Hayvanlar Can Dostlarına Veda Ediyorlar…


Hayvanların bilincinin olup olmadığı her zaman bilimin en büyük tartışma konularından biri olmuştur. Kedi ve köpek sahipleri onları insanlaştırmalarına ve duygularını evcil hayvanlarına aktarmalarına rağmen bilim insanları hayvanların duygusal zekaları konusunda çok daha şüpheciler. Bilim dünyası hayvanların bizim gibi hissetseler bile, duygusal spektrumlarının hala sınırlı olduğuna inanıyorlar. Ancak, gerçek hayattan örnekler bunun tam tersini kanıtlar nitelikte. Bugünkü yazımız ise hayvanların duygularının olduğunu kesin bir şekilde kanıtlıyor. Onlar da tıpkı biz insanlar gibi sevdiklerini kaybettiklerinde üzülüyorlar. İşte kanıtı..

Fil :

Fillerin ailelerine bağlı sosyal hayvanlar olduklarını biliyoruz. Onlar sadece hasta yakınlarına yardım etmekle kalmıyorlar. Aynı zamanda hayatını kaybeden yakınlarını da özel bir şekilde onurlandırıyorlar. Mesela filler hayatını kaybeden bir fil gördüklerinde dikkatlice onlara dokunarak uyandırmaya çalışırlar. Tepki gelmeyince ise yüksek sesle bağırmaya başlarlar. Sonra ise bir tür cenaze töreni başlar ve filler hayatını kaybeden filin vücuduna yaprak ve toprak atarlar. Ardından ise birkaç gün boyunca onu ziyaret ederler. Sanki yas tutuyorlarmış gibi uzun süre tam bir sessizlik içinde dururlar. Daha da şaşırtıcı olan ise bir fil kemiği bulduklarında da benzer bir ritüel gerçekleştirmeleridir. İlk olarak, kalıntıların etrafında kapalı bir daire oluştururlar, sonra kemikleri gövdeleriyle çevirir, kaldırırlar ve ona vururlar. Memelilerin davranışlarını analiz eden bilim insanlarına göre bu fillerin hayatını kaybetme fenomeninin bilincinde olduklarını ve sevdiklerinin kaybının farkında olduklarını gösteriyor.

Pilot Balina :

Pilot balinalar, beyni bir insanınkinden iki kat daha büyük olan gelişmiş memelilerdir. Elbette, pilot balinaların zihinsel yetenekleri bizimkiyle karşılaştırılamaz, ancak yine de diğer hayvanlara göre oldukça zekidirler. Örneğin, pilot balinaların güçlü sosyal bağları vardır. Grubun bir üyesi herhangi bir nedenden dolayı yaralanır veya hastalanırsa diğerleri onu korumak için çevresini sararlar. Adeta etten bir duvar örerler. Bu da bazen üzücü sonuçlara yol açabilir. Mesela içlerinden biri hayatını kaybettiğinde karaya vurabilirler.  Bu görüntüde yavrusunu kaybeden anne balinanın yas tuttuğunu görebilirsiniz. Pilot balina ağlıyormuş gibi ağzını açıyor. Hayvanın bebeğinin hayatını kaybetmesini kabul etmeyi reddettiği açık bir şekilde anlaşılıyor. Ve bu kesinlikle bir zekanın ürünü. Bu sahneye baktığınızda üzülmemek imkansız. Özellikle de çok sayıda deniz canlısının hayatını kaybetmesinden insanların sorumlu olduğunu biliyorsanız.

