Megalodon Yiyen Gerçek Deniz Canavarları…


18 metre uzunluğunda ve T-Rex’inkine eşit bir ısırma gücüne sahip olan megalodon, karşısına çıkan hemen hemen her şeyi parçalayabilir. Peki gerçekten öyle mi? Okyanusların gördüğü en tehlikeli en dehşet verici hayvan megalodon muydu? Bazılarına göre bu doğru değil. Çünkü okyanuslarda başka tehlikeli ve dehşet verici yaratıklar vardı. Peki megalodonların neslinin tükenmesinin asıl nedeni bu tehlikeli yaratıklar olabilir mi? Gelin cevabını ve daha fazlasını yazımızın geri kalanından öğrenmek için yazımıza geçelim.

Mosazor :

 Denizlerin dinazoru olarak bilinen Mosasaurus'lar bundan 70 milyon yıl önce denizlere kurduğu hakimiyet ile bilinmekte. Hayal gücünün de ötesinde bir büyüklüğe sahip olan bu yaratıkların boyları 14 metreye kadar uzanmaktaymış. Bu büyüklük ortalama bir otobüsten bile 5 metre daha uzun. Bu canavarı ürkütücü yapan tek şeyin uzunluğu olduğu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Gelmiş geçmiş en ağır hayvanlardan bir tanesi olan bu canlıların bazıları toplam 28 ton ağırlındaymış. Bu tynasarus rex'in üç katı kadar ağır demektir. Her ne kadar çok uzun olsalarda bu canlıların boylarının çoğunluğunu kuyruklarından oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu da Mosasaurus'lara hem avantaj hem de dezavantaj yaratmakta. Vücutlarının büyük bölümü kuyruktan oluşan Mosasaurus'lar vücut kemik endekslerinin düşük olması nedeniyle Megaladon'larla savaşırken dezavantajlı duruma düşebilirler. Eğer sadece dışarıdan bakarsak bu canlıların kolaylıkla Megaladon'ları yenebileceği söyleyebilir. Megaladonların aksine Mosasaurus'lar önlerine çıkan her hayvanı avlayabilirler. Bu tür yemek seçmediğini kesinlikle söyleyebiliriz. Balıklar, plesiosauruslar hatta bu türün kendi türlerini bile yedikleri bilimektedir. 16 bin gücünde ısırığa sahip olan bu canlının ağzında ise 40-50 arasında diş bulunmaktaymış. Peki gerçekten Mosasaurus'lar bir megaladonu çiğnemeden yutacak kadar güçlü olabilirler mi? Eğer uygun ortam olursa, tek parça olmasa da bu yaratıklar Megaladonları iki üç parçaya ayırarak kolayca mideye indirebilirler. Gelin Mosasaurus'ların en zayıf yönüne bakalım. Sürüngen türüne ait olan bu canlılar oksijene çok bağımlılar. Bu yüzden su yüzeyinin dışına çıkıp oksijen depolamaları gerekiyor. Eğer Megaladon bu savaş boyunca Mosasaurus'u su altında tutmayı başarırsa savaşı kolayca kazanabilir.

Livyatan Balinası :

 Bilimsel adı livyatan melvillei olan ve megalodon'la aynı dönemde yaşamış olan Livyatan balinası tarihin en büyük balinalarından biridir. Günümüz ispermeçet balinalarının atası olan livyatan balinasının ağırlığı 50 tonu boyu ise 20 metreyi buluyormuş. Dişlerinin teki 30 santimetre boyunda olan bu dev balinalar günümüz balinalarında artık bulunmayan bu dev dişleri sayesinde, diğer balinalarını yiyebiliyormuş. Hatta bu balinaların tarihin en büyük dişlere sahip hayvanı olduğu kabul ediliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar, günümüzün katil balinaları gibi grup halinde koordineli olarak avlandıklarını gösteriyor. Ayrıca yunuslar ve bazı başka modern balinalar gibi ekolokasyon, yani sesle yön bulma becerisine sahip olduğu için avlanmada daha da etkili bir canlıymış. Daha önce de bahsettiğimiz gibi megalodon'la aynı dönemde ve aynı sularda yaşamış olan ve aynı besin için rekabet eden livyatan'ın, megaladon'la sık sık kafa kafaya geldiği tahmin ediliyor.

Katil Balina :

 Megalodonlara meydan okuyabilecek antik yaratıklardan bahsetmeye kısa süre için ara verip, gelin günümüz modern dünyasının korkutucu deniz canavarları olan katil balinalara bakalım. İlk olarak katil balina yani orka, okyanus yunusları ailesinin en iri üyesidir. Yayılım genişliği olarak dünyada insanlardan sonra en yaygın ikinci memeli olan katil balinalar tüm okyanuslarda bulunurlar. Çok yönlü bir yırtıcıdırlar ve balık, deniz kaplumbağası, kuş, fok, köpek balıkları ve hatta diğer genç ve küçük yunuslarla beslenirler. Bu şekilde deniz besin zincirinin en üst noktasında yer alırlar ayrıca diğer balinalara özellikle gri balinalara saldırırlar. 9.8 metreye ulaşabilen boyutlara sahip olan orkaların 21. yüzyılın megalodonları olduğunu rahatlıkla söylebiliriz. 26 milyon yıl önce nesli tükenen megalodonlara karşı, 11 milyon yıl önce dünyaya gelen katil balinaların onlarla aynı yıllarda okyanuslarda yaşamamış olmaları büyük şans. Öyle değil mi?

Rhamphosuchus :

Yaşamış en büyük krokodillerden biri olan Rhamphosuchus da megalodonları alt üst eden bir diğer deniz yaratığı olabilir. Megalodonlarla aynı dönemde yaşamış olan bu antik yaratıkların fosilleri sadece Pakistan'da iki noktada bulunmuştur. 15 ila 18 metre arasında bir uzunluğa sahip oldukları düşünülen bu canlıların ısırıkları da dünya üzerindeki en güçlü ısırıklarmış. Bu güçlü ısırıkları sayesinde megalodonları avladıkları tahmin edilen Rhamphosuchus sizce de megalodonların neslinin tükenmesinin bir nedeni olabilir mi?

Zygophyseter Varolai :

Megalodon ile kesinlikle karşılaşmış ve hatta belki temas etmiş Zygophyseter Varolai'da sıra. İnsanlık olarak fosillerinin 2006 yılında İtalya kıyılarında keşfedilene kadar Zygo balıklarından haberdar bile değildik. Büyük ağzının içinde keskin ve iri dişlere sahip olan bu tehlikeli balıklar karşısına çıkabilecek her türlü rakibi alt edebilecek güçte.

Aulophyseter :

Tıpkı megalodonlar gibi miyosen döneminde yaşamış olan Aulophyseter tam olarak 1.100 kg ağırlığında olup, 6.5 metre uzunluğundalarmış. Amerika'nın doğu ve batı sahillerinde yaşadığı tahmin edilen bu antik canavarlarla karşı karşıya gelmek megalodonlar için pek de iyi bir şey olmasa gerek. Hem devasa boyutları olan Aulophyseter'ler bir de gruplar halinde dolaşıyorlarmış. Bu da onların tehlikelerini kat ve kat daha da artırmakta.

Dev Kalamar :

Bir zamanlar efsanevi yaratıklar olduğu sanılan dev kalamarlar, derin okyanuslarda yaşayıp, çok büyük boyutlara ulaşabilen 'Architeuthidae' familyasına ait deniz yumuşakçalarıdır. Erkek kalamarların boyu 10 metreye kadar ulaşabilirken, dişiler için bu oran 13 metreye kadar çıkmaktadır. Aslında bilim dünyası dev kalamarlarla kıyıya vuran cansız bedenleri sayesinde haberdar oldu. İlk canlı yetişkin dev kalamar ise ilk kez 2004 yılında keşfedildi. O günden itibaren ise bu dev canlılar üzerinde yapılan çalışmalar hızla devam ediyor. Sahip oldukları uzunluklarının önemli bir kısmını kafalarına bağlı 2 adet kola borçlu olan kalamarların ölçülen en yüksek ağırlık dişilerde 275 kg., erkeklerde ise 150 kg. kadardır. Dünya üzerindeki en büyük gözlerden birine sahip olan dev kalamarın bir gözünün çapı 30 cm'yi bulmaktadır. Beslenirken avını yakalamak için kullandığı kollarının üzerinde yüzlerce vantuz bulunur. Avını hem bu vantuzların emici kuvveti hem de bu vantuzların etrafına dizili küçük dişler sayesinde yakalayarak ağzına doğru çeker. Dev kalamarların megalodonlarla aynı dönemde yaşayıp yaşamadıklarını ise tam olarak bilmiyoruz. Ama eğer yaşamışlarsa, dev megalodonların en büyük düşmanlarından biri olabilirler.


Evet şu ana kadar megalodonları alt etme ihtimali yüksek deniz yaratıklarından bahsettik. Hatta bazılarının megalodonların neslinin tükenmesinin sebebi bile olabileceği ihtimali üzerinde durduk. Ama kesin bir sonuca varabilmek için kahramanızdan da bahsetmemiz gerek öyle değil mi?

Karşınızda efsanelere konu olan hikayesi ile devasa Megaladonlar. Denizlerin kralı, Köpek Balıklarının Efendisi, tarihin gördüğü en yırtıcı canlılardan bir tanesi. Devasa diş anlamına gelen ismi ile Megaladonların boyları ortalama 10 metre civarındadır. Bilinen en büyük megaladonun boyu ise 18 metre olarak tahmin edilmektedir. 30 ve 60 ton arasında değişen ağırlıkları ile günümüzün en büyük köpek balıkları olan büyük beyaz köpek balıklarından tam olarak 20 kat daha ağırdır. Megaladon dişleri tıpkı günümüzdeki  Büyük Beyaz Köpek Balıkları gibi üçgen şeklindedir. Bu dişleri günümüzdeki köpek balıklarından ayıran şey ise daha büyük ve daha kalın olmasıdır. Ölçülen en uzun Megaladon dişi 18 santimetredir. Bu sayı ise günümüzdeki cinslerinin neredeyse 3 katı. Megaladonlar tarihin gördüğü en büyük ısırma gücüne sahiptir. Yapılan araştırmalara göre bir Megaladon ısırığının 20 tonluk ısırık gücüne denk geldiği ortaya çıkartılmıştır. Bu güç günümüz timsahlarının 6 katından daha fazladır. Bu sayede önüne çıkan hemen her balinay ı avlayabilir ya da hemen hemen her gemiyi batırabilir. Günümüzde yaşayan hiçbir canlı bu çene basıncına sahip değildir. En güçlü ısırığa sahip tuzlu su timsahlarında bile 3700 kilogram olan çene basıncı bulunmakta iken milyonlarca yıl önce yaşayan T-Rex‘lerde çene basıncı bu megalodonun çene basıncının yaklaşık 1/3’ü kadardır. Gördüğünüz gibi çene basıncı konusunda megalodonlara meydan okuyabilecek başka bir canlı yok. Son olarak günde yaklaşık 1.100 kg yemek yediği tahmin edilen megalodonların öğünlerinde en az kendisi kadar devasa deniz yaratıklarını avlayıp yediği tahmin ediliyor.
Megalodonlardan ve onun en büyük rakiplerinden bahsettiğimiz videomuzun sonuna geldik. Peki sizce dev kalamar, Mosazor, livyatan ya da diğer devasa deniz yaratıkları megalodonun sonunu getirmiş olabilir mi? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.






Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
2
Komik
Korkutucu Korkutucu
1
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
9
Şaşırtıcı
Harika Harika
1
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds