Antartika’daki Buz Duvarının Arkasında Gerçekten Ne Var?


Antarktika, Amerika ve Meksika’nın toplam yüzölçümünden daha büyüktür. Ancak buna rağmen biz hala tehditkar buz duvarlarının yer aldığı Antarktika hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Neyse ki Olasılıksız kanalı var öyle değil mi? Yine sizler için araştırdık ve Antartika’da dev buz duvarlarının arkasında gerçekten neler olduğunu bulduk. Olasılıksız kanalındasınız, işte Antarktika hakkında bilmediğiniz her şey.

Sıkı giyinin çünkü sizi dünyanın en soğuk noktası Antartika'ya götürüyoruz.
Saatlerimizi 71 milyon yıl öncesine aldığımızda Antarktika bambaşka bir görünüme sahipti. Şimdiki gibi buz örtüsü yoktu ve daha sıcaktı. Antarktika bir dizi başka hayvanlarla beraber yaşayan dinozorlarla tarih öncesi Jurassic Park'ı andırıyordu. Peki tüm bunları nasıl mı biliyoruz?
2016 yılında bir araştırma ekibi Antarktika'ya bağlı James Ross adasında büyük bir bulguya rastlamış. Bu noktada yapılan keşifte yaklaşık bir ton ağırlığında gelen iyi korunmuş kemikler bulunmuş. Şimdilerde fosil olarak kabul edilen kemiklerin analiz edildiğinde 71 ila 67 milyon yaşında oldukları açıklanmış.
Bu yaşlı fosillerin çoğunun ördek benzeri yaratıklar olduğu belirtilmiş. Ama endişelenmeyin. Mosasaurus'u hatırlayın işte ona benzer canlılara ve Jurassic Park'taki dinozorlara ait kemikler de bulunmuş.
O bölgede bulunan en ilginç şey ise insan kafatası olmuş. 1985 yılında, araştırmacılar, 1820'lerin başlarından beri orada olduğunu düşündükleri bir insan kafası ile karşılaşmışlar. Bu ilginç keşif ise araştırmacıların Antarktika'ya çıkan ilk insanlar olmadıklarını kanıtlıyor. Güney Şili'den yerli bir kadın olduğu tahmin edilen kadına ait kemikler Güney Shetland Adaları’nın Yamana sahilinde bulunmuş. Tüm bu keşifler ise Antarktika'nın sadece buz ve penguenlerden oluşmadığını, buz dağlarının yanı sıra buzulların altında kemiklerle dolu mezarların da yer aldığını gösteriyor.
Günümüzde Antarktika'yı kaplayan devasa buz miktarının farkındayız. Öyle değil mi? Gelin önce bu devasa buz kütlesi hakkında bilinmesi gerekilenlerden bahsedelim. Antarktika, dünya tatlı suyunun %90'ına sahiptir. Antarktika'yı ortalama 2.000 m kalınlığında büyük bir buz katmanı zırh gibi örter. Bir zamanlar 'ulaşılamaz' diye adlandırılan kutup noktasında buzun kalınlığı 4.335 m’yi bulur. Bu buz kütlesi 24 milyon km³'lük hacmi ile yeryüzündeki bütün buzların yüzde 92’sini oluşturmaktadır.

Bu muazzam büyüklükteki kara kütlesiyle ilgili hikayenin daha fazla olduğunu düşünüyorsunuz öyle değil mi? Kesinlikle haklısınız.
İlk olarak Antarktika'nın sahip olduğu dağ çeşitliliğinden bahsedeceğiz. Ama kıtanın en ünlü dağları olan Erabus ve Transantarktik dağlarını anlatmayacağız. Buzun altında sinsice gizlenmiş dağlardan bahsedeceğiz. Bilim insanları Antartika'da buz örtüsünün altında sıra dağların ayırdığı dev buzul vadileri keşfetmiş.
2004 yılında ise potansiyel olarak aktif bir su altı yanardağı, Antarktika Yarımadası'nda Amerikan ve Kanadalı araştırmacılar tarafından bulunmuş. Kıtadaki yanardağlarla ilgili bir diğer ilginç özellik ise Erebus dağının kristal buz püskürtmesidir. Ross Adası’nı oluşturan dört yanardağdan birisi olan Erebus, şu an Antarktika’nın en aktif yanardağıdır. Aynı zamanda yeryüzündeki aktif yanardağların en güneyde olanı Erebus, 1972’den beri aktiftir.
Sırada Kan Şelalesi var. Antarktika'nın bilmediğimiz bir diğer tarafı ise kırmızı renkli bir şelaleye ev sahipliği yapması. Birçoğunuzun şelaleler kırmızı olmaz ki dediğini duyar gibiyiz. Ancak eğer dünyanın en ilginç kıtasındaysanız, evet şelaler kırmızı renkli olabilir. İlk bakışta insanı geren bir manzarası olsa da orada görülen şey gerçek kan değil. Bu şelalenin hikayesi 5 milyon yıl öncesine dayanıyor. 5 milyon yıl önce deniz yükseldikçe Doğu Antartika sular altında kalmış ve orada bir tuzlu su gölü oluşmuş. Milyonlarca yıl sonra gölün üstünde ise buzullar meydana gelmiş. Bu doğa olayı yüzünden donmak için fazla tuzlu olan suyun içeriğinde fazlasıyla demir oluşmuş. Demir bakımından zengin olan su hava ile temas ettiğinde ise kırmızı bir renk elmış. Bu da görenleri şaşırtan meşhur kan şelalesini meydana getirmiş.

