Köpekbalıkları Neden Yunuslardan Korkuyor?


Köpek balıklarının yunuslardan korktukları ve görür görmez kaçtıkları uzun zamandır bilinen bir gerçek. Özellikle köpek balıkları boz yunuslardan çok korkuyorlar. Peki ama böylesine sevimli ve eğlenceli yunuslardan denizlerin korkutucu yırtıcıları olan köpek balıkları neden korkuyor? Gelin birçoğunuzun aklını kurcalayan bu soru için yazımıza geçelim.

Masmavi denizlerde sular asla durulmuyor. Çünkü denizlerin derinliklerinde avcılar ile avları arasında amansız bir mücadele var. Bu mücadelelerin en ateşlisi ise köpekbalıkları ile yunuslar arasında geçiyor. Eğer şu ana kadar bu konuda yapılmış film ve dizileri izlemişseniz, köpekbalıklarının karşılarında yunusları gördüklerinden çoğu zaman caydıklarını bilirsiniz. Bunun nedeni yunusların köpekbalıklarından daha güçlü ya da daha büyük olmaları değildir. Bu durumun nedeni yunusların çok akıllı canlılar olmasıdır. Akıllı ve hisleri kuvvetli canlılar olan yunuslar doğru anda doğru tepkiler verirler. Bu da dünya genelinde birçok insanın köpek balığı saldırılarından yunuslar tarafından kurtarılmasının bir nedeni. Denizlerde gruplar halinde dolaşan yunuslar, köpekbalıklarına karşı insanların doğal bir cankurtaranı gibiler. Yunuslar ve köpek balıklarını karşı karşıya getiren tek şey elbette insanlar değil. Köpekbalıklarının, yunuslardan çekinmelerinin ilk nedeni onların çok zeki olmaları, ikincisi ise sürüler halinde dolaşmaları. Üçüncüsü ise yunuslar her ne kadar sevimli ve zararsız görünseler de onlar kendilerini nasıl korumaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Mesela eğer agresif bir köpek balığı görürlerse zaman kaybetmeden sürü halinde ona saldırırlar ve köpek balığına hayatta kalması için hiçbir şans vermezler. Bu da köpek balıklarının yunus sürülerinden uzak kalmayı tercih etmelerinin bir diğer sebebidir.

Yunuslar ve köpekbalıkları birbirlerinden birden fazla sebepten dolayı nefret ederler. Köpek balıkları yunuslardan nefret ederler çünkü onları avlarından uzak tutmak isterler. Yunusların köpekbalıklarından nefret etme sebepleri ise onların doğasındaki saldırganlık ve başka canlılara zarar verme eğilimleridir. Bu iki deniz canlısı ne zaman karşı karşıya gelseler çoğunlukla köpek balıkları yunusları gördükleri anda kaçıp oradan uzaklaşırlar. Bu yüzden bu savaşın kazananı çoğu zaman yunuslar olur.
Yunusların köpekbalıkları karşısında bazı fiziksel avantajları da var. Mesela yunusların üsteki yüzgeçleri daha esnektir. Ayrıca esnek iskelet yapısı ve yumuşak derileri onlara köpek balıklarıyla girdikleri mücadelede avantaj sağlamaktadır. Köpekbalıklarının vücutları ve özellikle de kuyrukları hiç esnek olmadığı ve dikey hareket ettiği gibi yunuslar kadar hareket kabiliyetine sahip değildirler. Yunusların kuyrukları ise yatay bir şekilde hareket ettiği için hızlı manevra yapabilirler.
Yunusların kafaları ise çok kalın ve güçlüdür. Yunuslar köpek balıklarından metrelerce derinde olsalar bile hızla yukarıya çıkıp, burunlarıyla köpek balıklarının tam karnına doğru saldırıya geçebilirler. Bu da köpek balıklarında ciddi hasara neden olur. Hatta yunusların doğru kafa darbeleri köpek balıklarının hayatlarını kaybetmesine neden olabilir.
Bazen köpek balıkları en büyük düşmanları olan yunuslardan intikamları onların yavrularına saldırarak almayı düşünürler. Ancak bunda da çoğu zaman başarısız olurlar. Çünkü bir yavru yunusun tehlikede olduğunu öğrenen yunuslar sürü halinde köepk balığına saldırırlar.
Önceden de söylediğimiz gibi yunusların en büyük avantajları zekalarıdır. Onlar sesle yer belirleyebilirler. Ayrıca ses sayesinde her türlü tehlikeden uzak kalabilir ya da köpek balıklarına saldırabilirler. Tüm bunların dışında yunuslar çok hızlıdırlar. Bu özellikleri de onları köpek balıkları karşısında daha avantajlı hale getiriyor.

Yunuslar ile köpek balıkları arasındaki mücadeleden bahsetmişken katil balinalardan bahsetmezsek olmaz. Katil balina ya da orka, okyanus yunusları ailesinin en iri üyesidir. Çok yönlü bir yırtıcı olan katil balinalar balık, deniz kaplumbağası, kuş, fok, köpek balıkları ve hatta diğer genç ve küçük yunusları yer. Bu şekilde deniz besin zincirinin en üst noktasındadır. Katil balina ayrıca diğer balinalara özellikle gri balinalara da saldırır. Katil balinalar ayrıca büyük beyaz köpek balıklarının da korkulu rüyasıdır. Denizlerde besin zincirinin en tepesindeki hayvan olarak düşünülen büyük beyaz köpekbalıklarının katil balinalardan korktuğu geçtiğimiz günlerde kesin bir şekilde anlaşılmış. Yapılan araştırmalarda katil balinaların gelmesiyle birlikte dev köpekbalıklarının bölgeden ayrıldığı ve o sezon boyunca bir daha geri dönmediği gözlenmiş.
Ayrıca katil balinaların köpekbalıklarının göğüs yüzgecine saldırdıkları ve oluşan yaradan karaciğeri tıpkı tüpten diş macunu sıkar gibi çıkardıkları görülmüş. Büyük beyaz köpekbalıkları iki tonu bulan ağırlıkları, keskin dişleri ve kan kokusunu üç mil uzaktan alabilen duyuları nedeniyle denizlerin korkulu rüyası. Ancak bilim insanları köpekbalığının bu en vahşi türünden çok daha sevimli bir imajı olan katil balinaların gerçek bir ölüm makinası olduğunu vurguluyor.
Katil balinalar hem akıl hem de kas gücünü kullanarak avlayacakları kurbanlarına uygun taktikler geliştiriyor. Bazı köpekbalıklarını yüzeye yönlendiriyor ve kuyruğuyla havada yaptığı bir vuruş ile öldürüyor. Bazı köpekbalıklarını ise ters çeviriyor, 'tonik hareketsizlik' olarak bilinen ve geçici felç hali yaşayan köpekbalığını bu şekilde kolayca etkisiz hale getiriyor. Katil balinaların ayrıca denizlerin en hızlısı mako köpekbalıklarını ve en büyüğü balina köpekbalıklarını da etkisiz hale getirebildikleri biliniyor.

Yani özetleyecek olursak yunuslar, köpek balıklarının en büyük korkulu rüyaları. Bu her ne kadar inandırıcı gelmese de denizlerin sevimli hayvanları yunuslar, denizlerin yırtıcı hayvanları köpek balıklarını bir şekilde korkutmayı başarmışlar.
Yunuslar, denizlerin yırtıcı hayvanları olan köpek balıkları korkutmayı başarmış olsalar da biz insanlar karşısında etkisizler. İnsanlar ise bu sevimli hayvanları esir alıp, yine insanları eğlendirmek için gösterilerde kullanıyorlar. Peki kimler daha önce yunus gösterilerine katıldı? Eğer katıldıysanız, şimdi size yunus gösterilerine bir daha asla gitmemeniz için bazı nedenlerden bahsedeceğiz.
Öncelikle ortalama bir yunus 20-30 yıl yaşıyor. Tutsak edilenler ise bu zamanın yarısı kadar ya da bu süreden bile daha az yaşıyorlar. Ancak, şovun devam etmesi gerektiğinden, hayatını kaybeden hayvanlar yerine yenilerini getiriyorlar. Seyircinin zavallı hayvanın neler yaşadığı konusunda ise en ufak bir fikri bile olmuyor. Bunun nedeni yunus gösterileri hakkındaki efsaneler olabilir. Gelin yunuslar hakkında yanlış bilinenlere yakında bakalım.
Yunuslar her daim gülümsüyor gibi görünüyorlar öyle değil mi? Eminiz birçok kişi gülümsüyormuş gibi duran yunusların mutlu olduğunu düşünüyor. Ancak yunuslar hallerinden memnun olduklarında da yaptıklarına dayanamadıklarında da antomik yapıları yüzünden sürekli gülümsüyormuş gibi görünüyorlar. Ne yazık ki, perişan görünmeleri fiziksel olarak imkansız.

Yunuslarla ilgili bir diğer yanlış bilinen bilgi ise arkadaş canlısı oldukları ve neşeli olduklarında gözlerini kıstıklarıdır. Ama bunun asıl nedeni havuzların içinde bulunan kimyasallardır. Eğer havuzdaki klor miktarı yüksekse, yunusların gözleri tahriş olur ve hatta kör bile olabilirler. Bu yüzden tutsak yunuslar genelde gözlerini kapatarak yüzerler. Ayrıca suyun içindeki kimyasallardan dolayı yüzeye yakın yüzerler ve hatta bazen kimyasallar yunusların derilerine ciddi zarar verir.
Yunusların geniş havuzlarda yüzdüklerini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü havuzlar bize ne kadar büyük gözükürse gözüksün, bu tutsak hayvanlar normalde doğal ortamlarında varlıklarını sağlıkla sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları alanın %1'inden daha azına sahiplerdir. Aynı zamanda bu küçük havuzlarda duvarlardan geri yansıyan sesler hayvanların psikolojilerini ciddi şekilde etkileyebilir. Buna bir de yüksek sesli müziği, bağırışları, alkışları ve yunusların tutsak haldeyken yaşadıkları diğer eziyetleri de ekleyin. Yani, yunusların neden sürekli stres altında olduklarını anlamak pek zor değil. Öyle değil mi?
Peki yunusların gösterilerden önce bilerek biraz aç bırakıldıklarını biliyor muydunuz? Yunuslar gerçekten de gösterilerden önce aç bırakılıyorlar. Böylee yunuslar da eğer çok çalışmazlarsa, yiyecek alamayacaklarını anlıyorlar.
Yunusların akvaryum ve oseanaryumlarda evlerinde gibi hissettikleri de çok yanlış bir algıdır. Yunuslar, vahşi doğada zamanlarını ve enerjilerini diğer yunuslarla ilişki kurmaya ve ilişkilerini sürdürmeye harcarlar. Yunusları diğer hayvanlarla beraber kapalı bir alanda tutmak, bir insanı yabancılarla dolu bir odaya koyup iletişim kurmaya zorlamak gibidir. Bunların dışında her yer değiştirdiklerinde, 5 ila 8 günlerini kendi büyüklükleri boyutundaki karanlık akvaryumlarda geçiriyorlar. Ayrıca, genellikle bu akvaryumlarda yalnız da olmuyorlar, kendilerine 1 veya 2 yunus daha eşlik ediyor.
Son olarak yunusların insanları iyileştirebilme etkileri kesinlikle yoktur. Yunus terapisinin yararları üzerine yapılan araştırmalar, terapinin olası etkisinin kısa süreli ve plasebo etkisi olduğunu ortaya çıkarmış.
Denizlerin sevimli ve bir o kadar cesur hayvanları yunuslar hakkında anlatacaklarımız bu kadar. Peki sizce yunus gösterileri kanunen yasaklanmalı mı? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds