Megalodon’un Yanlarında Bebek Gibi Kaldığı Deniz Canlıları


Denizlerin en korkunç en yenilmez canavarı nedir diye sorsak birçoğunuzun yanıtı Megalodon olacaktır. Ancak sularımızda yaşamış veya hala daha yaşamakta olan çok sayıda korkunç deniz canavarı bulunuyor. Ve inanın hepsi megalodondan daha tehlikeli ve ürkütücüler. Peki bu canavarların isimlerini ve özelliklerini merak ediyor musunuz? Eğer merak ediyorsanız, doğru yerdesiz. İşte karşınızda Megalodon’un Yanlarında Bebek Kaldığı Deniz Canlıları.

1. Pleziyozorlar :

Yazımıza pleziyozorlar ile başlıyoruz. Plesiyozor, Mezozoik devirde yaşamış Deniz sürüngeni takımıdır. Bu dev deniz canavarları, uzun boylara sahip cüsselerine göre küçük başlı ve keskin dişli yaratıklarmış. Ayrıca Plesiyozorlar geniş yüzgeçleri sayesinde suda oldukça hızlı yol alabiliyorlarmış. Şimdiye dek bulunan bütünselliğini en iyi korumuş plesiyozor fosilinin boyu 1.5 metre fakat bazı yetişkin plesiyozorların boyunun 10 metreye yakın olduğu tahmin ediliyor. Gelin megalodonlara kafa tutan diğer deniz canavarları için hız kesmeden videomuza devam edelim. Ama önce küçük bir hatırlatmamamız var. Eğer hala kanalımıza abone olmadıysanız, hemen kanalımıza abone olup, videolardan ilk sizin haberinizin olması için bildirim zilini açmayı unutmayın. Ayrıca videomuzu beğendiyseniz ve bu tarz videoların daha çok gelmesini istiyorsanız videomuzu beğenmeyi de unutmayın.

2. Mosazor :

Denizlerin dinazoru olarak bilinen Mosazor'lar bundan 70 milyon yıl önce denizlere kurduğu hakimiyet ile bilinmekte. Hayal gücünün de ötesinde bir büyüklüğe sahip olan bu yaratıkların boyları 14 metreye kadar uzanmaktaymış. Bu canavarı ürkütücü yapan tek şeyin uzunluğu olduğu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Gelmiş geçmiş en ağır hayvanlardan bir tanesi olan bu canlıların bazıları toplam 28 ton ağırlındaymış. Her ne kadar çok uzun olsalarda bu canlıların boylarının çoğunluğunu kuyruklarından oluştuğunu söyleyebiliriz. Vücutlarının büyük bölümü kuyruktan oluşan Mosazor'lar vücut kemik endekslerinin düşük olması nedeniyle Megaladon'larla savaşırken dezavantajlı duruma düşebilirler. Eğer sadece dışarıdan bakarsak bu canlıların kolaylıkla Megaladon'ları yenebileceği söyleyebilir. Ayrıca 16 bin gücünde ısırığa sahip olan bu canlının ağzında ise 40-50 arasında diş varmış. Peki gerçekten Mosazor'lar bir megaladonu çiğnemeden yutacak kadar güçlü olabilirler mi? Eğer uygun ortam olursa, tek parça olmasa da bu yaratıklar Megaladonları iki üç parçaya ayırarak kolayca mideye indirebilirler.  

3. Livyatan :

 Bilimsel adı livyatan melvillei olan ve megalodon'la aynı dönemde yaşamış olan Livyatan balinası tarihin en büyük balinalarından biridir. Günümüz ispermeçet balinalarının atası olan livyatan balinasının ağırlığı 50 tonu boyu ise 20 metreyi buluyormuş. Dişlerinin teki 30 santimetre boyunda olan bu dev balinalar günümüz balinalarında artık bulunmayan dev dişleri sayesinde, diğer balinaları yiyebiliyormuş. Hatta bu balinaların tarihin en büyük dişlere sahip hayvanı olduğu kabul ediliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar, günümüzün katil balinaları gibi grup halinde koordineli olarak avlandıklarını gösteriyor. Bunun dışında yunuslar ve bazı başka modern balinalar gibi ekolokasyon, yani sesle yön bulma becerisine sahip olduğu için avlanmada daha da etkili bir canlıymış. Daha önce de bahsettiğimiz gibi megalodon'la aynı dönemde ve aynı sularda yaşamış olan ve aynı besin için rekabet eden livyatan'ın, megaladon'la sık sık kafa kafaya geldiği tahmin ediliyor.

4. Dunkleosteus :

 Günümüzde yaşamadığı için şanslı olduğumuz bir diğer deniz canavarı da Dunkleosteus. Dunkleosteus tarih öncesinde yaşamış olan bir köpekbalığıdır. Çoğu kişi bugünkü büyük beyaz köpekbalığının tarih öncesi devasa akrabası olan Megalodonun neslinin tükenmesinin sebebi olarak Dunkleosteus'u göstermektedir. Aynı zamanda çok sayıda bilim insanı günümüzden 415-360 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilen Dunkleosteus adlı dev balığın yeryüzünde yaşamış en yırtıcı canlılardan biri olduğunu açıklamış. Dunkleosteus'un boyu 10 metreye kadar, ağırlığı ise 4 tona kadar ulaşıyormuş. Ayrıca bu korkunç deniz canavarlarının dilleri bukalemunların diline benziyo ve avlarını dillerini kullanarak yakalıyorlarmış. Son olarak Dunkleosteus, gayet gelişmiş eklemleri ve kas sistemi sayesinde çenesini saniyenin 50'de biri hızla açıp kapatabiliyor ve keskin dişleriyle denizlerdeki diğer canlılara hayat hakkı tanımıyormuş.

5. Basilosaurus :

 Basilosaurus türü balinalar, yaklaşık olarak 36 ila 45 milyon yıl önce yaşamış, yeryüzünde görülen dev boyutlardaki ilk balina türü olarak biliniyor. Büyüklüklerini bir kenara bırakırsak bu türün tip olarak günümüz yunuslarına benzediğini söyleyebiliriz. Ancak onlardan çok ama çok daha vahşiler. Yaşadığı dönemde kendisine kafa tutacak hiçbir canlının olmadığı biliniyor. Bu yüzden herhangi bir doğal düşmanı yokmuş. Büyük beyaz köpek balığının iki-üç katı büyüklüğündeki Basilosaurus türü balinaların, 12 ila 25 metre boyunda olduğu ve ağırlıklarının 7 tona kadar çıkabildiği tahmin edilmektedir. Bu türün günümüzdeki balinaların aksine hava deliği bulunmadığı için nefes alabilmek için kafasını tamamen suyun dışına çıkarması gerektiği ve bu yüzden de nehirler aracılığıyla ormanların içlerine kadar girdikleri ön görülmektedir.

6. Stethacanthus :

 Stethacanthus, günümüzden yaklaşık 324 milyon yıl önce yaşadığı düşünülen ve günümüzde nesli tükenmiş olan  köpekbalığı benzeri bir balık türüdür. Yaşadıkları dönemde  Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarının bulunduğu sığ sularda yaşadığı tespit edilen bu deniz canlısının dikenli bir görünüme sahip olan tuhaf bir yüzgeci de bulunmaktadır. Sadece erkeklerinde bulunduğu düşünülen bu sırt yüzgecinin kur yapmanın bir parçası olduğu düşünülmektedir. Elde edilen fosil kalıntıları sayesinde bu balıkların göçmen olabileceği ve doğum yapmak için belirli bölgelere gittiği tespit edilmiştir.

7. Mavi Balina :

Mavi balina ya da gök balina, en büyükleri 33 metreyi bulan boyu ve 150 tonu geçebilen ağırlığıyla, yaşayan en büyük hayvan olduğuna inanılan bir deniz memelisidir. Öyle ki bir mavi balina basketbol sahasından daha büyüktür. Bu devasa balinaların dili ise bir fil ağırlığında gelebilir. Daha çok tek başlarına ya da anne-yavru çifti halinde yaşayan mavi balinalar 2-3 yılda bir ve yaklaşık bir yıllık gebelik süresi sonunda tek yavru dünyaya getirirler. Mavi balinaları özel yapan bir diğer özellikleri ise dünyanın ispermeçet balinasından sonraki en yüksek sesli ikinci hayvan türü olmasıdır. Bir metrelik ölçüm uzaklığında ve bir mikropaskallık başvuru basıncı üzerinden yapılan ölçümlerle, gök balinaların kaynak seviyesinde 155-180 desibellik ses çıkarabildikleri gösterilmiştir. Karşılaştırmak gerekirse, bir havalı matkap yaklaşık 100 desibellik ses çıkarır. Bu anlamda mavi balinalar hem büyük hem de oldukça gürültülü hayvanlar.

8. Kronozor :

Bilinen en büyük deniz sürüngeniyle tanışmaya hazır mısınız? 150 milyon yıl öncesinde yaşamış olan kronozorlar dünyanın en büyük deniz sürüngeni. Burundan kuyruğuna 15 metreden uzun olan kronozorların sadece yüzgecinin 3 metre olduğu biliniyor. Soyu tükenmiş bir hayvan olan kronozor da dünyanın en büyük hayvanlarının başında gelmektedir ve megalodonlardan daha korkunçlar. Kronozorları tanıdıktan sonra siz de iyi ki günümüzde yaşamıyorlar diyorsunuz. Öyle değil mi?

9. Liopleurodon :

Liopleurodonlar ise, kısa boyunlu etçil bir deniz canlısı türüdür. Bu deniz canlısının kemikleri kolaylıkla kırabilen bir ısırığı olduğu ve günümüzden 155 milyon yıl önce yaşadığı bilinmektedir. Dünya'da yaşadığı bilinen en güçlü yırtıcılardan biri olan Liopleurodonlar, genellikle balık ve kalamalar gibi küçük deniz canlılarıyla beslenselerde kimi zamanda denizin diğer büyük hayvanlarıyla beslenmektelermiş. Oldukça keskin dişlere sahip olduğu bilinen bu deniz sürüngenlerinin boylarının 18 metreye kadar ulaşabildiği tahmin edilmektedir. Oldukça acımasız olduğu bilinen bu deniz sürüngeni, eğer ki günümüzde yaşasaydı saniyeler içerisinde kolaylıkla  bir arabayı parçalayabilirdi. Arabayı kolaylıkla parçalayan bir deniz canlısının insana neler yapabileceğini de siz düşünün.

10. Helicoprion :

Köpekbalıklarının atası konumunda olan bu devasa balığın bulunan kalıntılarından boyutlarının 7- 10 metreyi bulduğu bilinmektedir. 280 milyon yıl önce yaşamış bu antik balığın diğer köpekbalıklarına göre farkı ise alt çenesinin spiral şeklinde aşağıya kıvrık olmasıdır. Dişler 'taşıyıcı kemer' olarak adlandırılan yarım ay şeklindeki bir yapının arkasından çıkarak bir helezon ya da sarmal oluşturmakta ve alt çenenin apeksinde bir eksen üzerinde dönmektedir. Daha sonra sıkı bir spiral şeklinde toplandıkları yer olan alt çenenin altındaki bir boşluk içerisine geri gitmekte. Büyük fosil dişlerine dayanılarak yapılan hesaplara göre ise helicoprionların boyları 6, ağız genişlikleri ise 1 metreye kadar ulaşmaktaymış.
Peki siz bu deniz canlıları hakkında ne düşünüyorsunuz düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlere yazabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Çok Yakında Herkesin Kullanacağı En Havalı Arabalar başlıklı makalemizde araba, havalı araç ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds