Dinozorlardan Birisi Hala Aramızda, Ondan Uzak Durmalısınız!


Dinozorlar günümüzün en merak edilen antik canlılarının başında geliyor. Son yıllarda keşfedilen en yeni dinozor ise bu konu hakkındaki tartışmaları tekrardan canlandırmış. Çünkü bu dinozor günümüzdeki bir kuşa çok benziyor. Peki bu kuş hangisi? Cevap için yazımıza devam edelim.

Yıllardır Dünya'yı 66 milyon yıl önce gezmiş olan hayvanlar hakkında araştırmalar yapılıyor. Son yapılan keşif ise akıllardaki soru işaretlerini canlandırmış. Bu yeni tanımlanan dinozor, günümüzde bir kuş türü olan Cassowary'e benzetilmiş.


Bu iki canlı arasındaki benzerliğe geçmeden önce gelin kısaca Cassowary kuşuna yakından bakalım. Casuarius cinsine ait olan Cassowary kuşu Avusturalya ve Yeni Gine ormanlarında yaşıyor. Görünüşünden bu kuşların deve kuşu cinsinden olduğunu düşünmeniz gayet normal. Ancak bu canlılar sanılandan daha uzak akrabalar ve Casuarius isimli ayrı bir cinse aitler. Devekuşları ile cassowariler, emular, kiwiler ve rhealar ile birlikte 'ratitler', yani uçamayan kuşlar infrasınıfındandır. Aslında devekuşlarının boyu daha uzundur; ancak cassowary, Avusturalya'nın en ağır kuşudur ve dünyada da ikinci sıradaki en ağır kuştur. Cassowary'ler uzaktan bakıldıklarında kıla benzeyen ama kıl olmayan tüylere sahiptirler. Bu tüyler, onlara uçmak için değil, yaşadığı yağmur ormanlarında kuru kalmalarına yardımcı olmak içindir. Genellikle siyahtırlar ancak yaşadığı bölgelere göre farklılık gösteren göz alıcı renklerde yüzleri ve boyunları vardır. En uzun yaşayan üçüncü kuş türü olan Cassowary'lerin ortalama ömürleri ise 50 yıldır.

Cassowary, ayrıca dünyanın en tehlikeli kuşu olarak biliniyor. Cassowary'ler 5 metreden fazla büyüyebiliyor ve dişileri 60 kilodan fazla ağırlığa ulaşabiliyor. Cassowary kuşunun ölümcül tehlike oluşturan özellikleri ise, 3 parmaklı ayaklarının iç parmaklarında yer alan 10 santim uzunluğunda hançer benzeri pençeleri. Potansiyel tehdit karşısında bu pençenin hızlı bir vuruşu ile hedeflerinde derin yarıklara sebep olabiliyorlar. Mesela 2. Dünya Savaşı'nda Yeni Gine ormanlarında savaşan Amerikan askerlerini öldürdüklerine dair söylentiler etrafta dolaşıyor. En meşhur saldırılardan birisi, 1926 yılında cassowary avlamaya çıkan bir genç grubundan bir çocuğun üzerine atlayan bir cassowary'nin, pençesiyle çocuğun hayatını kaybetmesine neden olmasıdır. 2012 yılındaysa bir cassowary, bir insanı çok da yüksek olmayan bir köprüden iterek suya düşmesine neden olmuştur; ancak kişi sağ salim kurtulmuştur. Tüm bu anlatılardan sonra bu hırçın kuşlara yaklaşmamak en iyi olacaktır. Öyle değil mi?

Tehlikeli olmalarının yanı sıra Cassowary kuşlarının nesli tükenme riski altında. Utangaç oldukları için sık tropik ormanlarda saklı kalmayı tercih eden bu tüylü devlerin Avustralya'daki sayıları sadece 2000 kadar. Bu yüzden ekipler vakit kaybetmeden Cassowary kuşlarının neslini korumak için çalışmalara başlamışlar.


Gelin asıl konumuza, yeni keşfedilen dinozor ile cassowary adındaki kuş arasındaki benzerliğe geri dönelim. Öncelikle bu iki canlı arasındaki benzerlik çok fazla. Hatta o kadar fazla ki, taşılbilimciler şimdi uçamayan Cassowary'lerin antik karşılıklarının nasıl davranmış olabilecekleri hakkında daha iyi bir fikir elde etmek için onların üzerinde çalışıyor.
Bu yeni keşfedilen dinozor Corythoraptor jacobsi olarak adlandırılmış ve şimdiye kadar bulunan kuş benzeri birkaç dinozor sınıfından birisi olan oviraptorit şeklinde sınıflandırılmış. Canlının neredeyse eksiksiz bir iskeleti, güney Çin'deki Ganzhou şehrinde bulunan bir tren istasyonunun altında keşfedilmiş.


Bilim insanları bu keşifle ilgili şunları dile getirmişler : 'Corythoraptor jacobsi'nin keşfi, oviraptor dinozorların şekilbilimsel ve sınıfbilimsel olarak Ganzhou bölgesinde dünyanın bilinen diğer herhangi bir bölgesinde olduğundan çok daha çeşitli olduklarına dair eşi görülmemiş bulgular sağlıyor.'


Corythoraptor jacobsi ile Yeni Gine'de ve Avustralya'da hala aramızda yaşayan kuşlar arasındaki en çarpıcı benzerliklerden biri, belirgin kafa ibiği veya başlığı. Ayrıca araştırmacılar iki türü karşılaştırarak, bu iki canlının niçin bu yönde evrilmiş olduğuna dair daha iyi bir fikir elde edebileceğimizi düşünüyorlar.


İhtimaller arasında, 15 cm boyutundaki başlığın bir gösteriş veya iletişim biçimi veya üreme açısından uygunluğun bir işareti olarak kullanılması da var. Bu tıpkı tavuskuşunun tüyleri gibi.
Bu iki canlı arasındaki diğer benzerlikler ise uzun, ince boyun ve devekuşunu andıran bir vücut. 1.68 metre uzunluğunda olan dinozor, yiyeceği tutmak için her bir elinde bulunan üç keskin pençeyle, ayaklarıyla hızlı şekilde hareket etmiş olmalı. Ayrıca bu yeni keşfedilen dinozorun, dinozorların son çağı olan Geç Kreaste dönemi boyunca 66 ile 100 milyon yıl önce yaşadığına inanılıyor.

Aslında bu keşif oldukça önemli. Hem o zamanki döneme ışık tutuyor hem de bugün Dünya üzerinde çok benzer bir şeye sahip olmamızla birlikte daha gerçek bir ilişki kurmayı sağlıyor.

Fakat bu yeni keşfedilen dinozor ile Cassowary doğrudan akraba değil. Günümüzdeki kuşlar dinozorların torunları olsa da, ünlü asteroid çarpışından sağ kurtulmayı başaranlar sadece en küçük ve tohum yiyen kuşlar. Bu yüzden Corythoraptor jacobsi yok olmuş olmalı.


Cassowary'nin evrimine gelince, araştırmacılar onun evrimsel tarihini yaklaşık 30 milyon yıl önceye kadar takip etmeyi başarmışlar. Ayrıca bu durum, dinozorların ayak izlerinden beyinlerinin karmaşıklığına kadar, onlar hakkında öğreneceğimiz daha pek çok şey olduğunun bir başka kanıtı. Corythoraptor jacobsi, gözümüzde canlandırmak ve üzerinde çalışmak için bize yepyeni bir dinozor vermenin yanında, yaklaşık 66 milyon yıl sonra, 2017 yılında hala hayatta kalan bir tür ile en yakın şekilde örtüşen dinozor olmasıyla da dikkate değer.


İngiltere'deki Queen Mary Üniversitesi'nde bulunan ve çalışmaya katılmayan David Hone ise USA Today'e konuşarak, 'Genel ana hat, çok güçlü bir örtüşme gösteriyor,' diyor. Hala bu iki tür üzerinde çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Antik dinozor türü ile cassowary kuşu arasındaki benzerlik ise ilk görüşte hemen fark ediliyor. Özellikle kafa yapıları, vücutları ve ayakları birbirlerine çok benziyor. Öyle değil mi? Peki siz bu iki tür arasında bir benzerlik gördünüz mü? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Kız Ağladığında Atın Tepkisini Test Etmeye Karar Verdi, Sonuç Bütün Beklentileri Aştı! başlıklı makalemizde at, at davranışları ve atların hissiyatı hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds