Kurt Sürüsünden Ayrıldı ve İnsanlardan Garip Bir Yardım İstedi. İnsanlığın Dünyaya Verdiği Zararlar.


İnsanlık olarak dünyaya büyük zarar veriyoruz. Bunların başında ise çevre kirliliği geliyor. Çevre kirliliği genel olarak su kirliliği, gürültü kirliliği, hava kirliliği, toprak kirliliği, görüntü ve ışık kirliliği olarak çeşitlere ayrılır. Tüm çeşitleriyle çevre kirliliği, doğaya zarar vererek doğrudan veya dolaylı olarak yaşamını sürdüren tüm canlıların zarar görmesine neden olmaktadır. Biz de bugün sizlere çevre kirliliğinden en çok etkilenen hayvanların içler acısı hallerinden bahsedeceğiz. Gelin vakit kaybetmeden yazımıza geçelim.

İlk olarak çevre kirliliği, doğaya zarar vererek doğrudan veya dolaylı olarak yaşamını sürdüren tüm canlıların zarar görmesine neden olmaktadır. Tüm bu çevresel kirlilikler insanlar tarafından oluşturularak insanların ve diğer canlıların zarar görmesine sebep olmaktadır.
Çevre kirliliğinin hayvanlar üzerindeki etkileri, öncelikle kanser ve çeşitli organ yetmezliği olarak gözükmektedir. Klinik çalışmalarda hayvanların genelde kanser nedeniyle hayatlarını kaybettikleri ortaya çıkmıştır. Bunun yanında sokak hayvanlarının kendilerine özel salgın enfeksiyon hastalıklar, trafik kazaları, beslenme sorunları göz ardı etmemek lazım. Özellikle kış mevsiminde yollara buzlanmayı önlemek için atılan kimyasal içerikli tuzlar kar içinde eriyince sokak hayvanlarına ciddi zarar verirler. Tuzlar eriyince bunu içen sokak hayvanlarında en basitinden mide bağırsak sorunları ya da ciddi zehirlenme belirtileri görülür.
Kanser vahşi doğadaki hayvanları da etkilemektedir. Onlar da toksik çevreden etkilenmektedirler. Vahşi hayvanlar ayrıca doğaya düşüncesizce atılan plastik atıklardan da olumsuz etkilenmektedirler. Buna verilecek en güzel örnek ise bu zavallı kurt.
Hindistan'ın Nagpur şehrinde amatör fotoğrafçılardan oluşan bir grup tarafından bulunan kurt görenleri şaşkına çevirmiş. Yemek aramak isterken plastik bir kutunun içine kafasını sıkıştıran kurt, çevrede bulunan kişilerin yardımıyla kurtarılmış. Uzun süre yemek yiyemediği için oldukça zayıf düşen kurt, plastik kutudaki delikler sayesinde nefes alıp su içerek hayatta kalabilmiş. Kurdun içler acısı hali ise çevre kirliliğinin hayvanlar üzerindeki olumsuz etkisini net bir şekilde gösteriyor. Bu zavallı kurt gibi dünyanın birçok yerinde hayvanlar biz insanların kirlettiği çevrede hayatta kalmak zorunlar. Bu maalesef hiç de kolay bir iş değil. İster denizlerde yaşayan canlılar olsun ister karada isterse havadaki kuşlar olsun hepsini bizim yüzümüzden zorlu bir hayat bekliyor.

Çevre kirliliği insanlar farketmeden, doğada yaşayan hayvanların yaşama hakkını elinden alıyor. Birçok kişinin küçük bir çöp olarak gördüğü, ancak kendi kendini imha edemeyen atıklar aslında başka bir tarafta ne çok canlının canından alıyor. Her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşu, 100 milyon memeli hayvan ve 2 milyon çocuk çevre kirliliği nedeniyle hayatını kaybediyor. Yapılan araştırmalar dünyadaki mevcut çere kirliliğinin %50'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymakta. Hızlı nüfus artışı ise çevre sorunlarının artmasında önemli bir etken olarak görülüyor.
Özellikle enerji alanında ihtiyacı karşılamak için yapılan çalışmalara bağlı olarak sayıları artan nükleer enerji santralleri ve radyoaktif madde artıkları kirlenme yaratan başlıca unsurlardır. Radyoaktif atıklar, yaymış oldukları elektronla hava, su, toprak ve bitkilere zarar vermekte. Radyasyonlu hayvansal ürünler ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşımaktadır. Fark ettiğiniz üzere bu süreçte bitkilerden hayvanlara ve insanlara kadar dünya üzerindeki herkes bu olumsuzluklardan etkilenmektedir.
İnsanların düşüncesizce çevreyi kirletmesinden ise en çok denizler etkileniyor. Her yıl denizlere 9 milyon ton plastik atık bırakılıyor. Plastik atıklar sebebiyle yılda 1 milyondan fazla canlı hayatını kaybediyor. Eğer bu oran devam ederse 2050 yılında denizlerimizde balıklardan çok plastik atık bulunacak.

Gittikçe artan plastik kirliliği nedeniyle yeryüzünün en ulaşılamayan noktalarında, deniz ve okyanusların 11 kilometre derininde, gezegenin en derin noktası olan Mariana Çukuru’nda dahi canlıların midelerinden sentetik lifler çıkması bilim insanlarını şaşırtmayı başarıyor.

Aslında yaşamın ve varlığımızın kaynağı olan suyun kirleniyor olması bizim de kirleniyor olmamız anlamına geliyor. Çünkü deniz canlıları da ekosistemdeki kirlenme ve bozulmayla birlikte tükeniyor. Oysa denizlerden elde edilen canlılar insanlara her yıl 90 milyon ton gıda sağlıyor.

Elbette denizlerdeki tek kirlilik kaynağı sadece plastik değil. Ancak en önemli kirlilik kaynağı yine plastikler. Plastik atıkların %80’i kara kaynaklı, geriye kalanı ise yolcu ve balıkçı gemilerinden geliyor. Plastikler deniz dibinde biriktikçe bütün ekosistemi bölüp alt üst ediyorlar. Plastik bir poşetin doğada çözünmesi 20 yıl sürüyor. Plastik şişelerinse tam 450 yıl. Misina 600 yıl, çocuk bezi 450 yıl, lastik ayakkabı tabanı 50-80 yıl, naylon kumaş 30-40 yıl çözünmeden denizde kalabiliyor. Kaldı ki bu süreç denizin derinliklerindeki güneş ışığı, oksijen eksikliğinden ve su hareketliliğinin çok az olmasından dolayı daha da uzayabiliyor. Bu sebeple de maddeler çöküyor ve öylece kalıyorlar. Ve bu kirlilik beraberinde bir çaresizliği de getiriyor. Zira deniz tabanına çökmüş olan çöpü oradan toplamak, verilmiş olan zararı daha da artırabilir.

Denizlerdeki tüm bu kirlilik ise hayvanların hayatlarına mal oluyor. Bizim düşüncesizce denizlere attığımız plastik atıkların deniz canlılarına yaptıkları içler acısı. Öyle değil mi? Üstelik plastik kirliliğinden doğrudan etkilenen canlılar sadece balıklar da değil. Örneğin kuşlar plastik atıkları sadece yuva yapımında kullanıyor. Bu maddeleri yutan kuşların sindirim sistemi tıkanıyor ve hayatlarını kaybediyorlar.



2010 yılında yapılan bir çalışmada okyanuslara atılan plastik atık miktarının 8,8 milyon tona ulaştığı açıklanmıştı. 2017 yılında yapılan bir araştırmada ise denizlerde 5,2 trilyon plastik parçası olduğu ortaya çıkmış. Yapılan araştırmalar her yıl bir milyon su kuşu ve 100.000 deniz canlısının plastik sindirimi nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.
Maalesef kirlilik sadece karaya veya denizlere özgü değil. Biz insanlar havayı da kirletmeyi başardık. Elbette hava kirliliğinden de hayvanlar ciddi şekilde etkileniyorlar. Hava kirliliğine sebep olan çok sayıda gaz bulunmakta. Bu gazlar çoğunlukla kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yakılması, tarım ilaçları, şehirleşme sonucu artan katı atıklar ve volkanik faaliyetler sonucu doğaya salınıyor. Bu gazların atmosferde birikmesi sonucu oluşan asit yağmurları, iklim değişiklikleri ve ozon molekülleri insanların yanı sıra hayvanlar ve bitkiler üzerinde olumsuz etkiler meydana getiriyor.
Hava kirliliğinin sonuçlarından biri de iklim değişikliği. İklim değişikliğine neden olan gazlara sera gazları deniyor. Dünya’nın ortalama sıcaklığının gitgide artması, kutup bölgelerindeki buzulların daha fazla ve daha hızlı erimesine yol açıyor. Bu bölgelerde yaşayan kutup ayısı, penguen, balina ve fok gibi hayvanlar doğal yaşam ortamlarını gitgide kaybediyor. Bunun sonucunda avlanamadıkları için aç kalan hayvanların kaderi ise hayatlarını kaybetmek oluyor.
Peki gürültü kirliliği hayvanları nasıl etkiliyor? Yapılan bilimsel çalışmalara göre hayvanlar, insanlardan kaynaklı gürültü nedeniyle bazı yaşamsal duyularını kullanamıyor ve tehlikeyi ayırt edemiyorlar. Gürültü kirliliği şu ana kadar aslında hava ve su kirliliğinin geri planında kalmış ve önemsenmemiştir. Ancak yapılan çalışmalar gürültünün ne kadar da büyük bir etkisi olduğunu gözler önüne seriyor.
Bilimsel çalışmalar, insanlardan kaynaklanan gürültünün hayvanlarda çok ciddi strese neden olduğunu ve bu stresin hayvanların kendi iletişimlerini etkilediğini gösteriyor. Hatta onları farklı coğrafyalara göç etmekten veya üremekten bile alıkoyduğunu ortaya çıkarıyor. Tüm bunlar, uzun vadede doğadaki türlerin yok olmasına bile neden olabiliyor. İnanabiliyor musunuz? Biz insanların neden olduğu gürültü bazı hayvanların neslinin tükenmesine neden olabiliyor.
Özellikle firavun farelerinin üzerinde yapılan bir araştırmanın sonucu gürültü kirliliğinin gerçek boyutlarını net bir şekilde gözler önüne seriyor. Araştırmacılar firavun farelerinin yaşadığı bölgede bir süre boyunca trafik gürültüsü kayıtlarını ve yırtıcıların seslerinin kayıtlarını yayımlamışlar. Trafik gürültüsü duyan hayvanların, yırtıcının titreşimlerine dikkat kesilmediği, bulunduğu bölgedeki potansiyel tehditlere daha az dikkat ettiği ve saldırılara karşı daha az hazırlıklı oldukları anlaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar, gürültü kirliliğinin hayvanlar üzerinde ciddi negatif etkilere neden olduğunu kanıtlıyor.

Ayrıca gürültü kirliliğinin balinaların ve yunusların okyanustaki işitme kapasitelerini de olumsuz etkilediği bilinmektedir. Sondaj makinelerinden, gemilerden ve diğerlerinden kaynaklanan gürültü, okyanuslardaki gürültü kirliliğinin ana sebepleridir.
Peki ama dünyayı paylaştığımız hayvanlara tüm bu eziyetleri yapmamak için neler yapmalıyız? Öncelikle medeni ve duyarlı bir insan olarak toplumda yaşayan herkes çevreye duyarlı olmak zorundadır. Yaşadığımız çevrenin bizim çöplük alanımız olmadığını ve yalnız yaşamadığımızı fark etmemiz gerekiyor. Dünya üzerinde bizimle birlikte başka insanlar, çocuklar, hayvanlar da yaşamakta.
Çevre kirliliğini azaltmanın özellikle de plastik atıklara son vermenin en önemli yollarından biri geri dönüşümdür. Fakat hala daha geri dönüşümün ne kadar önemli olduğunun farkında değiliz. Hatta çevre kirliliğinin ne boyutlarda olduğunu bile göremiyoruz. Açlıktan plastik atık yiyen ve hayatını kaybeden bir albatrosu görmek ya da plastik ambalaj atığından kurtulamamış bir kaplumbağa belki birilerini uyandırabilir. Dolandığı poşetten kurtulamayan leylek veya Kocaeli, Dilovası'nda yaşanan petrol sızıntısı nedeniyle can çekişen bir deniz kuşu belki plastik atıkları doğaya atma konusunda fikirlerinizi değiştirebilir.
Unutulmaması gereken hayvanların da tıpkı biz insanlar gibi canlı oldukları. Onların da duyguları ve aileleri var. Bu yüzden bir insan olarak çevreye olan duyarlılığı önce kendimize sonra çevremize sonra dünyaya ispatlayalım. Dünyayı tertemiz bir dünya olarak bizden sonra gelecek nesillere teslim edelim. Çünkü insanoğlunun sağlıklı, mutlu uzun yaşayabilmesi için çevre kirliliğine azami dikkat etmek zorundayız.
Peki sizler çevre kirliliği ve bundan en çok etkilenen hayvanlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Hayvanları çevre kirliliğinden korumak için neler yapmalıyız? Çözüm önerilerinizi ve görüşlerinizi bizimle yorumlar kısmından paylaşmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
1
Harika
Üzücü Üzücü
1
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Soruları doğru yanıtlayın ve bilginizi test edin!
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format