Karga :

Bilim insanları uzun süredir kargaların akrabalarının cansız bedenlerini gördüklerinde garip davrandıklarını biliyorlardı. Genellikle etraflarında toplanırlar ve kulakları sağır edecek yükseklikte bağırırlar. Uzun yıllar önce bunun kargaların düzenlediği bir cenaze töreni olduğu kabul edildi. Ancak bu teori yurt dışında yapılan bir deneye kadar doğrulanmamıştı. Deney Amerikalı araştırmacı Kaeli Swift tarafından gerçekleştirildi. Swift birkaç gün boyunca Seattle City parkına kargaları fıstıklarla beslemek için gitmiş. Daha sonra Kaeli Swift’in kargalara yemek verdiği bölgeye maskeli bir kişi gönderilmiş. Swift burada kargalara yemek verirken, maskeli kişi de 30 dakika boyunca elinde cansız bir karga tutmuş. Bu maskeli kişinin belirdiği ilk gün kargalar Swift’in sunduğu yemeklerden tümüyle kaçınmışlar. Sürü halinde toplanıp kendilerine tehdit olarak düşündükleri şeylere karşı sergiledikleri yüksek sesle ötme, taciz etme tutumuna girmişler. Maskeli kişi ertesi gün elinde cansız karga olmadan tekrar geldiğinde kargalar yine yiyeceklere gelmemiş. Bu sonuçlar kargaların kendilerine tehlikeli olarak algıladıkları bölgeden ya da kişiden kaçındıklarını göstermektedir. Başka bir deyişle kargalar hayatın sonlanmasını biliyor ve ondan korkmaktadırlar. Aynı şekilde bu araştırma kargaların insanla başarılı bir şekilde bir arada yaşamak için nasıl evrildiğine önemli bir örnektir.

Langurlar :

Langurlar Semnopithecus cinsine ait maymun türüdür ve genelde Hindistan'da sirklerde kullanılırlar. Geçtiğimiz yıllarda ise bu maymunlar üzerinde bir araştırma yapılmış. Araştırmanın amacı langurların hayatını kaybeden akrabalarına nasıl tepki verdiklerini görmektir. Araştırmacılar langur maymunlarının yakınına üzerine kamera yerleştirilmiş oyuncak maymun koymuşlar. Daha sonra maymunlardan biri oyuncağı eline almış ve yanlışlıkla onu yere düşürmüş. Daha sonra ise yerde hareketsiz yattığını görünce hepsi onun hayatını kaybettiğini düşünmüşler. Yavru oyuncak maymunu düşüren langur ise suçluluk hissetmiş. Maymunun öldüğünü düşünen langur maymunları toplanarak yas tutmuşlar ve cenaze töreni düzenlemişler. Birbirlerine sarılarak teselli etmişler, hatta bazıları tıpkı biz insanlar gibi yavrularına sarılmışlar. Bu görüntüleri izledikten sonra hayvanların duygularının olmadığını söylemek çok zor. Birçok insan langur maymunlarının empati duygularına hayran kalmışlar. Bilim insanları ise hala hayvanların suçluluk hissedip hissedemediklerini tartışıyorlar. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

Şempanze :

Sıradaki video bir deneye ait değil. Gerçekten yaşanmış bir görüntü. Bilim insanlarına göre şempanzeler DNA'larının %90'ını insanlarla paylaşıyorlar ve bu da işaret dili vasıtasıyla biz insanlarla iletişim kurabilecekleri, karar verebilecekleri ve tabii ki de duyguları deneyimleyebilecekleri anlamına geliyor. Bir videoda Afrika, Zambia'dan çekilmiş ve bir grup bilim insanı şans eseri bu inanılmaz ana şahit olmuşlar. Araştırmacılar yaklaşık 1 kilometrelik çitlerle çevrili ve 43 şempanzenin yaşadığı alanda çalışmaktadırlar. İki şempanze 9 yaşında erkek bir şempanzenin cansız bedenini bulmuşlar. Kısa bir süre sonra ise bölgeye yüzlerce şempanze akın etmiş. Uzun bir süre, tüm şempanzeler sanki gerçek bir cenaze törenine gidiyormuş gibi tamamen sessiz kalmışlar. Sadece birkaçı cansız bedeni nazikçe koklamış ve dokunmuş. Bilim insanlarına göre böyle bir şey daha önce hiç görülmemiş. Yaşananlar şempanzelerin olup bitenin farkında olduklarını gösteriyor. Ancak en şaşırtıcı şey daha sonra gerçekleşmi. Yakın zamanda bebeğini kaybeden anne diğer şempanzelerden birkaç metre uzağa kederli bir şekilde oturmuş. Belki de o anda aklına kaybettiği yavrusu gelmiştir. Kim bilir? Ancak yine de bilim insanları yeterli verilere sahip olamadıkları için bu tür durumlarda keder kelimesini kullanma konusunda isteksizler.

Yunus :

 Şimdi insan benzeri niteliklere ve zekaya sahip olduğuna inanılan sıradan yunuslar hakkında konuşalım. Akdeniz'de bir grup bilim insanının çektiği bu videodan sonra birçok araştırmacı yunusların gerçekten keder duygusunu yaşayıp yaşamadıklarını merak etmişler. Sonuçta hayatını kaybeden arkadaşının etrafında bir saat boyunca yüzerek onu uzun bir uykudan uyanmaya çalışıyormuş gibi davranan yunusu başka nasıl açıklayabilirdiniz? Bilim insanları, yunusların üzüntüye benzer psikolojik reaksiyonlar yaşadıklarını kabul ediyorlar. Mesela bazı dişi yunuslar, hayatını kaybetmiş bebeklerini haftalarca ağızlarında taşıyabiliyor. Aynı zamanda, araştırmacılar bu tür davranışların balinalar arasında çok yaygın olmadığını anlamışlar. Biyologlar ise bunu beyin yapılarındaki farklılıklara bağlıyorlar. Her durumda bilim dünyası yunusların ve diğer hayvanların yas tutabileceğini tartışıyor. Şüphesiz, bu tür çalışmalar hayvanlarla konuşamadığımız ve onlara doğrudan sorular soramayacağımız için oldukça karmaşık ve zorlu. Bu yüzden bilim insanları bir dereceye kadar gördüklerini yorumlamak zorundalar.

Penguen :

 Antarktika'da yaşayan imparator penguenler sert iklime alışkındırlar. Çünkü bölgede kışın sıcaklıklar eksi 40 dereceye düşerken, saniyede 40 metre hıza ulaşan sert rüzgarlar eser. Bilim insanları ise yıllar önce penguen tüylerinin soğuktan korunmalarına yardımcı olduğunu bulmuşlar. Buna ek olarak, hayvanlar ısınmak için gruplar halinde toplanırlar. Tıpkı bu videodaki gibi. Tabii ki, ortadakiler bu korumadan en iyi şekilde yararlanırlar. Çünkü çevreleri soğuğa maruz kalmalarını en aza indiren Penguenler ile çevrilidir. Ancak grup içerisinde sürekli bir rotasyon vardır ve iç kısımdakiler zamanı gelince dışa geçerler. Herkese ısınma fırsatı vermek için dönemsel olarak yerlerini değiştirirler. Ne yazık ki grubun en küçük üyeleri için bu riskli olabilir. Mesela bu bebek penguen bir kar fırtınası sırasında hayatını kaybetmiş. Anne onu bulduğunda ise artık çok geçmiş. Bir süre anne bebeği gagasıyla ağlayarak canlandırmaya çalışmış. Ama bu maalesef işe yaramamış. Birkaç dakika içinde başka bir dişi penguen ona yaklaşmış ve arkadaşının yanında durarak onu teselli etmiş. Çok duygusal ve tanıdık bir an öyle değil mi?

Doğadaki hayvanlara iyi bakın. Çünkü onların biz insanlardan hiçbir farkları yok. Her ne kadar bilim insanları hayvanların duyguları hissedip hissetmediklerini kanıtlayamamış olsalar da birçok hayvanın tıpkı insanlar gibi yas tuttuklarına eminiz. Bunu aklınızdan çıkarmayın ve kimsenin bunu unutmasına izin vermeyin. Peki siz hayvanlar ve duyguları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce onlar da biz insanlar gibi yas tutabiliyorlar mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds