Garson Parası Olmayan Bir Çocuğa ”AŞAĞILAYICI” Davrandı…


Ne yazık ki modern dünyada sakin ve arkadaş canlısı kalmak çok zor. Şehirlerin kalabalıklığı, trafik sıkışıklığı en dost canlısı ve pozitif insanı bile çıldırtacak seviyede. Günün sonunda ise o pozitif kişi herkesten nefret eden soğukkanlı ve saldırgan bir bireye dönüşüyor. Bugünkü yazımızda ise bu dönüşüme örnek olabilecek bir hikayeden bahsedeceğiz.

Çok sayıda kişiyi etkileyen hikaye ise sosyal medya aracılığıyla paylaşılmış. Kahramanımız olan Abby adındaki genç kadın Portland'da bir kafede garson olarak çalışıyormuş. O gün ise her zamanki gibi müşterilere hizmet ediyormuş. Ama hafta sonu olduğu için restoranda her zamankinden daha fazla müşteri varmış. O kadar kalabalıkmış ki garsonlar öğle yemeğini atlamak zorunda kalmışlar. Abby ise siparişlere yetişmek için bir masadan diğerine hızla geçiyormuş. Ama müşteriler gelmeye devam ediyormuş. Genç kadının sinirleri ise gitgide geriliyormuş.


Bir süre sonra ise kapıdan 10 yaşında küçük bir çocuk girmiş. Normalde çocukları çok seven Abby'e çocuk o gün dayanılmaz gelmiş. Çocuğa ilk baktığında fakir olduğunu anlayan Abby çocuğu izlemiş. Kıyafetleri eski ve kırışık olan çocuk utangaç bir şekilde restoranı incelemiş ve sonunda oturmuş. Çevresine bakan Abby, tüm garsonların meşgul olduğunu görünce çocukla ilgilenmesi gerekenin kendisi olduğunu anlamış.


Abby menüyü almış ve zaman kaybı olduğunu bilmesine rağmen çocuğa doğru ilerlemiş. Çocuk Abby'i görür görmez 'Merhaba, fındıklı dondurma var mı?' diye sormuş. Abby de çabucak evet, 5 dolar demiş. Çocuğun yanında ise sadece 5 dolar varmış. Daha sonra çocuk en ucuz dondurma ne kadar demiş? Abby de 2 dolar diye yanıtlamış. Çocuk ise tamam o olsun lütfen demiş. Abby daha sonra menüyü almış ve daha çok bahşiş bırakacaklarını düşündüğü takım elbiseli insanların oturduğu masaya hızla yönelmiş. Birkaç dakika sonra çocuğa dondurmasını getirmiş.


Abby, çocuğun içeride en fazla 10 dakika kaldığını söylüyor. Çocuk dondurmasını hızlıca bitirdikten sonra parasını ödemiş ve çıkmadan önce Abby'e teşekkür etmiş. Abby ise o an çocuğa kötü davrandığı için pişmanlık duymuş. Sonuçta gününün kötü geçmesinin sebebi çocuk değildi. Ama çocuğun masasına yaklaştığında daha da kötü hissetmiş. Gördüğü manzara karşısında gözyaşlarını tutamamış ve o an hissettikleri bu hikayeyi paylaşması için ona ilham vermiş.

Çocuk 5 dolara fındıklı alabiliyor olmasına rağmen almamış, sırf ona 3 dolar bahşiş bırakabilmek için en ucuz dondurmayı almış. Çünkü 10 yaşındaki çocuk, Abby'nin ne kadar kötü bir gün geçirdiğini hissetmiş ve ona kendisini iyi hissettirecek bir şey yapmak istemiş. Abby'nin çocuğun yanından hızla uzaklaşmasına sebep olan masa ise ona 5 dolar bile bahşiş bırakmamışlar.


Abby o gün kendisini çok kötü hissetmiş. Eğer o çocuk bir daha restorana gelirse ona bedava dondurma ısmarlayacağına söz vermiş. Bu hikaye ise bize kitabı kapağına göre değerlendirmemeniz gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor çünkü asıl önemli olan içeride ne olduğu. Öyle değil mi?


Aynı zamanda günümüzde kimse kendisi dışında kimseyi önemsemiyor gibi görünüyor. Ama bahsettiğimiz hikayeden de anlaşılacağı üzere gerçek tam olarak öyle değil. Şimdi ise bunun böyle olmadığını kanıtlayan başka bir hikayeden bahsedeceğiz.


Evsizler maalesef günümüz dünyasının karanlık yüzlerinden biri. Evleri olmadığı için dışarıda yaşamak zorunda kalan insanlar maalesef diğer kişiler tarafından kötü muamelelere maruz kalıyorlar. Mesela restoranlarda ve kafelerde evsizlere yemek servis edilmesi hiçbir yerde hoş karşılanmıyor. Daha doğrusu evsizlerin diğer müşterileri rahatsız edeceği düşünülüyor. Ama neyse ki hikayemizin kahramanı Maria gibi insanlar yaşıyor ve insanlığa olan inancımızı yeşertiyorlar.


Bir kafede çalışan Maria, işinde oldukça başarılıymış. Ama en önemlisi iyi bir insanmış. Maria'nın çalıştığı kafede ise evsizlerin beslenmemesi konusunda bir yasak varmış. Eğer birisi evsizlere yemek verirse, para cezası alıyormuş. Fakat Maria bu yasağı hiçbir zaman umursamamış ve birkaç kez kafede evsiz insanların karnını doyurmuş. Her defasında ise kafenin yöneticisi Maria'ya para cezası veriyormuş.

Yine bir gün evsiz bir adam, Maria'nın çalıştığı kafeye gelmiş. O esnada ise kafede bulunan müşteriler evsiz adamdan rahatsız olduklarını gayet açık bir şekilde belli etmişler. Fakat Maria çevresindeki bu öfke dolu ve insancıl duygularını kaybetmiş insanları yine umursamamış ve adama yemek vermiş. Evsiz adamın ismi ise Matis'miş. O esnada kafede bulunan yönetici Maria'nın evsiz adama yemek verdiğini görmüş ve ona para cezası keseceğini belirtmiş.

 
Bu noktadan sonra yaşananlar ise sizi çok şaşırtacak. Kafeye evsiz kılığında giren kişi aslında kefenin sahibiymiş ve amacı Maria'yı denemekmiş. Maria ise bu testten başarılı bir şekilde geçmiş. Çünkü o insanları dış görünüşlerine göre yargılamıyor, herkese eşit şekilde muamele ediyormuş. Maria bu yaşananların ardından çalıştığı kafede müdürlüğe terfi etmiş. Eminiz Maria'nın müdürlüğünde kafede çok daha güzel şeyler olacak. Bu hikayeden çıkaracağımız sonuç ise bizler iyi kalpli olursak, illa ki sonunda güzel şeylere ulaşırız.


Başkalarına, kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız o şekilde davranın cümlesinin altını dolduracak son hikayemizde sıra. Melina Salazar, Teksas, Brownsville'de bir restoranda garson olarak çalışıyormuş. Restorana ise neredeyse her gün Walter adında yaşlı bir adam geliyormuş. Anlaşılması güç emekli bir subay olan Walter her şeyden şikayet ediyor ve restoranın garsonlarıyla da pek anlaşamıyormuş. Öyle ki Walter'ın sinirli ve agresif hareketlerinden sıkılan garsonlar ona serviste bulunmayı bile reddetmişler. Melina hariç. Melina iş arkadaşlarının aksine yüzündeki samimi gülümsemesi ve içten sohbetiyle Walter'e severek ve isteyerek serviste bulunmaya devam etmiş. Zamanla ise ikisi arasında şaşırtıcı bir bağ oluşmuş. Çünkü ikisi de birbirlerini anlıyor, saygı duyuyor ve seviyorlarmış.


Fakat bir gün Walter restorana gelmemiş ve vefalı garson Melina endişelenmiş. En kötüsünden korkan Melina hemen yerel gazeteyi alıp ölüm haberlerinin olduğu sayfayı incelemeye başlamış. Maalesef Melina'nın aklına gelen o kötü şey gerçekleşmiş ve Walter hayatını kaybetmiş.
Walter'ın vefatından birkaç gün sonra ise restorana bir avukat gelmiş ve Melina ile görüşmek istemiş. İkili oturmuş ve konuşmaya başlamışlar. Kibar başlayan sohbet kısa süre içinde Walter'ın içinde bulunduğu ciddi bir sohbete dönüşmüş. Avukat, Melina'ya Walter'ın onu ne kadar çok sevdiğinden, kızı olarak gördüğünden bahsetmiş. Aynı zamanda Melina, Walter'a göre dünyanın en sıcak kalpli en candan insanıymış. Hatta her gün Walter restorana gelip onu göreceği için can atıyormuş.

Ama avukat bir süre sonra Melina'nın asla tahmin edemeyeceği bir şey söyleyerek onu çok şaşırtmış. Walter, Melina hakkında sadece iyi düşünmekle kalmamış bir de tüm mirasını ona bırakmış. 50.000 dolar ve bir araba.


Melina ise bu haber sonrasında şaşkınlıktan ne diyeceğini bilememiş ve çok duygulanmış. Gözyaşlarını tutmakta zorlanan kadın herkesin neredeyse nefret ettiği yaşlı adamdan böylesine büyük bir iyilik göreceğini asla düşünememiş. Melina bir kez daha dış görünüşün ve davranışların hiçbir öneminin olmadığını asıl önemli olanın insanların kalplerinin içi olduğunu anlamış. Bu hikaye ise bizlere bir kez daha iyiliklerin hiçbir zaman karşılıksız kalmayacağını kanıtlıyor.

Yazımızın sonuna geldik. Yazımızda bahsettiğimiz hikayelerle ilgili görüşlerinizi yorumlar kısmından yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Asla Sinirlendirmek İstemeyeceğiniz Dünyanın En Güçlü 8 Kadını başlıklı makalemizde devasa kadınlar, güçlü kadın ve korkutan kadınlar hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds