Kaplan Yavrularını Bu Adama Verdi, Sonrasında Asla Düşünülemeyecek Bir Şey Yaptı..


Bugün yazımızda şaşırtıcı bir dostluktan bahsedeceğiz. Bir kaplanla bir insanın dostluğu bu. Üzerinden yıllar geçse de unutulmayan.

Olay Rusya'da kaplanların bolca yaşadığı ormanlık alanda gerçekleşmiş. Rusya'da bulunan bu gür ve yeşil ormanlarda vakit geçirmek dünyanın en güzel aktivitelerinden biri olabilir. Ormanın tam ortasından akan nehir boyunca yürümek, temiz havanın tadını çıkarmak ve yeni şeyler keşfetmek herkesin hoşuna gider. Öyle değil mi? Rusya'da yaşayan çok sayıda kişi de boş vakitlerini bu ormanda geçiriyorlar. Tıpkı Stephan gibi. Stephan tatillerinde ormana gidiyor, yürüyüş yapıyor, mantar ve çeşitli yaban meyveleri topluyor, elbette nehirden balık avlıyor. Ancak herkes gibi o da ormandaki vahşi yaşamdan haberdar olduğu için her ormana geldiğinde kendini savunmak için çeşitli silahları da beraberinde getiriyor. Ormana yürüyüşe veya kamp kurmaya gelenlerin çoğu ise gruplar halinde gelmeyi tercih ediyorlar. Fakat herkesten farklı olarak tek başına dolaşmayı seven Stephan, grupla ormana gelmek yerine tek başına geliyor. Stephan'a göre arkadaşlarla birlikte olmak doğada meditasyon yapmasını, güzel manzaranın tadını çıkarmasını, nehirden gelen su seslerinden ve kuşların seslerinden kaynaklanan güzel sesleri işitmekten onu alıkoyuyormuş.


Stephan ormana geldiğinde ise ormanda sessiz yürüyüşler yapar, gece yıldızları izler, sabah erkenden uyanır ve güneşin doğuşunu izler, sonra balık tutmak için nehre gider ve birkaç yıl önce kendi inşa ettiği küçük bir ahşap evde kalırmış. Hayvanları çok sevdiği için avlanmaktan hoşlanmayan Stephan acil durumlar için yine de yanında silah taşırmış.


Yine bir gün ormanda dolaşırken Stephan, bir hayvanın kendisine yaklaştığını fark etmiş. Kısa süre sonra ise bu hayvanın bir kaplan olduğunu anlamış. Kaplan, Stephan'a yaklaşmaya devam etmiş. Stephan ise ondan korkmamış çünkü kaplanın yardıma ihtiyacı olmadıkça bir kişiye yaklaşmayacağını biliyormuş. Adam kaplanı izliyor ve ne istediğini anlamaya çalışıyormuş. Ama ilk başta her şey onun için gizemliymiş.

Stephan daha sonra oradan uzaklaşmış. Her zamanki gibi çadırını kurmuş ve uykuya dalmış. Sabahın erken saatlerinde uyandığında ise aynı kaplanın çadırının biraz ötesinde durup ona baktığını görmüş. Ne yapması gerektiğini bilemeyen Stephan silahını kullanıp kullanmama konusunda da kararsızmış. Kaplan ise sakinmiş ve sanki bir şey söylemek istiyormuş gibi çadırın etrafında dolanıyormuş. Bu sırada Stephan, eşyalarını toplayıp bir çantaya koymuş, silahını arkasına asmış ve kaplana doğru ilerlemiş. Hayvan dönüp ilerlemeye başladığında, adam, hayvanın kendisine bir şey göstermek ve ondan yardım istemek için onu bir yere götürmek istediğini anlamış. Stephan, istenilen yere gelene kadar onu takip etmeye karar vermiş. Adam, kaplanın arkasında yaklaşık bir kilometre yürümüş. Sonra kaplan uzun bir çimenliğin ortasına girmiş ve oradan iki küçük kaplanı çıkarmış. Bu da dev kaplanın ne istediğini nihayet anlayan Stephan'ı şaşırtmış. Kaplan, kesinlikle yeni doğan yavru kaplanlar için Stephan'dan yardım istiyormuş. Adam o anda yerde yatan başka bir kaplanı fark etmiş. Yerde yatan kaplan, yavruların annesiymiş.


Stephan, kaplanın ondan ne tür yardım istediğini ilk başta anlamamış. Ama dişi kaplana yaklaştığında hayatını kaybetmek üzere olduğunu görmüş. Anne kaplan güçlükle nefes alıyormuş. Stephan ona yardım etmeye çalışsa da maalesef kısa süre sonra hayatını kaybetmiş. Stephan'ı izleyen kaplan ise annenin ölmek üzere olduğu için artık yavrulara bakamayacağını fark etmiş ve bu yüzden yardım aramaya başlamış. Issız ormanda Stephan'a denk gelmesi ise büyük şansmış.


Stephan, dişi kaplanı kurtaramadığı için çok üzülmüş. Ama yavru kaplanları kurtarmak için hala elinde bir şans varmış ve vakit kaybetmeden yavruları alıp eve götürmeye karar vermiş. Kaplan da Stephan'a güvenmiş ve onun yavruları alıp götürmesine izin vermiş. Stephan, yavru kaplanları veterinere götürmüş ve hemen tedaviye başlanmasını istemiş. Klinikte yapılan ilk müdahalenin ardından Stephan yavruları eve getirmiş ve veterinerin talimatları doğrultusunda onlara bakmaya başlamış. Kısa sürede iki yavru kaplan ayaklanıp evin içinde yürümeye başlamışlar.


Adam sürekli kaplanları izliyor ve onları hiç şüphesiz ormanda sabırsızlıkla bekleyen kaplan babalarına geri döndürmek için iyi yürüyebilmelerini ve güçlerini geri kazanabilmelerini bekliyormuş.

Bir hayvanat bahçesindeki yetkililer ise Stepfan'ın evinde tuttuğu kaplanları duyduklarında hemen evine gelmişler ve kaplanları kendilerine vermesini istemişler. Hatta Stephan'a yüklü miktarda para da teklif etmişler. Ama adam bu teklifi kesin bir dille reddetmiş. Stephan kendisine güvenen bir kaplana asla ihanet edemezmiş. Bir aydan fazla bir süre geçtikten sonra kaplanlar büyümüş ve daha güçlü hale gelmişler. Sonra Stefan, vahşi yaşamda yalnız yaşamaya hazır olduklarını fark etmiş ve onları ormana götürmüş. Fakat Stephan, yavruların babasıyla karşılaşamamış. Ama yavruların babalarını bulduğundan eminmiş.


Birkaç yıl sonra ise Stephan yine ormana gidip çadır kurmuş. Ateş yakmak için çevrede odun toplarken karşısında dev bir ayı belirmiş. O an silahını çadırda unuttuğunu fark etmiş ve korkusu daha da artmış. Ayıdan kurtulmak için Stephan topladığı odunları ona doğru fırlatmış ve koşmaya başlamış. Ama ayı onu yakalamış ve yere düşürmüş. Stephan tam pes etmişken arkasında iki büyük kaplan belirmiş ve ayıya saldırmışlar. Ayı, Stephan'ın üzerinden çekildiğinde ise adam çadırına silahını almak için koşmuş. Silahıyla geri döndüğünde iki kaplanı yerde yatarken bulmuş ve onlara yaklaştığında, yıllar önce tedavi ettiği iki kaplan olduklarını anlamış. Kaplanlar yıllar önce hayatlarını kurtaran adamın hayatını bu sefer kendi yöntemlerince kurtarmışlar. Ve yıllar önce borçlandıkları Stephan'a bu şekilde borçlarını ödemişler. Stephan ise ayıdan kurtulduğuna sevinmiş ama en çok yıllar önce kurtardığı kaplanları bu şekilde karşısında gördüğüne sevinmiş. Bu yaşanmış hikaye ise bize bir kez daha hayvanların biz insanların en yakın dostları olduğunu kanıtlıyor. Öyle değil mi?

Bir önceki yazımız olan ''Bir Makineyle Yüzleşmek Gibiydi " C.Ronaldo'ya Karşı Bir Defans Oyuncusunun Anlattıkları başlıklı makalemizde defans oyuncusu, ronalda ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds