Günümüze Kadar Keşfedilmeyi Bekleyen Askeri Buluntular.. İnsanlık Geçmişini Adeta Açıklar Nitelikte.


İçindekiler

Savaşlar düzensiz, karışık ve yıkıcı olaylardır. Bittiğinde bile, etrafa savaşın enkazları yayılır ve hatta birçoğu yıllar sonra tekrar keşfedilmeyi beklemek üzere dünyanın derinliklerine gömülürler. Bugünkü videomuzda ise bu enkazların keşfedilenlerinden bahsedeceğiz. Şaşırtıcı bir şekilde keşfedilen bu askeri eşya ve mühimmatlar geçmişteki savaşlar hakkında önemli ipuçları veriyor.

1.

İkinci Dünya Savaşı'na girmediğimiz için çok şanslıyız. Şanslı olmamızın birçok nedeni var. Ancak biz bu sebeplerden birine odaklanacağız. O da ülkemizin sokaklarında savaştan kalan patlamamış devasa bombalar neyse ki yok. Ancak günümüzde Avrupa'nın birçok şehrinde hala daha patlamamış bombalar yer altında her an patlamayı bekliyor. Bu bombalardan biri 2015 yılının Mart ayında Londra'da ortaya çıkmış. 1000 kiloluk Alman bombası, yenileme çalışmaları sırasında emeklilerin Etkinlik Merkezi'nin altında keşfedilmiş. Bu büyük tehlike sonrası ordu çevredeki herkesin sokağı boşaltmasını emretmiş ve insanlar yakındaki bir spor salonuna götürülmüş. Bomba kısa süre içinde sorunsuz bir şekilde etkisiz hale getirilmiş. Ama yıllarca emeklilerin bombanın üzerinde oturup sohbet ettiklerini düşünmek insanı çok rahatsız ediyor. Öyle değil mi?

2.

Daha önce patlamamış bir el bombasına rastladınız mı? Peki eğer böyle bir bombayla karşılaşsanız ne yapardınız? Öncelikle böyle bir durumda doğru davranış bombaya asla dokunmamanız ve bombadan güvende olacağınız kadar uzaklaşmanızdır. Sornasında ise hemen polisi aramanız gerekir. Yanlış davranış ise onu arabanın arkasına atıp kalabalık bir restorana götürmektir. Hiçbir insanın bulduğu el bombasını yanına alıp restorana götüreceğini düşünmüyorsunuz. Öyle değil mi? Ancak 2019 yılının ocak ayında Florida'da balık tutan bir çift patlamamış bir el bombası bulmuşlar ve yetkililere haber vermeden bombayı Taco Bell adındaki bir restorana götürmüşler. Kısa süre içinde durumdan polislerin haberi olmuş ve çiftin yanına gelip aracı araştırmaya başlamışlar. Neyse ki 2. Dünya savaşına ait olan el bombasının pimi çalışmamaktadır. Dolayısıyla bomba patlayıcı değildir ve bu yüzden polisler çift hakkında toplumun hayatını riske atma suçundan soruşturma açmamamışlar. Ama bu kadar düşüncesiz ve umursamaz davrandıkları için polisten ciddi bir uyarı almışlardır.

3.

2. Dünya Savaşının doğu ve batı cephelerinin birçoğunda tank sığınağı ya da tank kulesi olarak adlandırılan yerler bulunmaktadır. Aslında buralar tank silahlarıyla donatılmış sığınaklardır. Bu sığınaklar aslında hasar görmüş ancak imha edilmemiş tankların geri dönüşümü için dahiyane bir yöntemdir. Artık hareket edemeyen tankın hala çalışır durumda kulesi olabilir ve bu kulenin bir sığınak içine monte edilmesi durumunda yararlı bir savunma silahı olabilir. Almanlar ise bunu çok başarılı bir şekilde yapmışlar. Yakalanan birçok düşman tankını tank sığınaklarına dönüştürmüşler. Almanlar hasarlı tankları onarmaya çalışmak yerine kuleleri sökmüşler ve konumlarını güçlendirmek için onları savunma hatlarına yollamışlar. Günümüzde ise savaşa katılan birkaç ülkenin sınırlarında tank kulelerinden hala bulunmaktadır.

4.

Savaşlarda savaşan askerlerin sadece asker olmadığını aslında bir askerden daha fazlası olduğunu bilmek önemli. Onlar, senin ve benim gibi, düşüncelere, duygulara ve tutkulara sahip insanlardı. Ve bazıları harika sanat eserleri yapabiliyorlardı. Buna örnek olarak bu askeri matarayı verebiliriz. 100 yıl önce Birinci Dünya Savaşı sırasında Polonya'da hapsedilen bir Rus askeri tarafından metal bir mataranın üzerine bu gördüğünüz desen kazınmış. Mataranın üzerindeki çizim muhtemelen askeri evde bekleyen sevdiğini tasvir etmekte. Matara, Zürih'in hastalık ve açlık ile bilinen kötü şöhretli bir çalışma kampında bulunmuş. Mataranın üzerinde birkaç farklı oyma tekniğinin kullanılmış olması askerin gerçek bir sanatçı olduğunu gösteriyor. Ancak ne yazık ki bu oymayı yapan askerin sevgilisini tekrar görüp görmediği hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

5.

İkinci Dünya Savaşından kalma tank ve silahlar bulmak oldukça dikkat çekicidir. Keşfedilmemiş bir savaş alanı bulmak ise insana başka bir dünyaya giriyormuş gibi hissettirir. 2010 yılında ise Avustralya ordusu komutanı Brian Freeman bu muhteşem hissi yaşamış. Freeman, Papau Yeni Gine'de Avustralya ile Japonya arasındaki çatışmaların sürdüğü bölgede gezintiye çıkmış. Yerliler ise yıllardır bu bölgeyi biliyor ancak hayatını kaybedenlerin ruhlarının hala orada olduklarına inandıkları için bölgeye gitmiyorlarmış. Alan hala 70 yıl önce silahların ateşlendiği anda olduğu gibi görünüyor. Alanda mühimmat takılı olan Japon silahları ve geçici olarak inşa edilmiş savaş hastanesi durmaktadır. Bölgede ayrıca Japon askerlerinin iskeletleri, kaskları ve botları vardır. Uzmanlar Freeman'dan sonra bölgeye araştırma için gelmişler ve çalışma alanı ziyaretçilere kapatılmıştır.

6.

Unutulmuş savaş alanı olan sadece Papau yeni Gine değil. Baltık Denizindeki bir adada 2. Dünya savaşının geçtiği alanlardan birisi ve bu adada hala patlamamış kara mayınları bulunuyor. Savaş sırasında Almanlar adadan sürüldüklerinde neredeyse tüm askeri teçhizatlarını geride bırakmışlar. Ve tüm mühimmat hala orada. Adada paslanan canlı mühimmat mermi yığınlarını görmek mümkün. Bunların yanı sıra tanklar ve silah da adada yer alıyor. Ancak silahların hepsi paslanmış bir hade. Ancak bir kısmı eğer temizlenir ve tamir edilirse bugün hala kullanılabilir gibi görünüyor. Adada ayrıca çok sayıda patlamamış mayın bulunuyor. Bu yüzden adaya izinsiz girmek yasak. İzin almak ise çok zor.

7.

1941 yılının ortasında Almanlar Sovyetler Birliğine saldırdığında, saldırı çok hızlı gerçekleşmişti. Tanklar Belarus sınırına dayandılar ve savaş yoğun ve yıkıcı bir şekilde sonuçlandı. Üzerinden yıllar geçse bile günümüzde hala o bölgede tanklar duruyor. Ancak onları gün yüzüne çıkaran bir ekip var. Yakushev ailesi Belarus'un en ünlü tank avcılarıdır ve düzinelerce eski savaş makinelerinin keşfi ve restorasyonuyla ilgilenirler. 20 yıldır bu işle ilgileniyorlar ve Minsk yakınlarında bir müze açmışlar. İlginç bir şekilde aile buldukları çamur ve pas içindeki tankları imkansız gibi görünse de çalışır hale getiriyorlar.

8.

İngiltere'deki Fort Nelson kalesini ziyaret ederseniz, Smith tanksavar silahının hayatta kalan çok az örneğinden birini göreceksiniz. 1941 yılında İngilizler, Fransa Savaşından sonra topraklarındaki Alman işgalini durdurmak için bir silah geliştirmeleri gerektiğini düşünüyorlardır. Emekli Binbaşı William H Smith ise bu noktada sahneye çıkmış. Smith bu gördüğünüz etkili silahı tasarlamış. Menzili 700 feet olan bu silah çok ağırmış ve sadece uygun pozisyonda yan yatırılırsa ateş edebiliyormuş. Silahın dezavantajlarına rağmen, Winston Churchill bir düzine Smith silahının inşa edilmesini emretmiş. Ancak kısa süre sonra silahın aleyhlerine özellikleri gün yüzüne çıkmaya başlamış ve 1943 yılına gelindiğinde ordu bunları kullanmayı bırakmış. 1945 yılında ise silahların kullanılamaz halde oldukları ilan edilmiş.

9.

Smith silahı, savaş sırasında İngilizler tarafından tasarlanan tek geleneksel silah değildir. Bu gördüğünüz silah da, İngilizlerin denediği bir başka garip tanksavar silahıymış ve güney komutasının kontrolü altında çeşitli yerlerde kullanılmış. İdeal koşullarda, bu silahlar 2.700 metrelik bir mesafe boyunca 20 kiloluk bir bomba fırlatabiliyorlarmış. Silahların 22.000'i 1941 yılında üretilmiş. 1942 yılında ise Güney Komutanlığı, bu silahların gerektiği kadar etkili olmadıklarını kabul etmek zorunda kalmış. Ve bu silahlar da böylece eskimiş ilan edilmiş.

10.

2000 yılının Nisan ayında bir grup dağçı Hindistan'ın dik dağlarından birinde eski bir uçak görmüşler ve kendileri incelemek yerine uçağa yaklaşmadan hemen yetkililere haber vermişler. İhbar üzerine yetkililer vakit kaybetmeden bölgeye gitmişler. Ancak belirtilen uçağı bulmakta epey zorlanmışlar. Çünkü bölge kar ve sık ormanlarla kaplıymış. 8 günlük bir araştırmanın sonunda Amerika'ya ait 2 savaş uçağı bulunmuş. Ne yazık ki birinin içinde pilotun cansız bedeni duruyormuş. Pilot neredeyse 80 yıldır koltuğa bağlı şekilde cansız bir halde bulunmayı beklemektedir. Uçağı inceleyen uzmanlar uçağın 1941 yılında düştüğünü doğrulamışlar. Uçağın yıllardır bulunmamasının nedeni ise ormanın sık ağaçlarla ve bitkilerle dolu olmasıdır.
Yazımızın sonuna geldik. Bu askeri keşifler ile ilgili görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Milyarderlerin Sahip Olduğu En Aptalca 15 Şey başlıklı makalemizde milyarder, saçma ürünler ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
2
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.