Japonya’daki İnsanların Zayıf Kalmasının Sırrı Ne? | Neden Hiç Şişman Japon’la Karşılaşmıyoruz.


Daha önce hiç balık etli bir Japon gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü şişman ve kilolu kelimeleriyle Japonlar asla yanyana gelmiyor. Peki ama tüm dünyanın kilolarıyla problemi varken Japonlar zayıf kalabilmeyi nasıl başarıyorlar? Gelin bu sorunun cevabı için yazımıza geçelim.

Öncelikle dünyanın geri kalanında nüfusun yüzde 15'i ila yüzde 30'u obezken, Japonya'da bu oran sadece yüzde 3.6'dır. En düşük obezite oranına sahip olan Japonya aynı zamanda en uzun ortalama yaşam süresine de sahiptir. Peki Japonlar bu kadar sağlıklı ve zayıf olmayı nasıl başarıyorlar? İşte cevabı.


Beslenme Düzenleri :

 Öncelikle Japonların her zaman zayıf olmalarının en önemli sebebi beslenmeleri. Japonya'da insanlar gün boyunca besin değeri yüksek 3 öğün yiyorlar. Bu da onların hızlı acıkmalarını ve aniden gelen yeme isteğini ortadan kaldırıyor. Çünkü onların çok zengin bir beslenme programları var. Mesela klasik sofralarında ızgara balık, yenebilir yosun türleri, haşlanmış sebzeler, bir kase pirinç, soya, tatlı yerine geçen meyveler ve matcha yani yeşil çay bulunuyor. Japonlar balığı o kadar çok tüketiyorlar ki her yıl kişi başı 69 kilo tükettikleri biliniyor. Bu rakam ise dünyada kişi başına yılda ortalama 16 kilo. Balık artık hepimizin bildiği gibi son derece değerli proteinler içermesinin yanı sıra neredeyse hayati değeri olan Omega asiti açısından da son derece zengin. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı besleniyorlar fakat fark ettiyseniz ekmek tüketmiyorlar. Ekmek yerine pirinç tüketiyorlar. Birçoğunuz her gün pilav yesek obez oluruz diye düşünüyor olabilir. Ancak onlar bizim gibi bol tereyağlı pilav yemiyorlar. Tuzsuz ve yağsız haşlayarak pişirdikleri pilavı her gün afiyetle tüketiyorlar. Ayrıca yiyeceklerinin hiçbiri yüksek kalorili değil ve fast food da tüketmiyorlar. Arada atıştıranlar ise mutlaka az ve ölçülü yiyorlar.

Kalori :

Gelin tüm dünyaya örnek bir beslenme düzenine sahip olan Japonlar'ın yiyeceklerine daha yakından bakalım. Öncelikle Japon beslenme tarzı yüzde 26 yağ içeriyor. Şeker ve kalorisi de oldukça düşük. Balığa dayalı bu beslenme tarzı Japonların daha yüksek dozlarda Omega-3 benzeri ‘iyi yağlar’ aldıkları anlamına geliyor. Ayrıca Japonlar tereyağının tadını bile bilmiyorlar ve süt ürünlerinin hiçbirini tüketmiyorlar. Tereyağı dahil hiçbir hayvansal yağ tüketmeyen Japonlar bu ihtiyaçlarını soya ve susam yağlarıyla karşılıyorlar. İşlem görmüş, rafine gıdaları neredeyse hiç tercih etmiyorlar. İşin en ilginç yanı da bir Japon’un çok nadir olarak acıktığını söylemesi. Bunun sebebi besin değeri yüksek sağlıklı yemekleri tüketiyor olmaları. Aynı zamanda Japon çocuklar okulda beslenme dersleri alıyorlar. Bu da yiyecekleri akıllıca seçen yetişkinlere dönüşmelerini sağlıyor. Hazır yiyeceklerin vücuda verdiği zararı bilerek büyüyorlar ve bu nedenle aşırı yağlı, fast food türü gıdalar tüketmiyorlar.

Mevsime Uygun Beslenme :

Her şeyi mevsiminde tüketmeye özen gösteren Japonların beslenme düzenlerinde mevsimler büyük rol oynuyor. Örneğin kışın et, balık, çorba ve sıcak içeceklerle beslenirken yaz sıcağında daha çok soğuk çorbalar, deniz ürünleri, soğuk ramen ve salatayla karınlarını doyurmayı tercih ediyorlar. Mevsime uygun beslenen Japonlar gün içerisinde zamanında yemek yemeğe de dikkat ediyorlar. Mesela sabah 8 ila 9 arasında kahvaltı, 12 ila 1 arasında öğle yemeği, 6 ila 8 arasında akşam yemeği olmak üzere önceden de belirttiğimiz gibi günde 3 defa doyurucu yemek yiyorlar. Bizim ve dünyanın geri kalanı gibi ayaküstü ne yiyeceklerini düşünmek zorunda kalmıyorlar. Yapılan araştırmalar ise sabit yemek saati olmayan ve ne zaman uygunsa o zaman yemek yiyen kişilerin zararlı yiyecek tercihi yapma ihtimallerinin yüksek olduğunu ortaya çıkarıyor. Bu da Japonların beslenme ve sağlıklı kalma konusunda bizden yine 1-0 önde olduklarının bir göstergesi. Öyle değil mi? Çünkü batı, mevsime uygun zamanında beslenmek konusunda çok da başarılı değil.

Kahvaltı :

 Japonların olmazsa olmazı güne güçlü ve zengin bir kahvaltıyla başlamak. Sıradan kahvaltılarında miso çorbası, omlet, ızgara balık, küçük nori yosunu yaprakları, buharda pişmiş bir kase pirinç ve yeşil çay var. Ayrıca Japonların kahvaltıda en çok tükettiği besin peynir. Ama bu peynir alışık olduklarımızdan epey farklı. Soya fasulyesi suyunun fermentasyonuyla elde edilen peynir türü tofu, düşük kalorili olduğu için sağlığa dost. Üstelik glüten de içermiyor. Bitkisel protein anlamında oldukça güçlü olan bu gıda veganların da en önemli besin kaynağı. Alışık olduğumuz Türk kahvaltılarından çok farklı öyle değil mi? Peki siz güne böyle bir kahvaltıyla başlar mıydınız? Birçoğunuzun cevabı hayır olacaktır ancak Japonlar kahvaltı sayesinde güne zinde ve sağlıklı bir şekilde başlıyorlar. Böylelikle kolay kolay da acıkmıyorlar.

Pişirme Tekniği :

Sushiden anlaşılacağı üzere Japonlar neredeyse tüm yemekleri az pişmiş ya da çiğ olarak tüketiyorlar. Daha çok haşlama, buharda pişirme ve ızgara gibi yöntemlerle yemekleri hazırlayan Japonlar neredeyse hiç kızartma yapmıyorlar. Bu yöntemlerle yiyecekler daha yumuşak bir şekilde piştiği gibi besin değerlerini de kaybetmiyorlar. Ayrıca buharda pişirilen gıdalar daha yumuşak oluyor ve besin değerlerini koruyor. Hal böyle olunca yemeği yumuşatmak için yağ kullanmaya da gerek kalmıyor. Kullanacaklarsa da soya ya da susam yağı tercih ediyorlar.

Porsiyon :

 Dünya genelinde porsiyon büyüklükleri son 20 yıldır artış gösterirken, Japonlarda durum tam tersi. Çünkü onlar için yemek yemek bir kültür ve deneyim. Aynı tabakta birden fazla farklı yemek asla yemiyorlar. Her tabakta sadece tek çeşit yemek oluyor ve böylece bir tabağı bitirip diğerine geçerken mola verip midelerini de dinlendirebiliyorlar. Yemeklerini küçük tabaklarda yiyen Japonlar asla tabağı bizim gibi tıka basa da doldurmuyorlar. Porsiyonlar küçük olmalı ve ne yeniyorsa yavaş yavaş, aheste aheste yenmeli. Her şeyin doğalını seven Japonlar 'Her yiyecek doğal güzelliğini sergileyecek biçimde yerleştirilmelidir' kuralını benimsiyorlar. Porsiyonların küçüklüğüne ek olarak Japonlar genelde çubukla yemeklerini yiyorlar. Yemek çubukları ise daha yavaş ve daha küçük lokmalarla yemeyi sağlıyor. Bu sayede de kilo kontrolü sağlanmış oluyor. Yemeği yavaş yedikleri için doyduklarını fark ediyorlar ve bu sayede fazla yemekten kaçınıyorlar.

Tatlı :

 Peki Japonların hiç tatlı yemediklerini biliyor muydunuz? Tıka basa yemek yedikten sonra üzerine bir de tatlı yiyeyim demiyorlar. Onlarda tatlının yerini meyveler almış durumda. Eğer tatlı yiyeceklerse yeşil çay yanında düşük yağ ve şeker oranına sahip tatlılar tüketiyorlar. Pirinçten yapılmış dondurmalar, haşlanmış kırmızı fasulyeden tatlılar Japonların en çok tercih ettikleri arasında. Tatlı porsiyonlarının da yemekler gibi bir lokmalık olduğunu ekleyelim. Peki baklava veya sütlaçın olmadığı bir dünyayı kabul ediyor musunuz?

Spor :

Japonların bu kadar zayıf ve sağlıklı olmalarının bir diğer nedeni ise çocukluktan beri bu şekilde yetiştirilmeleridir. Aileleri tarafından sağlıklı beslenmeleri konusunda eğitilen çocuklar, okula da ya yürüyerek ya da bisikletle gidiyorlar. Japonya suç oranının düşük olduğu bir ülke olduğu için aileler çocuklarını yalnız okula gönderme konusunda herhangi bir endişe yaşamıyorlar. Aynı şey yetişkinler içinde geçerli. Japonya’da bisiklet şeritleri ve yayalar için ayrılmış güvenli kaldırımlar oldukça fazla. Bu Japonlara işe ve okula gidip gelirken doğal yolla kalorilerini yakma imkanı sağlıyor. Yaşam tarzları fazla kilolarından kurtulmaları için elverişli olduğundan spor salonlarına gitmeye ihtiyaç duymuyorlar.

Çay :

Çay, özellikle de yeşil çay, Japonya’daki bir numaralı içecek. Yeşil çayın, metabolizma hızını arttırma, yağ yakma, anksiyete ile mücadele, kalp damar hastalıkları riskini azaltma gibi sağlık için birçok faydası olduğu biliniyor. Bir diğer mucizeyle de sizi tanıştırmak istiyoruz, Matcha çayı. Etkisi ve faydası yeşil çaydan kat kat fazla olan bu çayı da denemekte fayda var. Üstelik hazırlaması çok kolay. Öğütülmüş halde olduğu için demlemek yerine direkt sıcak suya koyup, karıştırıp tüketebilirsiniz. Tüm bunların farkında olan Japonlar ise günde en az bir kere çay içiyorlar. Bazı Japonlar ise sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde birden fazla kez çay içiyorlar. Aynı zamanda Japonya'da çoğu restoran müşterilerine yemekten önce ve sonra ücretsiz yeşil çay ikram ediyorlar. Fazla çay tükettikleri için vücutları susuz kalmıyor ve böylece fazla yemek yeme ihtiyacı hissetmiyorlar. Ayrıca çay kalorisi çok düşük bir besin. Özellikle cola, limonata gibi çok fazla tükettiğimiz yüksek kalorili içecekleri düşündüğümüzde yeşil çay yanlarında çok masum kalıyor.
Japonların zayıflı ve sağlıklı kalmak için uyguladıkları sırları öğrendikten sonra siz ne düşünüyorsunuz? Bunları öğrendikten sonra beslenme düzeninizi Japonları örnek alarak değiştirecek misiniz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
3
Şaşırtıcı
Harika Harika
1
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals