Sivrisinek ısırdığında, Vücudunuzdaki Kanınıza Ne Olur?


Sivrisinekler, bir türlü kurtulamadığımız küçük ve can sıkıcı canlılar. Evde, iş yerinde, parkta, okulda, dışarıda, arabada ve daha birçok yerde karşımıza çıkan sivrisineklerden kurtuluş yok gibi görünüyor. Özellikle yaz aylarının tek kötü yanı olan sivrisinekler neden ısırmak zorundalar? Neden ısırdıkları yerler deli gibi kaşınıyor? Artık bazı soruların cevabını alma zamanı geldi öyle değil mi? Gelin tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası için videomuza geçelim.

Doğanın saymakla bitmeyen çok sayıda mucizesi ve ender görülen canlıları varken, sivrisinek gibi bir canlı niye dünyada var. Öyle değil mi? Biz her ne kadar bunu kabul etmesek de onlar da doğanın bir diğer harikaları.
50 ya da 100 milyon yıl önce evrim geçirdiklerine inanılan sivrisinekler eski zamanlardan beri var olan mahluklardır. Yani milyonlarca yıldır dünya üzerindeki tüm canlıların canını yakıyorlar. Dinozorların yaşadığı dönemden günümüze kadar sivrisinekler büyük bir istikrarla var olmaya devam ediyor. Sivrisinekler dünya üzerinde ilk insanı bile hayatı boyunca en az bir kere sokmuştur. Zaten beni hayatım boyunca hiç sivrisinek ısırmadı diyen kişi sayıda bir elin parmaklarını geçemez.
Her ortama uyum sağlayabilen sivrisinekler, Antarktika haricinde tropikal Sahraaltı Afrikası'ndan Rusya'daki Sibirya'nın soğuk ormanlarına kadar bütün kıtalarda yaşıyorlar. Dünyanın dört bir yanında yaklaşık 3000 sivrisinek türü olduğu biliniyor. Hem küçükler hem can sıkıcılar hem de çoklar.
Ama sivrisineklerle ilgili sizi rahatlatacak bir şey söyleyelim. Bütün sivrisinek türleri kan emmiyor. Erkek sivrisinekler çiçeklerdeki nektar ve su gibi maddelerle beslenirken, sadece dişiler kan emiyor. Bunun nedeni ise yumurtanın olgunlaşması ve sağlıklı yumurta gelişimi için memeli kanından yararlanmak zorunda olmaları. Çünkü üreteceği onlarca yumurta için kandaki hemoglobin proteininden ve içerisindeki demir atomundan yararlanır. Nektar ve su tüm bunlar için yeterli değildir. Bulabildikleri her canlının kanını emen sivrisineklerden deniz yüzeyine gelen balıklar bile kurtulamaz. İyi haber şu ki ikisi arasındaki farkı anlayabiliyorsunuz.

Erkek sivrisinek dişilerden biraz daha küçüktür. Eğer bir sivrisinekte süslü görünen tüylü bir anten gördüyseniz onu ezmek için hemen harekete geçmeyin. Çünkü o bir erkektir ve çıkardığı ses can sıkıcı olsa da sizi asla ısırmayacaktır.
Bir sivrisineğin ömrü ise yalnızca bir veya iki aydır. Elbette bu dişiler için geçerli. Erkekler çok daha kısa yaklaşık 2 hafta kadar yaşarlar. Ayrıca sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir.
Yetişkin sivrisineklerin en aktif oldukları zaman, gün batımından gün doğuşuna kadar olan süre olmakla beraber yeterli sayıda bulut gökyüzünü kapladığında ya da karanlık anlarda da ortaya çıkarlar. Yani genel kanının aksine sivrisinekler avlarını ışık arayarak bulmazlar. Bu yüzden evinizde kullandığınız ışıklı sivrisinek avcısı cihazların işe yaradığı pek söylenemez.
Kısaca onlar susuzluktan kuruyup ölebilecekleri için gün ışığında aktif olmayı tercih etmezler. Gündüzleri ağaç kovuklarında, mağaralarda, hayvan barınaklarında evlerin loş alanlarında pasif olarak yaşamlarını sürdürürler. Sivrisinekler genellikle pis su akarlarında, lağım sularında, çöplüklerde, hayvan barınaklarında, mağara içlerinde ve durgun su kenarlarında yaşarlar. Bu yüzden sivrisinek istilasına uğramak istemiyorsanız, evinizin yakınlarında durgun bir su olmamasına dikkat edin.
Peki ama sivrisinekelr niye suları seviyorlar? Bunun nedeni yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duymalarıdır. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Fakat önceden de belirttiğimiz gibi durgun su sivrisineklerin en sevdikleri sulardır. Peki ama neden? İçerdikleri fotosentez yapabilen bitki öbekleri sayesinde bu sular oksijence zengindir.
Bunların dışında sivrisinek yumurtaları su bulunan her ortamda gelişebilirler, ancak bazı şartların sağlanması gerekir. Bu şartlar ise şunlardır : Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçirecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir.

Size sivrisineklerle ilgili başka güzel bir haberimiz var. Tercih ettikleri yemekler menüsünde biz ilk sırada değiliz. Sivrisinekler, genelde amfibiler, sürüngenler ve kuşlarla beslenmeyi severler. Çünkü onların biz insanlar gibi sivrisinekleri yok edecek özel yöntemleri yoktur.
Peki ama istilacı sivrisinekler bizi nasıl buluyorlar? Dişi sivrisinekler avlarının yerlerini duyargaları ve üç çift bacaklarındaki alıcılarla bulurlar. Alıcılar ile nem, ter ve ısı özelliklerini saptarlar. Sivrisineğin duyargaları bir santigradın binde biri kadar sıcaklık değişimlerini algılayabilecek kadar hassastır. Sivrisinekleri tahrik eden şey nefesinizdeki karbondioksit oranı ile derinizdeki ısı ve nem oranı olduğundan, özellikle geceleri sivrisinek hücumlarını geçiştirebilmek için, çok sık nefes alışverişi gerektirecek fiziksel hareketler yapmamanız, teninizi serin ve kuru tutmanız gerektiğini unutmayın.
Kan emici sivrisinekler biz insanlar nefes verirken çıkardığımız karbondioksit bulutu içinde, ileri geri hareketler yaparak bu bilgileri değerlendirirler. Avın yararlı olduğuna karar verirlerse eyleme geçerler. Bazılarının 'sivrisinek bana dokunmaz' demelerinin esas nedeni ter ve nefes kokularının, sivrisinek için cazip ve özendirici olmamasıdır.
Fakat yakın mesafelerde ısıya ve hareket eden her şeye doğru gideceklerdir. Bunu yapmalarına yardım eden birkaç şeye sahiplerdir. İlki onlara geniş bir görüş açısı veren, yüzlerce lensi olan petek gözleri. Diğeri ise onları büyük hayvanların hareketlerine doğru yönlendiren ve vücutlarını kaplayan minik tüyleri. Yani siz günlük hayatınızda kendi çapınızda zaman geçirirken, havayı hareket ettirirsiniz. Sivrisineklerin vücudundaki minik tüyler ise bunu hisseder ve üzerinize doğru gelirler.
2018 yılında yapılan bir çalışmada ise biyolog doktor sivrisineklerin belirgin şekilde saldırgan olan bir avın kokusunu hatırlayıp ondan 24 saat boyunca kaçındığını kanıtlamış. Bu da demek oluyor ki, bir sivrisinek sizi ısırmaya çalışırsa ve siz onu başınızdan savıp vurmaya karar verirseniz, bir daha ki sefer ısırmak için muhtemelen başka birini seçecektir.

Sivrisineklerle ilgili doğru bilinen bir diğer yanlış ise sanıldığı gibi içi delik ve sivri uçlu bir boruyu deriye sokup kanı emdikleridir. Sivrisinekte ağzın altındaki kesede iki tüp, iki de neşter olarak kullandığı testere ağızlı bıçak vardır. Önce bıçaklarla deride delik açar, sonra tüplerden biri ile tükürüklerini bu deliğin içine akıtır. Bu tükürük insan kanının pıhtılaşmasını önler, böylece ikinci tüpü sokarak, sıvı kanı size fark ettirmeden kolayca emer. Eğer bir dakika içinde hala fark etmediyseniz, deposu kanınızla dolu olarak, kafayı bulmuş şekilde derinizden ayrılır.
Bir sivrisineğin beslenme donanımının diğer bölümleri farklı amaçlara hizmet eder. Mesela kimi ciltteki kan damarlarını bulur kimisi ise sivrisinek salyasını enjekte eder. Tüm bu süreçte ise salya büyük önem taşır. Sivrisinek ısırdığı an salyasını enjekte eder ve salya 100 farklı içerikten oluşur ve bunların çoğu enzim denilen organik maddelerdir. Bu salya nedeniyle kişi hiçbir şey hissetmez. Bu hissizlik sivrisinek ayrılıp ısırık izi kaşınmaya başlayana kadar sürer. Bu reaksiyonun sebebi aslında çok basittir. Çünkü çoğu insanın bu enzimlere alerjisi vardır.
Son olarak sivrisinekler küçük görünmelerine rağmen oldukça tehlikeli canlılardır. Kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır.  Örneğin sarıhumma, fil hastalığı, zika ya da sıtma gibi parazit hastalıklarını taşıyabilirler. Sivrisineklerin neden olduğu bu hastalıklar ve daha fazlası insanlara resmen kabus yaşatmakta. Çeşitli belirtilerle kendilerini gösteren hastalıklar eğer erken teşihis edilip, tedaviye alınmazsa daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Hatta şu ana kadar çok sayıda kişi sivrisineklerin taşıdığı virüslerin neden olduğu hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetmişlerdir.
Tüm bu hastalıklardan korunmak için ise yapılması gerekilen bazı şeyler vardır. Mesela sivrisinek kovucu sprey ve cibinlik kullanabilirsiniz. Tüm vücudu örten açık renkli giysiler giyebilirsiniz. Ya da güvenli bir aşısı olanlara karşı aşılanabilirsiniz. Eski kovalar, saksılar ya da kullanılmış lastikler gibi sivrisineklerin çoğaldığı ve yerleştiği mekanlarda durgun su tutmamaya özen gösterebilirsiniz.
Ayrıca günümüzde sivrisineklerle mücadele için kimyasal ve fiziksel pek çok metot kullanılmaktadır. Ancak çok basit ve hızlı üremeleri nedeniyle etkin bir mücadele ile lokal temizliği mümkündür.
Fakat bazen ne yaparsak yapalım sivrisineklerden kurtulamayız. Çünkü herkes, sivrisineklerle muhatap olur. Kanatlarını hızlı çırpmaları sonucu duyulan vızıltı, sivrisineklerin yakında olduğuna ve dikkatli olmamız gerektiğine işaret eder. Çünkü bu bir sivrisinek sokmasının yakın olduğu anlamına gelir. Yılın çoğu zamanında sivrisinekler bizim peşimizdedirler.
Sonuç olarak sivrisinekler ve ısırıkları her ne kadar önemsiz görünüyor olsa da aslında bazı durumlarda gerçek hiç de öyle değil. Küçük bir sivrisinek ısırığı hayatınıza bile mal olabilir. Peki ya siz sivrisinekleri uzaklaştırmak için neler yapıyorsunuz? Taktiklerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından paylaşmayı unutmayın.
Ayrıca can sıkıcı dostlarımız sivrisinekler hakkındaki görüşlerinizi de bizimle paylaşmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
1
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
2
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds