Kuzey Kore’deki Dünyanın İlk Yüzen Oteli YOK Edilecek


Dünyanın ilk yüzen oteliyle tanışmak ister misiniz? Bu otel Kuzey Kore’de Kumgang Dağı limanında bulunuyor. Otel Haegumgang dünyanın ilk yüzen oteli. İşte bu benzersiz otelin hikayesi

İsveç'te tasarlanan, Singapur'da inşa edilen otelin Avustralya'da faaliyete geçmesi planlanmış olsa da, önce Vietnam'a daha sonra da otel Kuzey Kore kıyılarına demirlemiş. 7 katlı otel 10 yıl içerisinde tam 15.000 km yol kat etmiş.
Aslında yüzen otel fikri ilk olarak Doug Tarca isimli bir dalgıcın aklına gelmiş. 1935'te Avustralya'ya göç eden İtalyan doğumlu bir dalgıç olan Doug Tarca, Queensland kıyılarındaki Büyük Set Resifi'nin harikalarını korumak ve güzelliklerini dünyayla paylaşmak konusunda tutkuluymuş. Tarca ilk başta zemini camdan yapılmış bir katamaranla turistler için turlar düzenliyormuş. Ama daha sonra turistler kıyı boyunca çapa atmış yolcu gemileri sayesinde bu resifin üzerinde konaklamaya başlamışlar. Fakat bu fikir pek pratik olmadığı için tutmamış. Tarca birkaç ay içinde işleri büyütmüş. Mercan hasadı ve Büyük Set Resifi'ne bağlı birkaç ticari girişim izni aldıktan sonra Tarca bahsedilen yüzen otelin geliştirilmesinde kilit bir figür haline gelmiş.
İsveç'li bir şirket Tarca'yla iletişime geçmiş. Şirket petrol kulelerine yüzen yatakhaneler yapmakta uzmanmış ve yapılan görüşmelerde yüzen otelde de aynı teknolojiyi kullanmaya karar vermişler.
Tam bu noktada Singapur'daki bir şirket devreye girmiş ve yüzen oteli 20 milyon dolara yapmayı üslenmiş. Bazı problemlerden ötürü yüzen otelin yapımı yarım sene gecikmiş. Yüzen otel, yolcu gemilerinden farklı olarak kendiliğinden hareket edemiyormuş. Bu yüzden tüm aksilikler giderilip, hazır hale geldiğinde iki büyük yük gemisi oteli Avustralya'ya 4.000 km kadar sürüklemiş. Tabii bu süre zarfında yüzen otel haberi tüm dünyaya yayılmış. İnsanlar ise dünyanın ilk yüzen otelinde kalmak için adeta sıraya girmişler. Otelde kalmak isteyenlerin yanı sıra dünyanın en büyük otel işletmecileri de bu otelin işletmesini kazanmak için birbirleriyle yarışa girmişler. Kazanan ise Four Season olmuş.

'Denizde cennet' vaat eden Four Seasons yönetimi altındaki John Brewer Floating Hotel, 1988'de kapılarını açtığında yaklaşık 200 son teknoloji oda, 100 koltuklu bir tiyatro, gece kulübü, bar ve restoranlar, bir helikopter pisti, bir tenis kortu, kütüphane, oyun odası, havuz ve 50 kişilik bir su altı gözlemevi içeriyormuş. Resmi olarak, yüzen otel 98 kişilik bir personele sahipmiş ve 140 çift kişilik oda ile 34 lüks suitte 356 misafir ağırlayabiliyormuş.
Ve elbette en göz alıcı kısmı büyük set resifleriymiş. Konuklar cam zeminli denizaltıyla resifi gezebilecek ya da okyanusa dalış yapabileceklermiş. Suya girmek istemeyenler ise otelin içerisinde sualtı izleme bölgesinde zaman geçirebileceklermiş. Tüm bu güzelliklerden bir adım uzaklıktayken doğa ana sahneye çıkmış ve açılışa damgasını vurmuş.
Saatte 100 km'ye ulaşan tropik fırtına bölgeyi etkisi altına almış. Fırtına yüzünden oteldeki havuz büyük zarar görmüş ve sualtı gözlemevini batırarak ziyaretçilerin ulaşımı için kullanacakları tekneleri mahvetmiş. Her ne kadar karşılaşılan bu problemlerin üstesinden kısa sürede gelinse de meydana gelen gecikme otelin sahiplerine milyonlarca dolara mal olmuş. Neyse ki otel sonunda geceliği 1.100 dolardan açılmış.
Otel sahipleri, resif bölgesinin çevresel standartlarını koruyabilmek için ciddi miktarda para harcamak zorunda kalmış. Geminin gövdesinde sıradan ucuz bir boya kullanmamışlar ve atıklar resiften kilometrelerce uzağa boşaltılmadan önce işlenmek zorundaymış. Çöplerin tamamıysa ana karaya götürülmeliymiş. Hatta deniz araştırmacıları için bir labaratuvar açarak deniz kuşlarına herhangi bir zarar olmadığını bile göstermişler. Tüm bu çabalar yine de resifin ömrünü korumasına yetmemiş ve büyük bir kısmı deniz yıldızları tarafından yenilmiş.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi yaşanan şiddetli doğa olayları konukların otele ulaşmasını engelliyormuş. Bunun yanında otelde kalan konuklar beklentilerinin karşılanmamasından şikayetçilermiş. Yani anlayacağınız otelin ihtişamı pek fazla sürmemiş. Otel hiçliğin ortasında yüzüp durduğu için görülebilecek şeyler de sınırlıymış. Her yer uçsuz bucaksız denizden ibaretmiş.

İşler daha da kötü gidemez diye düşünülürken Eylül 1988'de dalış yapan konuklar otelden yaklaşık 5 kilometre uzakta bulunan John Brewer Reef lagününde,  devasa bir 2.Dünya Savaşı cephane çöplüğüne rastlamışlar. Çöplükte 100.000 adet mühimmat bulunuyormuş. Bu olayın maalesef telafisi olmamış. Gecelik ücret 130 dolara kadar düşürülmüş olmasına rağmen otelin doluluk oranı %25'i geçmemiş.
Otel sahipleri tüm bu yaşananlar yüzünden çok para kaybetmişler ve oteli 1989 yılında Japon bir şirkete satmışlar. Satış gerçekleşir gerçekleşmez ise otel Vietnam'a taşınmış. Bir on yıl kadar, Vietnam'da Saigon Floating Hotel ismiyle gece kulübü olarak işletilmiş. 1997 yılına gelindiğinde ise o bölgedeki otellerin sayısı artmış ve rekabet artınca yüzen otelin sahipleri mali sorunlarla daha fazla başedemeyip oteli Kuzey Kore'ye satmışlar.
Burada Hotel Haegeumgang adıyla Kuzey ve Güney Kore sınırları arasında turistik bir işletme olarak konumlanmış. Fakat öncesinde tadilat için Singapur'a götürülmüş. Tadilattan sonra ise Kumgang Dağı eteklerindeki limana demirlenmiş. Bu otel sayesinde Kuzey ve Güney Kore'de yaşayan ve birbirlerini yıllarca görmeyen aileler buluşabiliyormuş. Otel 8 yıl boyunca ihtişamını sürdürmüş ve başkentteki otellerden bile daha popülermiş. Ne de olsa hem modern hem de konforluymuş. Elbette artık yüzme havuzu ve tenis kortu yokmuş. Ama yeni yapılan oyun evi bunu fazlasıyla telafi etmiş. Sonunda işler bu yüzen otel için iyi gitmeye başlamış. Ta ki 2008 yılına dek. O yıl yaşanan talihsiz olay her şeyi mahvetmiş.
2008 yılında, Güney Koreli bir turist, Kuzey Koreli bir asker tarafından Hotel Haegeumgang'ta vurulmuş. Bu olayın ardından tüm turlar sonlandırılmış. O günden beri de yüzen otel kullanılmadan paslanmaya terk edilmiş olarak bekliyor.
Ülke oteli tekrar eski haline getirmeyi planlıyor. Fakat ne yazık ki talihsiz otel bu yenilemeyi göreceğe benzemiyor. Çünkü yetersiz ve eski olmasının yanı sıra ulusal kimliğinin olmadığı söyleniyor.
Yıpranmış boyaları, boş ve sessiz odalarıyla yüzen otel bir zamanlar dünyanın gözlerini üzerine çevirdiği devrimsel nitelikte bir cazibe merkeziyken artık tamamen yok olmadan önce son günlerini yaşıyor.
Peki sizce Kuzey Kore'de bulunan yüzen otel tekrar yenilenip kullanıma açılmalı mı? Ne düşünüyorsunuz?

Bir önceki yazımız olan Bütün Dünya Bu Kadınlara Aşık .. Gözünüzün Görebileceği En Güzel 10 Kadın başlıklı makalemizde dünyanın güzelleri, en güzel kadın ve güzel kadın hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds