Askerler Yanlışlıkla 100 Milyon Dolardan Fazla Altın Buldu – Sen Bulsan Ne Yapardın?


Hiç bir metal dedektörü alıp kırsal bir yere gidip hazine bulmayı düşündünüz mü? Bu iyi bir fikir olabilir çünkü keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda hazine var. Aslında tarihin en büyük hazinelerinden bazıları tamamen tesadüfen keşfedilmiş. Paha biçilemez eserler, altın, eski paralar ve nadir mücevherler tamamen tesadüfen keşfedilmiş. Bugünkü yazımızda ise tesadüfen keşfedilmiş büyük hazinelerden bahsedeceğiz.

1. 100 Milyon Dolarlık Altın :

Yazımıza etkileyici bir keşifle başlıyoruz. 2003 yılında Amerikan askerleri, Irak'ın kuzeyinde bir kamyon içinde 100 milyon dolar değerinde altın ele geçirmiş. Altınların 999 adet külçe şeklinde olduğu ve her birinin 10 kilogram ağırlığında olduğu kaydedilmiş. Eski bir Mercedes kamyonun içinde bulunan altınlar herkesi şaşırtmayı başarmış. Bulunan altın külçelerin darphane yapımı olmadığını söyleyen binbaşı, altınların kısa süre içinde eritilmiş olduğunu tespit ettiklerini ve her birinin ağırlığının 10 kilogram kadar olduğunu ifade etmiş. Bu altın külçelerin değeri ise tam 100 milyon dolarmış. Daha öncesinde ise yine Irak'taki Amerikan askerleri her külçesi 18 kg olan 2000 altın külçesi bulmuşlar. Bu hazinenin o zamanki değeri ise 500 milyon dolara ulaşıyormuş. Amerikan askerlerinin yaptıkları bu çok değerli keşiften sonra gelin tarihe damgasını vurmuş diğer keşiflere yakından bakalım.

2. Ölü Deniz Parşömenleri :

Ölü deniz parşömenleri tarihe büyük ışık tutan önemli bir eser. Ölü Deniz Parşömenleri'nin ilki ise, 20. yüzyılın ortalarında, kaybolan keçisini arayan Bedevi çobanlar tarafından 1947'de keşfedilmiş. Keçi çobanlarının ne bulduklarına dair hiçbir fikirleri yokmuş. Bu yüzden parşömenleri günlerce yanlarında taşımışlar. Ara sıra ise arkadaşlarına göstermek için parşömenleri çıkarıyorlarmış. Ama ellerinde altın madeni kadar değerli bir şey olduğunu hiçbiri bilmiyormuş. Çünkü hiçbiri kayıp bir keçi ararken bu kadar değerli bir şey bulmayı beklemiyormuş. Antik papirüs parşömenlerinin değerinden tamamen habersiz olan çobanlar bir gün parşömenleri Beytüllahim'de satmaya bile çalışmışlar. Ancak kimse onları satın almak istememiş. Sonunda parşömenleri şehirdeki bir antika satıcısına satmayı başarmışlar. Ne yazık ki değerli parşömenleri sadece elli dolara satmışlar. Bugün ise parşömenlerin minik parçaları bile milyonlarca dolar değerinde. Arkeologlar keşfi duyduklarında hemen bölgeye gelmişler ve mağaraların içine gizlenmiş daha birçok parşömen bulmuşlar. 20. yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olan parşömenlerin tamamen tesadüf eseri bulunması ise olayı daha da ilginç hale getiriyor. Öyle değil mi?  

3. Uluburun Batığı :

Ülkemizde Kaş'ın yaklaşık 10 km güneydoğusuna yakın bir yerde bulunmuş Uluburun Batığıyla yazımıza devam ediyoruz. Uluburun Batığı, 3.300 yıl önce Antalya'nın Kaş ilçesinin 8 kilometre açığında batmış olan bir ticaret gemisidir. Tunç Çağı'na ait dünyanın en eski deniz ticaret gemisi batığı olduğu kabul edilen 15 metre uzunluğundaki bu gemi, 1982'de sünger dalgıcı Mehmet Çakır tarafından denizin yaklaşık 50 metre derinliğinde tesadüfen bulunmuş. Uluburun Batığı, taşıdığı çok değerli ve stratejik önemi olan kargosu nedeniyle dünya deniz ticaretinin en önemli sembolü. Uluburun Batığı'nda; bakır, kalay, cam, abanoz ve sedir ağacı dışında çok sayıda altın ve gümüş takı da bulunmuş. Büyük bir altın kupa, altın bilezikler ve altın pandantifler varmış. Akik, cam, kehribar ve altından yapılmış boncuklar ile menteşesi fildişinden yapılmış olan küçük bir balmumlu ahşap yazı tableti de bulunmuş. Uluburun Batığı'ndaki bir küpte bulunan bu balmumlu yazı tableti, dünyanın en eski örneğidir. Batıkta bulunan tarihi açıdan en değerli obje ise Mısır kraliçesi Nefertiti'nin altından yapılmış ve üzerinde adının yazılı olduğu mühürdür. Nefertiti'ye ait olan ve üzerinde adının yazılı olduğu başka bir obje o güne kadar bulunamamış. Mehmet Çakır'ın tesadüfen bakır külçeleri görmesi sayesinde gün yüzüne çıkarılan tüm bu değerli buluntular ise restore edilip Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ne taşınmış.

4. Çelik Kutulardaki Para :

Amerikan askerleri değerli hazine bulma konusunda gerçekten çok şanslılar. Bu sefer de gizli görevdeki  Amerikan özel kuvvetleri, çelik kutularda saklanmış 780 milyon dolarlık nakit parayla karşılaşmışlar. Askerler yakındaki bir ağacı kesmek için elektrikli testere arıyorlarmış ama bunun yerine 320 milyon dolar nakit bulmuşlar. Birkaç gün içinde daha fazla saklanma noktası keşfedilmiş ve bulunan toplam gizli nakit miktarı 780 milyona ulaşmış. Çelik kutular, yüz bin dolarlık düzgün paketler halinde dizilmiş yüz dolarlık banknotlar içeriyormuş. Paralar kullanıma hazır olduğu için bazı askerler parayı cebe atmaya çalışmışlar. Çoğu asker ise parayı almanın etik olmayacağının farkındalarmış. Ama grupta önceden de söylediğimiz gibi birkaç çürük elma varmış. Bu yüzden 50 çelik kutudan üçü kaybolmuş. Kayıp kutuları çalan beş asker ise kısa sürede yakalanmış ve askeri mahkemeye çıkarılmışlar. Peki siz tesadüfen bu kadar çok para keşfetseniz ne yapardınız? Omzunuzdaki meleklerden hangisine inanırdınız? Kötü meleğe mi yoksa iyi meleğe mi?  

5. Rosetta Taşı :

15 Temmuz 1799'da dönemin Fransa İmparatoru Napolyon Bonaparte'ın askerleri Mısır'ın Reşid kasabası yakınlarında kazı yaparken buldukları taşın, dünya tarihindeki büyük bir gizemin çözülmesini sağlayacağını muhtelemen tahmin etmemiş. Ancak komutanlarının dikkatiyle korumaya alınan taş, dünyanın bilinen en eski çok dilli yazıtı. Tesadüfen bulunan taşın ağırlığı yaklaşık 760 kg ve genişliği ise 72 cm'miş. Ayrıca taşın granit ya da siyah bazalttan oluştuğu tahmin ediliyor. Rosetta taşının milattan önce 2. yüzyıla kadar uzandığı tahmin ediliyor. Napolyan yenildiğinde ise taş İngilizler tarafından ele geçirilmiş ve dil uzmanları rosetta taşında bulunan eski Mısır hiyerogliflerini çözmek için 20 yıl harcamışlar. Çözülen hiyeroglifler bilim insanları için son derece değerli bir kaynak haline gelmiş ve taşı eski Mısır dili ve edebiyatını incelemek için kullanmışlar. Günümüzde ise Rosetta Taşı Londra'daki British Museum'da sergileniyor ve müzenin en çok ilgi gören parçalarından biri.

6. Milo Venüsü :

 Milo Venüsü adındaki heykelinde tesadüfen keşfedildiğini biliyor musunuz? 1820 yılında Yunanistan'ın Milos adasında Yorgos Kentrotas adında bir köylü Milo Venüsü heykelini tesadüfen keşfetmiş. Milos adında bir köyden çıkan heykel Milos adını buradan alırken, Venüs adını ise Afrodit'in temsili gezegeni olan Venüs'ten almıştır. Heykelin kolları ve kaidesi bulunamamış, daha gerçekçi görünmesi için de yüzeyi boyanmıştır. Fakat bugün heykelin üzerinde hiç bir boya kalıntısı mevcut değildir. Afrodit'i ve güzelliği simgeleyen Milo Venüsü, Fransız hükümeti tarafından alınmış ve günümüzde de Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir. Tahminen Milattan Önce 130-100 yılları arasında yapıldığı bilinen Venus de Milo, döneminin geleneklerine uygun mücevherlerle süslenmiştir. 203 santim uzunluğunda ve mermerden yapılan eser kuşatmalardan, depremlerden hatta müzedeki yangından dahi korunarak günümüze kadar gelebilmiştir. Bu yüzden de çok değerlidir.

7. Hurda Tank :

İngiltere'de ise askeri araçlara büyük tutkusu olan Nick Mead adındaki adam 37 bin dolara aldığı ikinci el tankın içinden 2.5 milyon dolar değerinde altın külçesi bulmuş. Satın aldığı Rus tankı bakıma almak ve temizlemek için içerisinde detaylı bir araştırma yapan Mead, yakıt deposunun içerisinde 5 kilogram ağırlığında altın külçesi bulmuş. Tankın içerisinde kullanılmamış mermiler bulunduğunun da altını çizen Mead, 'Mermileri gördüğümde silah da bulacağım diye çok korkmuştum. Onun yerine altın külçesi buldum. Çok şaşırmıştım çünkü değeri 2.5 milyon dolardı. Hemen polisi aradım. Onlar da altını götürdüler. Bana da bir makbuz verdiler' diye açıklama yapmış. Ayrıca Mead, altınların kendisi için bir değeri olmadığını belirterek geri vermeseler de olur demiş. Tankların kendisinin en büyük tutkusu olduğunun da altını çizen 55 yaşındaki adam, çocuklarını her gün okula tankla götürüp getiriyormuş. Son olarak Mead, birçok Hollywood'lu yapımcının kendisini arayıp, başına gelenleri film yapmak istediklerini belirtmiş.

Yazımızın sonuna geldik. Peki siz kazara bir hazine bulsanız, onu ne yapardınız? Yetkililere haber verir miydiniz yoksa yasal olmayan yollardan hazineyi satıp zenginliğin tadını mı çıkarırdınız? Ayrıca bu değerli buluntuların tamamen tesadüfen bulunması sizi de şaşırtıyor mu? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Bu Uçakla Rusya Her Savaşı Kazanabilecek! - En Güçlü Savaş Uçakları başlıklı makalemizde dünyanın en iyi uçakları, savaş uçağı ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds