DENİZ SUYUNU BİR KURAK ÇÖLÜN ORTASINA GETİRME PROJESİ (YAPAY DENİZ)


Afrika’nın kuzeyinde yer alan ve toplam 9 milyon kilometre karelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük sıcak çölü olma özelliğine sahip olan Sahra Çölü, uçsuz bucaksız kumlarla kaplıdır.  Pek çok noktasında hayata dair izlerin bulunmadığı sahra çölü yüzölçümü bakımından neredeyse Amerika Birleşik Devletleri ile aynı büyüklüktedir. Atlas Okyanusundan başlayarak Kızıldeniz’in kıyılarına kadar uzanan bu çölün oluşumu ise 2,5 milyon yıl önceye kadar uzanmaktadır.

Bundan yaklaşık olarak 10500 yıl önceye gittiğimizde Sahra Çölü'nün tıpkı günümüzde Brezilya'daki yağmur ormanları gibi yeşilliklerle kaplı bir bölge olduğunu daha önce duymuş muydunuz? Yeşilin bol, suyun çok ve canlı çeşitliliğinin yüksek olduğu bölgede değişen iklim koşulları ile birlikte 7300 ila 5500 yıl öncesinde yağmurlar azalmış ve bölgeden yer yer kuraklıklar oluşmaya başlamıştır. Günümüzde artık son derece kurak ve yaşaması neredeyse imkansız gibi görünen Sahra çölü, tropik bir ormandan bu konuma ise insanların etkisi ile gelmiştir. Ana sebep olarak iklim değişikliği gösterilse de yanlış tarım ve hayvanlılık uygulamaları Sahra'nın bugünkü çöl halini almasına neden olmuştur. Geçmişten günümüze kadar bir çok medeniyetin ilgisini çeken Sahra Çölü üzerinde bir çok projeye imza atılmıştır. Özellikle Libya Çölü havzasının Mısır'ın kuzeybatısında kalan Kattara Çöküntüsü ile ilgili birçok proje değerlendirilmiştir. Dünyanın en alçak noktalarından bir tanesi olan Kattara Çöküntüsü deniz seviyesinden 133 metre aşağıda olması nedeniyle dünyanın en alçak noktalarından bir tanesi olarak görülmektedir. Bu noktanın alçak olması nedeniyle akıllara gelen ilk soru oldukça kurak ve verimsiz olan toprakların ölüdeniz olarak kullanılması olmuştur. Yıllardır insanların kafasında olan bu düşünce gerçekleşebilirse kurak ve verimsiz olan Sahra Çölü, toprakları bir nebze de olsa nefes almış olacaktır.
Seneler ilk olarak 1927 yılını gösterdiğinde John Ball, sahra çölüne deniz yapılması fikrini ortaya atmıştır. Bu projeye göre Akdeniz'den çökümtü alanına su taşıncak ve bu yolla taşınacak suyu kullanan bir hidroelektrik santrali inşa edilecektir. Ancak o zamanki şartların uygun olmaması neden ile ertelene bu proje seneler 1964 yılını gösterdiğinde Alman mühendis Friedrich Bassler tarafından tekrar başlatılmıştır. Bu projenin ilk adımı olarak denizden yaklaşık olarak 55 kilometre uzaklıkta bulunan Kattara Çöküntüsene suyun ilk başta kanallar ve tüneller aracılığı ile taşınması planlanmış. Tüneller ve kanallara aracılığı ile çöküntüye dolan sularla elektrik üretmeyi planlayan bu projede, yeni kurulacak olan elektrilk santralleri ile 6800 megawatta kadar elektrik üretilmesi tasarlanmıştır. Fakat kanal ve tünel açmanın maliyetinin çok yüksek olması nedeni ile mühendisler başka yollar aramaya başlamışlardır.

Yaşanacak olan maddi sıkıntılar üzerine Alman mühendis Bassler'in ortaya attığı yeni fikir ise çölde yapılacak olan nükleer patlama ile kanal açılması önerisi olmuş. Nükleer kanal açma yönteminin prensibi, kanal boyunca zemine gömülmüş bulunan bir seri patlayıcı maddenin aynı zamanda ateşlenmesine dayanmaktadır. Bu şekilde denizden çöküntüye kadar bir kanal oluşacaktır.
Fakat Hiroşima'ya atılan atom bombasından 100 kat daha güçlü olacak bu bomba, tüm bölgenin fiziksel olarak yıllarca sürecek bir yıkıma uğraması anlamına gelecektir. Atılan nükleer bombanın Akdeniz'e kadar etki edecek olması nedeni ile denizdeki yaşam çeşitliliği azalacak ve sahra çölüne yakın olan tüm canlılık birden büyük bir yıkıma uğrayacaktır.
İlk başta bu projeyi destekleyen ve Sahra çölünü canlandırmaya kararlı olan Mısır hükümeti, dış ülkelerden gelen baskılarında artması ile bu fikri reddetmiş ve pprojeyi ani bir kararla iptal etmiştir. Böylece o yıllardan itibaren Sahra Çölü ve dünyanın en alçak, kurak bölgelerinden biri olan Kattara Çöküntüsü susuzluğuna devam etmektedir.


Ancak bu projenin rafa kalkmasından sonra teknolojinin de gelişmesi ile çöl iklime sahip olan bazı ülkeler bu projeden esinlenerek yeni çözümler üretmeye çalışmışlardır. Bunun en son örneğine ise geçmiş günlerde Kuveyt'te gerçekleştirilen bir projede tanık olabiliriz.
Arabistan Yarımadası'nın kuzeydoğusunda, Basra Körfezinin kıyısında yer alan Kuveyt ülke ekonomisinin büyük bir kısmını petrol rezervlerinden sağlamaktadır. Gelişmiş bir ülke olan Kuveyt son yıllarda yaptığı yatırımlar ile Arap Ülkeleri arasında önemli bir konuma gelmiştir. Kuveyt'in son yıllarda yaptığı en büyük yatırımlardan bir tanesi ise çöle inşa edilmesi beklenen Sabah Al Ahmad Deniz Şehri'dir. 16 yıldır inşası devam eden projede çölün içine açılan kanallar üzerine inşa edilecek bu deniz kentinde 250 bin kişini ev sahibi olması beklenmektedir.
Kuveyt'in Suudi Arabistan sınırı yakınında 2003 yılında yapımına başlanan Deniz Kent'i son yıllarda neredeyse tamamlanmış bir duruma gelmiştir. Çölün içine doğru açılan kanallarla, deniz suyunun iç bölümşlere ulaşması sağlanırken, kent bu kanalların etrafına inşa edilmektedir. Kuvey Emiri Sabah El Ahmet'in isminin verildiği mühendislik harikası kentin yapımında ise 2 binden fazla işçi görev almaktadır. Tamamladnığında ise 250 bin kişiye ev sahipliği yapacak olan yapay şehirin toplam maliyeti açıklanmasa da dünya medyasında konuşulan rakamlara göre projenin toplam maliyeti milyar dolarları geçmiştir. Tuzlu suya dayanıklı bitkilerle donatılacak kentin içme suyu ise deniz sularının arıtılması ile sağlanacaktır.
Kuveyt'in tek bir çölü yaşam alanına çevirmesinin maliyetinin milyarlarca dolar olduğunu gördük. Peki tüm dünyadaki çölleri verimli arazilere çevrimenin bir yolu olabilir mi? Günümüzde bir çok teknolojik gelişime imza atan Çinliler belki de çölleri vermli araziye çevirmenin de bir yolunu bulmuş olabilirler.
İklim değişimi ile Çinîn dört bir yanının çölleşmeye başlamsı ile köylüler çorak topraklar haline gelen alanlarda bulunan evlerini tek edip başka yerlere göç etmeye başlamışlardır.Çin'li bilim adamları da bu eğilimi tersine çevirmek için sıkı çalışmalara başlayarak, çölleşen toprakları verimli arazilere çevirmenin yollarını geliştirmeye başlamışlar. Bu kapsamda yapılan çalışmalardan bir tanesi ise geçtiğimiz günlerde Jiaotong Üniversitesinde geliştirilmiş. Bu projenin ana maddesi ise bilim insanlarının bitki hücre duvarında bulunan ürettiği bir macundur. Sodyum karboksimetil selüloz çözeltisinden yapılan bu macun, bitkilerin büyümesi için bir koruma sağlamakta. Bilim dünyasında büyük bir yenilik olarak görülen bu macun çorak arazide kum ile birleştiğinde bitkinin büyümesi için gerkeli olan suyu ve besinleri muhafa edebilmektedir.  

2013 yılında başlanan ve 2023 yılında tamamlanması planlanan çalışma kapsamında bilim insanları kumu, çakılları ve topraklaştırılmış kumu harmanlayarak büyümeyi test etmişler. Yılda iki kere yapılan hasat sürecinde ise mısır, patates ve diğer çeşitli bitkilerin kurak topraklarda yetiştiğine tanık olmuşlar.
Kuzey Çin çölünde yürütülen bir proje ise sadece altı aylık bir zaman diliminde olumcu sonuçlar ortaya koymyuştur. Son derece sıcak bir iklimde bulunan iki bin dönümlük araziyi verimli hale getiren bu teknoloji sayesinde çeşitli bitkilerin ve çiçeklerin 6 aylık bir süre içinde büyüdüğü gözlemlenmiştir. 2000 dönümlük arazide başarıya ulaşan bilim insanlarının şimdiki hedefi ise 126 bin dönümlük kurak araziyi tarıma geri kazandırmaktır.
Projeden görevli olan Çinli Profesör Zhao Chaphua konuyla ilgili yaptığı açıklamada  uygulamanın minimum işçilik düzeyinde başarıya ulaştığını  ifade etmiştir. Arazide büyüyen 70'den fazla çeşit ekin olduğunu da söyleyen profesör bunların bir çoğunun ise kendi kendine büyüyen ekinler olduğunu sözlerine eklemiştir.
İklim değişikliği, çağımızın en büyük zorluklarından bir tanesidir. Etkileri tüm dünyada hissedilmekte olup, insanlar ve ekonomiler üzerinde ciddi olumsuzluklar yaratmaktadır. Özellikle tarımda su tüketiminin artan nüfus ile giderek yükselmesi ve dünyadaki yağış oranının kademeli olarak düşmesi ile gelecekte dünyamız büyük bir kuraklık ve su sıkıntısı ile karşı karşıya kalabilir. Çölleşen dünyayı kurtarmak için atılan adımlar bu videoda da gördüğünüz gibi giderek artmaktadır. Peki sizin bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir? Çölleri verimli arazilere dönüştürmek için ne gibi yöntemler geliştirebiliriz? Cevaplarınızı bizimle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.


Facebook hesabınız ile yorum yapın!

What's Your Reaction?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ilginizi çekebilir

Daha Fazla Genel Videolar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format