş. FBI'ın yayınladığı bir mektuba göre 2013 yılında hapishaneden kaçanlardan John Anglin'e ulaşılmış. Kanser hastası olduğunu belirten Anglin, FBI'a mektup yazarak kanser hastalığının tedavisi karşılığında hapishanede bir yıl daha yatabileceğini belirtmiş. John mektubunda Frank Morris'in 2015 yılında hayatını kaybettiğini ve mezarının İskenderiye'de bir başka isim altında olduğunu söylemiş. Abisinin ise 2011 yılında hayatını kaybettiğini belirtmiş.

FBI'ın Anglin'in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği ise bilinmiyor. Anglin'le ilgili 2013'te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakılmış. Bu da bir nevi Anglin'in hayatını kaybetmeye mahkum edilmesi anlamına geliyor.


Henüz Alcatraz'dan kaçan Anglin Kardeşler ve Frank Morris'in davası kapanmış değil. FBI, davayı 11 Mayıs 2031 yılına kadar uzatmış. Bu da Clarence Anglin'in 100. doğum günüyle aynı gün.
Bizden bugünlük bu kadar. Peki sizce Alcatraz'dan kaçan mahkumların gizemi çözülebilmiş mi? Yoksa hala bir gizem olmaya devam ediyor mu? Sizce yüz tanıma teknolojisi bu gizemi çözmeyi başarabilmiş mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.


Bir önceki yazımız olan Büyük Beyaz Köpek Balığını Kimse Akvaryumda Besleyemez! ( Neden?) başlıklı makalemizde büyük beyaz köpek balığı, köpek balığı neden akvaryumda beslenmez ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.