DÜNYADAKİ EN GİZEMLİ YER HAKINDA BİLİNEN HER ŞEY


Yeraltındaki gizemli dünya Agartha, hakkında neler biliyorsunuz? Bugün sizi bu gelmiş geçmiş en çok merak edilen gizemli dünyaya götüreceğiz

Agartha tarih boyunca çok sayıda medeniyette önemli bir yere sahip olmuştur. Kayıp Dünya ya da İç Dünya teorisi olarak da bilinen Agartha, yer kabuğunun altında başka bir dünya daha olduğunu, buraya kutup noktalarındaki deliklerden ve yer altındaki tünellerden gidilebildiğini iddia eder. Aslında bu teoriyi anlamak için öncelikle Agartha ve Shamballa'yı bilmek gerekiyor.

Öncelikle yıllar önce uzaysal kökenli üstün bir ırk, Himalaya Dağları'nın altında yer alan sonsuz mağaralar ülkesine yerleşmişler. Daha sonra bu uzaylı ırk ikiye ayrılmış. Agartha sağ el, iyilik, dürüstlük yolunu; Shamballa ise sol el, yani karanlık yolu simgeliyormuş. Agartha dünya toplumlarından uzak kalmayı tercih ederken, Shamballa dünyayı ele geçirmek istiyormuş. Bu ırkın yaşadığı yeraltı ülkesinin giriş yolunun ise Kuzey ve Güney Kutbu'nda olduğuna inanılıyor. Ayrıca bu ülkeye dünyanın birçok noktasından tünellerle de ulaşılabiliyor. Mesela ülkemizde Nevşehir, Niğde, Göreme gibi bölgelerdeki mağaralar ve tüneller ağının bu teoriyi desteklediği düşünülmektedir.

Önceden de belirttiğimiz gibi bu efsaneden birçok medeniyette söz ediliyor. Antik Yunan'da ise bu gizemli yeraltı dünyasının ismi Hyperborea'dır ve burası Kuzey Trakya'da bulunan hayali bir bölgededir. Her şeyin mükemmel olduğu bu ülkede günde 24 saat güneş parlıyormuş.
Binlerce yıllık Kayıp Dünya teorisini doğrulayan tek isim ise 1947 yılında yaptığı Kuzey Kutbu seyahatinde burayı gördüğünü iddia eden Amiral Richard Byrd'dır. Amiral deneyimlerini günlüğünde detaylı bir şekilde bahsetmiş.

Takvimler 19 Şubat 1947'yi gösterdiğinde, Amiral Byrd ve bir telsizci Kuzey Kutbu'na uçmuşlar. Uçuş esnasında Albay 8900 metre yükseliklere kadar çıkmış. Tam bu yükseklikteyken ise Albay karşısına çıkan dağları tanımlayamamış ve ayrıca bu dağlar haritada da yer almıyormuş. Bir süre sonra Albay dağların arasında ve tam ortada akan nehri görmüş. Buz ve kar olması gereken yerde yeşil ormanlar göze çarpıyormuş. 4000 metreye indiğinde ise bu sefer karşısında yemyeşil bir alan varmış. Güneş'in olmadığı bu yerde ışık da bambaşkaymış. Biraz daha aşağıya baktığında garip hayvanlarla karşılaşmış. İlk şaşkınlığını attıktan sonra gördüklerini üsle paylaşmak istemiş fakat bu mümkün olmamış. Çünkü artık telsiz bağlantısı yokmuş.

23 dereceye kadar yükselen hava sıcaklığında Amiral kent benzeri bir yere ulaşmış ve uçak artık gökyüzünde tüy gibi dalgalanıyormuş. Ayrıca tam karşısında gamalı hac işareti bulunan disk biçiminde parlak bir uçan cisim de görmüş.


Bir süre sonra ise Amiral telsizinde İsveç ya da Alman aksanıyla İngilizce konuşan birinin sesini duymuş. Ses ona 7 dakika içinde inişe geçeceklerini belirtmiş. Amiral ve mürettebat uçaktan indiklerini kendilerini bir anda bilim kurgu filmlerinde gördükleri o inanılmaz manzaranın içinde bulmuşlar. Ayrıca onları uzun sarışın insanlar karşılamış. Kendilerine ikram edilen içeceği içen ikili daha sonra Üstad'ın huzuruna çıkacaklarını öğrenmişler.

Amiral günlüğünde Üstad'la olan konuşmalarından da bahsetmiş. Üstad bir erkekmiş ve yüzünde çok uzun yılların izleri varmış. Melodik bir sesle konuşan Üstad, Amiral'e yerin altında İç Dünya'nın Arianni bölgesinde olduklarını söylemiş. Ayrıca Amiral'e dünyanın ve insan ırkının  Japonya'da Hiroshima ve Nagasaki'de ilk atom bombalarıyla büyük bir karanlığa sürüklendiğini belirtmiş. Eğer silahlanmaya, şiddete ve savaşlara son verilmezse insanlığı daha karanlık günlerin beklediğini eklemiş. Son olarak Üstad; 'Evet, oğlum. Karanlık çağlar asıl şimdi ırkınızın üzerine geliyor, karanlık dünyayı bir örtü gibi örtecek ama inanıyorum ki ırkınızdan bazıları yaşamayı başaracaklar ama buna daha zaman var, fazlası söylenmemeli. Şimdi oğlum, bu mesajla beraber yüzeye dönebilirsin.' demiş.


Amiral, dönüşte Pentagon'daki bir toplantıda bildiklerini anlatmış. Söyledikleri kayda alınsa bile kendisine bildiklerini saklaması söylenmiş.


Günümüzde ise yeraltı ülkelerine ulaşmak için çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Mısır'da piramitlerin altındaki tünellerin uzun süredir araştırılıyor. New York Central Park'ın altında ve Afganistan'da da yeni karmaşık tüneller bulunduğu söyleniyor.


Dünya'nın yapısı da tekrar ele alınıyor. Araştırmalara göre, içteki katı çekirdek dıştaki sıvı dış kabuğun içinde dönebiliyor. Dünya'nın çekirdeği daha hızlı hareket edebildiğine göre, ya yer çekim gücü ile ortada bağımsız bir şekilde salınabiliyor ya da onu çevreleyen kütle ona basınç uygulayamıyor. Bu çekirdeğin İç Dünya teorisine göre, İç Güneş olabileceği düşünülüyor.

Ayrıca bugüne kadar geçerli olan, dünyanın kabuğunun 60 km. kalınlığında ve altında sıvı kaya tabakası mevcut olduğu teorisinin, yanlış olduğu ortaya çıkmış. Kayıp Dünya var mı bilinmez ama ortaya çıkan bilgi ve belgelerin bu büyük gizemi daha da artırdığı bir gerçek. Peki siz bu gizemli dünya hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce gerçekten var mı? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Ronaldo ve Messi'nin Her Zaman Tüm Dünyadan Gizlediği Şey Bu! başlıklı makalemizde messi, ronaldo ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds