FBI Tarihte En Çok Aranan Hacker’ı Nasıl Yakaladı?


Kevin Mitnick, tüm zamanların en çok aranan bilgisayar korsanlarından biri olarak kabul ediliyor. Çünkü o bir zamanlar resmen toplumla oynuyordu. Ücretsiz otobüse binmek, telefon görüşmelerini kesmek ve McDonald’s’ın araba servisini engellemek, hoparlörlere ve elbette düzinelerce bilgisayar ağına yetkisiz erişim sağlamak. Ancak ortaya çıkardığı hassas verileri hiçbir zaman için kötüye kullanmadı veya hiçbir zaman para için hacklenmedi. Bu yüzden de FBI onu bulmak istedi. Böylece onu kendi taraflarına çekebilirlerdi. Peki ama FBI, Kevin Mitnick’i yakalayabildi mi? Gelin bu sorunun yanıtı için yazımıza geçelim.

Küçük yaşlardan itibaren, Kevin Mitnick'in özel birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü o sistemi manipüle etmenin ve istediğini elde etmek için bir yolunu bulmayı biliyordu. 1975 yılında henüz 12 yaşındayken okul arkadaşları otobüs ücretini öderken, o toplumu hacklemenin ilk yolunu buldu. O zamanlar Los Angeles'da toplu taşımada delikli kart sistemi kullanılıyordu. Otobüse binmek istediğiniz her seferde biletinizde bir delik açılıyordu. Ancak Kevin, tüm otobüs sürücülerinin ihtiyaç duyduğu tek bilgi parçası olan aynı delgeç kullandığını fark etti. Daha sonra ise yüzünde bir gülümseme ile otobüs şoförünü bir okul projesi üzerinde çalıştığı konusunda ikna etmeyi başardı ve örnek bir delgeç ve kendi zımbasını nereden alabileceğini sordu. Sonrasında ise kendi delgeçiyle, otobüs firmasının garajının hemen yanındaki kullanılmayan fişlerin atıldığı çöplüğe gitti. O andan itibaren ise otobüse ücretsiz binmeye başladı. Otobüs şoförünün kandırılması eyleminin aslında bir adı vardır. Buna sosyal mühendislik denir. Psikologlara göre sosyal mühendislik, insanların zaafiyetlerinden faydalanarak çeşitli ikna ve kandırma yöntemleriyle istenilen bilgileri elde etmeye çalışmaktır. Görünüşe göre Mitnick henüz çocuk yaşta bile olsa bu konuda gerçek bir ustaydı. Los Angeles transit sistemini kölesi haline getirdikten sonra, yeni bir sosyal hack formu olan telefonlara geçti.
İnternet henüz günümüzdeki kadar popüler olmadığı yıllarda telefonlar en çok hacklenen teknolojilerden biriydi. 1960'lı ve 1980'li yıllarda ise telefonu izinsiz kullanma popüler hale gelmişti. Bilgisayar korsanları telefon işletim sistemlerinin nasıl çalıştığını öğrenecek ve daha sonra bunlardan yararlanmanın bir yolunu bulacaklardı. Kevin gibi birisi ise böyle bir ortamda hassas telefon numaralarını toplamış, kendi telefon numaralarını gizlemiş ve hatta kendi telefon faturasını yabancılara yüklemiş. Çok sinsice öyle değil mi? 15 yaşındayken amatör olarak radyoculuk yapmaya başlayan ve insan ilişkileri pek de iyi olmayan Mitnick, sevmediği ve düşmanlık beslediği kişilere telefon hatlarını kesme gibi teknolojik zararlar vermeye başlamış. Hatta Mitnick tek bir kuruş ödemeden uluslararası telefon görüşmeleri bile yapmış. Gençlik yıllarında her türlü yasadışı faaliyet için toplumsal ve teknolojik hack yeteneklerini kullanabilmesine rağmen Mitnick, onları çoğunlukla eğlenmek için kullanmış.

Daha sonra ise arkadaşı Luis'ın yardımıyla değiştirilmiş iki yönlü bir telsiz kullanarak Mc Donalds'ın arabaya servis sistemini hacklemeye karar vermişler. Bunu da başarmışlar. Sistemi geçersiz kılan iki arkadaş kasiyerin kulaklığına yönlendirilen siparişleri caddenin karşısına park edilmiş araba bekleyen Kevin'a yönlendirmişler. Bu, müşterilerin siparişlerine çalışanmış gibi davranabilecekleri ve her türlü şakayı yapabilecekleri anlamına geliyor. Kasiyer bir şeylerin yanlış gittiğini hissettiğinde neler olduğunu anlayabilmek için dışarıya çıkmış ve bu esnada ise Kevin, çalışanın kulaklığına yükek sesle 'Nereye bakıyorsun' diye bağırmış. Elbette kasiyer o anda büyük bir korku yaşamış.
Şimdiye kadar bahsettiklerimizden de anlayacağınız üzere Kevin Mitnick, sistemleri manipüle etmekten büyük keyif alan sorunlu olmayan yetenekli bir gençtir. Ama biraz daha geriye gidelim. Bu adam kim? Nereden geldi ve tüm bu hackleri nasıl öğrendi?
Kevin Mitnick, 1963 yılında Hollywood'a çok uzak olmayan Van Nuys'ta doğdu ve James Monroe Lisesi'ne gitti. Bu sırada amatör bir radyo operatörü oldu. Radyo odasındaki bu ilk deneyimi esnasında, elektronik dalga boylarının ve sinyallerinin nasıl çalıştığını öğrendi. Bu radyo odası onun dünyadaki gençlerin çoğunun bile duymadığı bilgisayar sistemlerine ve yazılımlarına erişmesine izin verecekti. Teknoloji geliştikçe Mitnick'in becerileri de gelişti. Henüz 16 yaşındayken bir bilgisayar ağına ilk izinsiz erişimi sağladı. Bu ağ Digital Equipment Corporation adındaki bir şirkete aitti ve Mitnick bu şirketin bilgisayar ağına girip yazılımını çalmaya başardı. Bu yaptığı ise 9 yıl sonra ona musallat olacak ve onun mahkeme önünde suçlu bulunmasına neden olacaktır.

1981 yılında Kevin ve Roscoe adındaki arkadaşı bu sefer Amerika'nın en büyük Telekom şirketlerinden birisi olan Pasific Bell şirketinin Los Angeles’daki COSMOS merkezine girmeye karar verdiler. COSMOS, telefon firmaları tarafından her türlü iş için kullanılan veritabanı programının adıydı. Bu sistemde 10-15 civarında komutun nasıl kullanıldığını iyi bilmek gerekiyordu. Bunu da merkezin çöp kutularını karıştırarak elde ettiler. Çöpler arasında yazıcı çıktıları, çalışanların birbirlerine gönderdikleri notlar ve buna benzer bilgiler vardı. Daha fazla bilgiye gereksinimleri olduğunu anlayınca kendilerini merkezin çalışanları olarak tanıtıp içeri girdiler. Şirket çalışanlarının bilgilerinin yer aldığı bölüme bazı adları eklediler. Digital Equipments bilgisayarları kullanan yerleri bir Digital Equipments çalışanıymış gibi aradıklarında bu adları kullanıyorlardı. Eğer karşı taraf kontrol etmek için COSMOS merkezini ararsa bu adlara rastlanacak ve arayan kişinin gerçekten Digital Equipments’da çalıştığı sanılacaktı. Bir yöneticinin odasından da COSMOS’a ilişkin birçok kılavuz alıp çıktılar. Ama fazla ileri gitmişlerdi. Yaptıkları iş hacker’lık falan değil düpedüz hırsızlıktı. Fakat hesaba katmadıkları bir şey vardı: Susan. Roscoe’nun kendisinden ayrılmasını hazmedemeyen Susan, Mitnick ve Roscoe’nun telefon sistemine sızarak konuşmalarını dinlemiş ve COSMOS’a yapacakları saldırıyı öğrenerek polise bildirmişti. Bu da Kevin'ı polisin arananlar listesine ekledi.
Polis ise kısa süre içinde Kevin ve Roscoe'yi yakaladı. Kevin, 90 günlük bir inceleme ve 1 yıllık gözetim cezası aldı. Bu cezanın Kevin'a iyi bir ders olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ama hayır, tam tersi. Tüm bunlara rağmen Mitnick, en iyi bildiği iş olan bilgisayar korsanlığına devam ediyordu. Mitnick, artık çok daha tehlikeli bir bilgisayar korsanıydı. Kendi gibi bilgisayar korsanı arkadaşı Lenny’yle birlikte Amerikan Ulusal güvenlik Teşkilatı’nın bilgisayar sistemlerine sızmaya başladı.  Böylelikle yaklaşık 6 ay içinde Los Angeles’taki neredeyse bütün mini bilgisayarlara girmelerini sağlayacak kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler. Mitnick bir yandan kayıt yaptırdığı Güney Kaliforniya Üniversitesine devam ediyor ve başarılı bir dönem geçiriyordu. Bir yandan da dijital teknoloji piyasasının dev firmalarının sistemlerine sızmaya devam ediyor ve başı sık sık belaya giriyordu.


Gün geçtikçe gelişen siber kabiliyetleriyle daha da tehlikeli hale gelen Mitnick, hayattaki tek amacı daha fazla sisteme sızmak olan ve bilgisayar korsanlığını saplantı haline getiren biri olmuştu. Mitnick'in tehlikeli çalışmalarına artık ortak olmak istemeyen Lenny, yakın arkadaşını FBI’a bildirdi ve Mitnick ertesi gün tutuklandı. Mitnick’in tutuklanışı gazetelere manşet oldu. Haberlerde onun basit bir telefonla nükleer savaşa yol açabileceği, toplum için bir tehdit oluşturduğu işleniyordu. Mitnick maksimum güvenliğin sağlandığı bir hapishaneye kondu. Mahkemenin 1 yıl ceza, 6 ay tedavi öngördüğü Mitnick, 1990 yılında cezasının tümünü tamamlamadan hapishaneden şartlı olarak çıktı. 

Serbest kaldıktan sonra bir süre düzenli işlerde çalışan Mitnick, kısa süre sonra karşı koyamadığı bilgisayar dünyasına geri döndü. Bu sefer Mitnick, Motorola, NED, Nokia, Sun Microsystems ve Fujitsu Siemens'ı hackledi. Bir iddiayı kazanmak için IBM minibilgisayarına tam admin yetkisi kazandı.
FBI’ın yakından takip ettiği Mitnick, bir süre sonra yakayı yine ele verdi ve tutuklanmak üzere aranmaya başladı. Bunun üzerine Amerika’da şehir şehir kaçmaya başladı ve en sonunda Amerika’nın doğusundaki Raleigh’e yerleşti. Burada ise en uzun hapis cezasına çarptırılmasına neden olan işini yaptı. Tsutomu Shimomura isimli, dünyaca ünlü bir fizikçi olan Richard Feynman’dan ders alan parlak bir astrofizik öğrencisinin bilgisayarına sızdı. İşlemciler üzerine de çalışmaları olan Shimomura, bilgisayarına sızıldığını fark etti. San Francisco’daki internet hizmet sağlayıcılarına başvuran Shimomura sayesinde, bölgedeki tüm internet sisteminin ele geçirildiği fark edildi ve çok geçmeden bunun arkasında da Mitnick’in olduğu tespit edildi.
Hiçbir şekilde iflah olmayan Mitnick, artık FBI’ın en çok arananlar listesindeydi. Mitnick’in izini süren FBI kısa sürede yerini tespit etti. 1995 yılında tutuklanan Mitnick, 5 yıl hapis cezası aldıktan sonra 21 Ocak 2001’de serbest bırakıldı. Serbest bırakıldıktan sonra gözetim altında tutulan Mitnick’in telefon kullanması ve ülke dışına çıkması yasaklandı. 2003 yılında bu kısıtlamaların da kaldırılmasıyla birlikte, Mitnick tamamen özgür kalmış oldu. Mitnick’in çok ağır cezalara çaptırılmamasının sebebi, sadece veri hırsızlığıyla yetinmesi ve bu verileri kullanarak kişileri maddi zarara uğratmamasıydı.

Tüm zamanların en ünlü bilgisayar korsanlarından biri olan Mitnick, şu an kendi şirketi Mitnick Güvenik Danışmanlığı şirketinde bilgisayar güvenliği danışmanı olarak çalışıyor ve dünyanın birçok yerinde konferanslar vermeye devam ediyor. FBI ise Mitnick'ten faydalanmanın bir yolunu buldu. Bunun içinde Mitnick gibi birini kendi tarafına çekmeyi başardı. Mitnick şimdilerde, FBI da danışmanlık yapıyor. Bunun yanında Mitnick, Amerikan Hükümetine bağlı ajanlara sosyal mühendislik dersleri veriyor.
Mitnick tüm bu yaşananlardan sonra verdiği bir röportajda, geçmişten beri yaptığı hacklemelerde kimseye ve hiçbir kuruma kasti olarak zarar vermediğini. Sadece eğlenmek için tüm bunları yaptığını yaptığını söylemiş. Ayrıca kendisinin sistemlere girip, kodları kolayca kırabilen bir sihirbaz olarak görülebileceğini de eklemiş. Peki siz Kevin Mitnick hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce o söylediği gibi iyi bir insan mı yoksa gerçek bir suçlu mu? Kevin Mitnick ile ilgili görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Dünyanın En Zengin Adamının İnanılmaz Pahalı Oyuncağı! başlıklı makalemizde en zenginlerin aldığı şeyler, pahalı oyuncak ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds