Dubai’nin İnsan Yapımı Suni Adaları Neden Hala Boş?


2003 yılında milyarlarca dolarlık ‘Dünya’ projesinin inşası açıklandı. Dünya haritası gibi insan yapımı takımadalara, Dubai’den sadece kısa bir tekne yolculuğuyla ulaşılacak ve adalarda lüks evler ve turistik tesisler yer alacak. Ancak bugün, bu adaların tamamlanmasının üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, üzerlerinde neredeyse hiçbir şey inşa edilmedi. Peki ama burada ne oldu?

2000'li yılların başlarında, Emlak geliştiricileri Dubai kıyılarında yapay arazi inşa etmenin büyük bir fırsat olduğunu görmüşler. O yıllarda Birleşik Emirliklerinde emlaktaki patlama durdurulamaz görünüyordu ve okyanus mülklerine olan talep çok fazlaydı. Dubai ise sahillerinin birçoğunu genişletmişti. Dubai hükümetine ait bir emlak şirketi Nakheel Properties ise yirmi yıl içinde bölgeyi kökten değiştirmeyi planladı. Bu doğrultuda 2001 ve 2006 yılları arasında bir dizi plan açıkladı. Şirket, uzaydan bakıldığında palmiye ağaçlarının şeklini temsil eden üç farklı ada projesi planladı. Bunlar Palm Jumeirah, Palm Jebel Ali ve son olarak Palm Deira. Bunlara ek olarak 'The World' yani 'Dünya' projesi de açıklandı. İkinci aşamada, 'Dünya'nın daha da büyük bir proje olan Evren ile desteklenmesi planlandı. Evren projesinde insan yapımı adaların Güneş sistemindeki gezegenlere, aya, samanyoluna ve uzak bir galaksiye benzemesi planlanmış. Palm Jebel Ali'nin yanında başka bir dev proje daha yaratılacaktı: Dubai Waterfront. Bu adalar, İslam'da önemli bir sembol olan bir yıldız ve hilal şeklinde olacaktı. Ve inşaat projesi dünya çapında en büyük insan yapımı geliştirme projesi olarak ilan edildi. Proje ayrıca Palm Jebel Ali'yi erozyondan korumak için bir barınak görevi görmeliydi.
Tüm bu projelerle, Dubai sahilleri bir tarafta Abu Dabi Emirliğine diğer tarafta da Sharjah Emirliği'ne kadar genişliyor. Geçmişe bakıldığında bu projelerin geliştirildiği zamanlarda projelere güven düzeyi çok yüksekti. Çünkü insan yapımı adalar Dubai'yi büyük bir turizm cazibe merkezi haline getirmek için inşa edilmiştir. Ayrıca gelirinin çoğunu petrolden elde eden Dubai için adalar sayesinde turizm yeni gelir kaynağı yaratmak için prestijli bir proje olarak görülüyormuş. Gelin şimdi bu iddialı projelere ne olduğuna bir bakalım.
2001 yılında Nakheel Properties adındaki emlak şirketi, Palm Jumeirah'ı inşa etmeye başladı. Sadece tek bu projeyle Dubai sahil şeridi iki kat daha uzamıştı. 2006 yılında ise arazi ıslahı tamamlanmış ve ilk daireler teslim edilmeye başlanmıştı. Palmiyenin dalları üzerinde genelde özel mülkler inşa edilmiş. Dalları çevreleyen dalgakıran halka üzerine ise bir dizi büyük lüks otel inşa edilmiş ve bunlar Palm'ı fırtınalarda koruyormuş.

Palm Jumeirah hala yapım aşamasındayken başka projeler de şekillenmeye başlamış. 21. yüzyıl, Dubai'nin büyüme hızında yeni bir zirveye ulaştığı dönem olarak görülebilir. Çünkü 21. yüzyılda Dubai'nin emlak piyasasında hızlı bir patlama yaşanmış. Ve dünyanın en büyük binası olan Burj Khalia gibi bir dizi prestij projesi inşa edilmiş. Eylül 2008'de Palm Jumeirah'daki Atlantis Hotel'in açılışında ise tüm adada büyük bir havai fişek gösterisi yapılmış. Ancak kutlamalar, uluslararası mali krizin Dubai'yi etkilemeye başladığı gerçeğini değiştirmemiş. Birçok haberde ve gazetede gösterişli açılış partisi yapılsa da Dubai'nin ciddi ekonomik sorunları olduğu açıklanmış.
Ekonomik krizle birlikte piyasadaki talep azalmış. Azalan talep nedeniyle, arazi parsellerinin fiyatı hızla düşmüş. Ve Palm Jebel Ali'nin gelişimi durmuş. 2011 yılında Nakheel Properties yatırımcılara para iadesi teklif etmiş ve proje o zamandan beri beklemede. Denizde 7 kilometrelik alanı kaplayan boş kumsallar garip bir şekilde unutulmuş gibi görünüyor. Palmiye şeklindeki yapay ada, şehir gelişimi olmayan Jebel Ali Limanı'nın arkasında yer alıyor. Proje planlayıcıları tarafından hayal edilen her şey ise bir anda buharlaşıp yok olmuş. Hayal edilenler gerçekleşmekten çok ama çok uzak. Ancak uydu görüntülerinde bazı adaların şeklini hala görebiliyoruz.
Benzer bir durum Palm Deira için de geçerli. Arazi ıslahı çok ilerlemiş olmasına rağmen proje tamamlanmaktan çok uzak. Nakheel 2013 yılında ise bu projeyi yeniden markalaştırarak hayata geçirmeye karar verdi. Proje, yeni araziler inşa edilmesi yerine tekrardan ölçeklendirildi ve Deira Adaları olarak adlandırılıyor. Şu anda planlanan bir alışveriş merkezi, iki yüksek bina ve bir alışveriş caddesi ile inşaat çalışmaları devam ediyor.
Son proje ise 'Dünya'. Bu projede arazi yapımı büyük ölçüde tamamlanmıştı ve adaların büyük bir kısmı mali krizden önce satılmıştı. Ancak, onları satın alan yatırımcıların çoğu mali kriz sonrasında kendi sorunlarıyla karşı karşıya oldukları için adalar hiç gelişmedi. Krizden sonra ise Dubai'de yeni projelere yatırım arttı. Bu yeni yatırımların geri dönüşüne daha çok inanıldığı için Dünya projesi geri planda kaldı. Aslında yatırımcıları bu konuda suçlayamayız. Çünkü Dünya projesinin ilk açıklanmasının üzerinden 10 yıl geçtiği için Dünya şimdiki dünyaya uymuyor gibiydi. Ayrıca yapılan bilimsel araştırmalar projenin uzun ömürlülüğü ile ilgili birçok endişeyi ortaya çıkardı. Bunun yanında yükselen deniz seviyesi böyle bir proje için giderek artan bir tehlike anlamına geliyordu. Genel olarak, arazi ıslah projeleri ile ilgili artan endişeler ortaya çıkmaya başladı. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan çekilen fotoğraflarda ise Dubai'nin 14 milyar dolara mal olan dev yatırımı 'Dünya Adaları'nın yavaş yavaş sulara gömüldüğü ortaya çıktı. Tüm bunların ardından ise resmi olarak yapılan açıklamalarda ise sadece projenin askıya alındığı belirtildi.
Olay önce bu adaları satın alması beklenen ünlülerin ve süper-zenginlerin düşüncelerinden vazgeçmesi sonucu mali krize düşülmesi olarak yorumlandı. Ancak işin içyüzü daha sonra ortaya çıktı. 'Dünya' şekli verilen adalar hızla birbirine karışıyor ve suya batıyordu.
Palm Jumeirah sakinleri ise su kalitesini eleştirdiler. Dalgakıran, palmiye şeklindeki adayı erozyondan korumak için gerekliyken, doğal gelgit hareketini de engelliyor. Bu da içerideki deniz suyunu durgunlaştırıyor ve kalitesini düşürüyor.
Bununla birlikte birlikte çevresel kaygılar daha da ses getirmeye başladı. Sonuçta daha önce neredeyse eşit düzlükte olan bir deniz yatağına yüz binlerce ton kum dökülmesi deniz ekolojisi üzerinde bir etkiye sahiptir. Ayrıca yapay adalar Dubai'nin sığ kıyı kuyularından alınan kumdan oluşuyor. Bu da doğal kıyı şeridinin erozyonuna yol açabilecek kıyı toprağının istikrarsızlaşmasına yol açıyor. Aslında tüm bunlar uzun zamandır bilinse de özellikle son dönemde çevreye zararı olan bu projelerin pazarlanması giderek zorlaşmış. Bu nedenle, son yıllarda teşvik edilen projelerin çoğu çevreye uyumluluğu kanıtlanmış projelerdir. Buna ek olarak, Dubai'deki göçmen inşaat işçilerinin zor yaşam koşulları medyada çok fazla ilgi görmeye başlamış.

Tüm bu yaşananlara karşılık Adalar'da şekillenmeye başlayan kalkınma projeleri de bulunuyor. Başlangıçta geliştirilmiş tek bir ada vardı. Adanın üzerindeki villa, projeyi tanıtmak için bir gösteri evi olarak hizmet vermiş. 2012 yazında Lübnan adasında Royal Island Beach Club açılmış. Club,  gündüz teknelerle adaya gelen turistleri ağırlıyormuş. Ancak en büyük proje 2014 yılında açıklanmış. Avusturyalı bir emlak yatırımcısı, Avrupa adalarında bir dizi proje geliştirmeyi planlıyor ve projeye 'The Heart of Europe' yani 'Avrupa'nın Kalbi' deniyor. Amaç ise Avrupa'nın küçük bir versiyonunu oluşturmak. Adalarda Venedik veya Monako gibi yerlerden ilham alan lüks oteller bulunacak. Yatırımcı, Avrupa yemeklerinin servis edildiği bir dizi restorana ek olarak, İsviçre adasında yapay kar yağışının olacağı bir plaza inşa etmeyi planlıyor. Proje şu anda yapım aşamasında ve istenen ekonomik başarıyı getirip getirmeyeceğini zaman gösterecek.
Neredeyse dünyanın her yerinde riskli kalkınma projeleri bulunuyor ve bazıları maalesef başarısız oluyor. Kentsel kalkınmalarda ise prestij projeleri genellikle bölgeye turist çekmek amacıyla inşa ediliyorlar. Ancak bunun da ötesinde yerel ekonomiyi çeşitli şekillerde destekleyebildikleri için finansal olarak başarılı olmaktan daha büyük bir role sahipler. Ayrıca turizmi kendine çekmenin yanı sıra, bu prestij projeleri genellikle ulusal gurur olarak hizmet veriyor. Veya yeni bir çağın başlangıcını. Örneğin, yeni inşaat yöntemlerini kullanmak veya dünya rekorlarını kırmak.
Dubai eğer yaptığı bu dev inşaat yatırımları nedeniyle sorgulanıyorsa, aynı eleştiri başka yerler içinde yapılmalı. Çünkü dünyanın birçok farklı yerinde insan olarak bir şekilde doğaya zarar veriyoruz. Ve hesap verilmesi gerekiliyorsa, hepimiz vermeliyiz. Öyle değil mi?
Peki siz Dubai sahil şeridini büyük ölçüde değiştiren bu çılgın projeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Benzersiz Özellikleriyle Dikkat Çeken 7 Tuhaf Ağaç başlıklı makalemizde farklı ağaç, garip ağaçlar ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.