Antarktika'nın bir diğer şaşırtıcı gerçeği ise renkli buzullarının olması. Buzul deyince akla beyaz renkli buzullar geliyor öyle değil mi? Eğer buzullar okyanus ve deniz kıyısındaysa yansımadan dolayı mavi renkli de olabilir. Peki ama yeşil ve siyah buzullar mümkün olabilir mi? NASA'nın 5 Mart'ta çektiği fotoğraflarda Antartika'nın Granite Harbor bölgesinde buzulların yeşil renge döndüğü dikkatleri çekiyor. Fotoğrafların yayınlanmasının ardından bilim dünyası da bu kareleri mercek altına almış ve Dr Jan Lieser'a göre söz konusu renk değişiminin nedeni 'Fitoplankton' olarak gösterilmiş. Zira Fitoplanktonların çoğu çıplak göz ile görülemeyecek kadar küçüktür. Ancak yeteri sayıda bir arada olduklarında hücrelerinde bulunan klorofil sayesinde suda yeşil renkli olarak görülebilirler. Buzulların siyah renkli olmasının nedeni ise suyun donup buzula dönüşmeden önce içeriğinde kum, taş gibi maddelerin olmasıymış.
Dünyanın en ücra Atm'si ise Antarktika kıtasındaki McMurdo İstasyonundadır. Amerika Birleşik Devletlerinin Antarktika araştırma merkezi olan McMurdo'da yaşayan insanlar günlerinin çoğunu dağlara tırmanarak ya da penguenlerle oynayarak geçirmiyorlar elbette. İstasyonun içinde insanların sosyalleşebilecekleri bazı kahve dükkanları, postahane ve diğer bazı ihtiyaçların giderileceği yerler var. Elbette tüm bunlar için ne gerekli? Tabii ki de para. Para içinde ATM. Öyle değil mi? Neyse ki o da bu ücra adada mevcut. Bankamatik istasyonun durumuna göre 250 ila 1000 kişiye hizmet vermekteymiş.
Peki Antartika'nın dünyanın en büyük çölü olduğunu biliyor muydunuz? Çöl denilince mutlaka aklınıza Sahra çölü gibi kumul çöller geliyordur. Ancak Antartktika'da bir çeşit buzul çölüdür. Bu büyük çöle yıllardır ne yağmur ne de kar yağmamış. Aynı zamanda Antarktika dünyanın en soğuk, en rüzgarlı, en yüksek ve en kuru kıtasıdır da.
Buzul duvarlarının arkasındakilerle ilgili söyleceklerimiz bu kadarla sınrılı değil. Sırada hayvanlar var. Antarktika'da yüzen, sürünen, atlayan çok sayıda endemik hayvan türü bulunmakta. Bunlardan bazıları sevimliyken bazıları da çok korkunç ve tehlikeli. Büyük bir kısmı ise duvarın öte tarafına gizlenmiş durumda. Bu hayvanların en ilginci ise Sea Pig yani Deniz Domuzu. İlk kez 2008 yılında Antarktika'da okyanusun dibinde yapılan bir araştırma sırasında bulunan bu ilginç canlının boyu 2.7 metre ağırlığı ise 250-300 kg'dır.
Sırada deniz örümcekleri var. Bu küçük canlılar aslında dünyanın başka yerlerinde de bulunabilirler ve bir milimetreye kadar büyürler. Antarktika ve hayvanlardan bahsetmişken İmparator penguenlerden bahsetmezsek olmaz öyle değil mi? Penguen türleri içerisinde en büyük olan İmparator penguenler 1.30 metre uzunluğa ve 60 kiloya ulaşabilirler.
Duvarın arkasında yer alan diğer hayvanlar ise muazzam kuş albatros, var olan en büyük hayvan olan mavi balina, katil balina ve tabii ki de Antarktika'nın en vahşi yaratığı olan leopar ya da diğer adıyla pars foku.
Antartika'da duvarın arkasında saklananlar hepsi buydu. Peki bunların dışında sizin bildiğiniz başka şeyler var mı? Varsa yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.




Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
1
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds