Sonuna Kadar İzlersen Ağlarsın! Bu Aslanın Benlik Saygısı Yoktu ve Sürüden Kovulduktan Sonra Bu Oldu


Dünyanın dört bir yanında maalesef hayvanlar çeşitli nedenlerden dolayı zor bir hayat sürmekteler. Kimileri sürüden kovulup aç kalmakta kimileri de sirklerde çalıştırılmak veya bilimsel deneyler için esaret altında tutulmaktalar. Biz de bugün sizlere yardıma muhtaç hayvanlardan bahsedeceğiz. Gelin vakit kaybetmeden yazımıza geçelim.

İlk sırada bu zavallı aslan var. Bir zamanlar Güney Afrika'daki Kruger Ulusal Parkı'nın kralı olan bu aslan, sürüden atıldıktan sonra güçlü günlerini arar hale gelmiş. Avlanamadığı için, açlıktan kemikleri sayılan aslan vahşi doğanın acımasız koşullarına maalesef yenik düşmüş. Skybed Skar olarak bilinen aslan, sürüden atıldıktan sonra açlıkla savaşmak zorunda kalmış. Durumu ise gün geçtikçe daha da kötüye gitmiş. Zayıflıktan bitap düşen, yürümekte dahi zorlanır hale gelen Skar'ın sanal alemde yankı uyandıran görüntülerini ise 64 yaşındaki Larry Anthony Pannell isimli fotoğrafçı çekmiş. Doğanın ne kadar acımasız olduğunu gözler önüne seren fotoğraflardan, Skar'ın sürüden atıldığı, uzun süredir avlanamadığı içinde yürüyecek halinin dahi kalmadığı tahmin edilmekte. Su birikintisinin başına giden Skar'ın, suya eğildikten sonra zorlukla ayağa kalktığını söyleyen Pannell, uzun süre gözlemlediği hayvanın hayatını kaybedeceğini tahmin ettiğini anlatmış. Son anlarında kendisini yalnız hissetmemesi için aslanın son nefesini verene kadar yanından ayrılmadığını söyleyen Pannell, çektiği fotoğraflarla hissettiklerini tüm dünyaya anlatmış. İşte aç ve yorgun aslanın büyük yankı uyandıran o fotoğrafları.

Açlıktan hayatını kaybeden aslandan sonra sırada kutup ayısı var. National Geographic fotoğrafçısı Paul Nicklen, küresel ısınmanın en şiddetli yaşandığı yerlerden biri olan Kanada’nın Baffin Adası’nda açlıktan ölmek üzere olan bir kutup ayısını görüntülemiş. Deniz buzullarının dramatik bir şekilde azaldığı bölgede, şu anda buz ve karla kaplı olması gereken adanın kuraklaştığı, kutup ayısının ise yiyecek bulmak için çöpleri karıştırdığı gözleniyor. Normalde ise kutup ayıları doğal yaşam alanlarında buz tabakalarını kırıp, balık ve foklarla besleniyor. Nicklen, hayvanın son anlarını filme alırken ekibiyle birlikte gözyaşlarına boğulduğunu açıklamış. Kutup ayısına neden müdahale etmediği sorulduğunda ise şu yanıtı vermiş  : 'Eğer, kutup ayısının ölümüne yiyecek vererek ya da daha başka bir şekilde müdahale etseydim, süreci yalnızca biraz daha uzatacak ve Kanada’nın yasalarına aykırı davranmış olacaktım. Bunun yerine insanlarda farkındalık yaratmak için, hayvanın son anlarını görüntüleyerek sosyal medyada paylaştım. İklim değişikliğinin neye sebep olduğunun görsel kanıtını oluşturdum.' demiş. Elbette fotoğrafçının bu konudaki tavrı bazı kişiler tarafından takdir edilirken çoğu kişi tarafından duyarsızlık olarak nitelendirilerek sertçe eleştirilmiş. Peki siz fotoğrafçı Nicklen'in yerinde olsaydınız ne yapardınız? Son anlarını yaşayan bir hayvana yardım eder miydiniz?

Aslan ve kutup ayısından farklı olarak şimdi bahsedeceğimiz hayvan, doğanın zulmüne değil biz insanların zulmüne uğramış. İri cüsselerine rağmen cana yakın ve duygusal olmalarıyla bilinen filler maalesef insanlar tarafından köleleştiriliyor, sirklerde sergileniyor ve en kötüsü de dişleri yüzünden avlanıyorlar. Bu fillerden birisi de Raju adındaki bu fil. Hindistan’da henüz bebekken kaçak avcılar tarafından kaçırılan Raju adındaki fil ömrü boyunca sokaklarda para toplamak için zincirle dolaştırılmış. 50 yıl boyunca zincire bağlı tutulan Raju'nun bacaklarında hiç kapanmayan yaralar oluşmuş. Çünkü 50 yıl boyunca Raju sahipleri tarafından zincire vurulu halde para dilenmek amacıyla kullanılmış. Öyle ki son dönemde Raju kırbaçlanmaya o kadar alışmıştır ki artık tepki bile vermiyordur. Daha bebekken zincire vurulan zavallı fil hiç de haketmediği bir hayatı yaşamış ve her gün turistlerden para dilenmek için zorlanmıştır. Neyse ki şans Raju'nun yüzüne gülmüş ve hayatı değişmiştir. Birkaç dernek görevlisi tarafından, gecenin karanlığından faydalanarak yapılan operasyonda, zavallı hayvanın ayaklarında yaralar açan dikenli zincirler tek tek çıkarılmış. Bulunduğu bölgeden 600 kilometre ötedeki güvenli bir bölgeye nakledilen Raju, artık özgürlüğün tadını çıkarıyor. Yemek verilen ve yaralarına bakım yapılan 5,5 tonluk Raju, yarım asırlık esaretten kurtulduğu andan itibaren mutluluk gözyaşları dökmeye başlamış. Raju’nun uyuşturucu bağımlısı olduğu belirlenen sahipleri ise gözaltına alınmışlar. Raju belki artık acı çekmeyecek ama geçmişte yaşadığı acıları unutması, aslında çok da kolay olmayacak. Öyle değil mi?
Malezya'da ise açlıktan hayatını kaybetmek üzere olan iki yavru cüce fil bulunmuş. Malezyalı doğal yaşam yetkilileri, Borneo adasının Sabah eyaletinde bulunan fillerin anneleri tarafından terk edildiğini söylemiş. İki yaşındaki yavru fil hendeğe düşmüş olarak, 6 aylık diğer dişi yavru fil ise başıboş gezerken bulunmuş. İki yavru fil bulunduktan sonra doğal yaşam parkına alınmışlar. Nesli tükenmek üzere olan Borneo cüce filleri, diğer fil türlerinden, bebek yüzlü olmaları, geniş kulakları ve uzun kuyruklarıyla ayırt ediliyor. Sayılarının 1400 ile 2 bin arasında olduğu tahmin edilen cüce fillerin son yıllarda yaşam alanları projeler geliştirilerek korunmakta.

Şimdi bahsedeceğimiz hayvanlar ise gerçek Maymunlar Cehennemi'ni yaşamışlar. Avusturya’daki bir laboratuvarda yıllardır deney hayvanı olarak kullanılan şempanzeler, Gut Aiderbichl Hayvan Koruma Merkezi’ne getirilmişler. 30 yıl sonra ilk kez güneşi gören ve yeşilliklere basan şempanzelerin tepkilerini görenler gözyaşlarına hakim olamamışlar. Önce korkuyla çevrelerine bakınan, ardından birbirlerine sarılan, daha sonra da sevinç çığlıkları atarak yeşilliklere koşan maymunlar tıpkı küçük çocuklar gibi görünüyorlar. Kurtarılmadan önce maymunlar üzerinde tıbbi testler yapılıyor, vücutlarına HIV ya da hepatit virüsü enjekte edilip ilaçlar deneniyormuş. Hiç dışarıya çıkarılmayan şempanzelerin doğan bebekleri ise hemen ellerinden alınıyormuş. Bir kez daha yapılan bilimsel deneylerde hayvanların kullanılmasının ne kadar kötü bir fikir olduğu anlaşılıyor. Öyle değil mi?

Sırada zavallı bir kedi var. Sahibi tarafından terk edilen kedi sokaklara bir süre alışamamış ve bu alışma sürecinde ise açlık, şiddet ve hastalık olmak üzere birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Öyle ki sokakta kaldığı sürece zavallı kedinin başına gelmeyen kalmamıştır. Yeterli besin olmadığı için zayıflayan kedi aynı zamanda sokakta yaşayan diğer hayvanlar tarafından da şiddet görmüştür. Bir gözünü kaybeden, vücudunun çeşitli yerlerinde yara izi bulunan zayıf kedi yaşadığı onca şeye rağmen içindeki sıcaklığı kaybetmemiştir. Yanından geçen insanlara kendisini sevmeleri için yakalaşan kedi maalesef çoğu zaman reddedilmiş. Özellikle çocukları çok seven kedi umudunu kaybetmeden insanların kendisine yardım etmesini beklemiş. Neyse ki bir gün yardımsever bir adam tarafından bulunup eve götürülmüş. Adam kediye ilk müdaheleyi yaptıktan sonra onun karnını doyurup beslemiş. Birkaç gün sonra ise kedi hemen yan komşunun evine girmiş ve olanlar olmuş. Komşunun köpekleri kediye çok kötü saldırmışlar. Adam ise kedisinin çığlık seslerini duyar duymaz oraya gidip kedisini kurtarmış. Fakat kedi çok kötü yaralanmıştır. Adam gözyaşları içinde kediyi evine getirmiş ve yaralarını iyileştirmek için elinden ne geliyorsa yapmaya başlamış. Kedi ise canının yanmasına rağmen hala daha güzel ve umutla bakmaya devam etmekteymiş. Zavallı kediyi veterinere götürmeye karar veren adam maalesef bunu asla gerçekleştirememiş. Çünkü kedi zor geçen hayatının son anlarını yaşamaktaymış. Kısa süre içinde de adamın kolları arasında hayata gözlerini yummuş. Adam ise kedisinin hayatını kaybetmesi üzerine çok üzülmüş ve günlerce kendine gelememiş. Yaşadığı bu olayı çevresine kediler ve diğer hayvanlara iyi davranmak zorunda olduğumuzu elinden geldiğince anlatmaya çalışmış. Kendisi de yolda ne zaman yardıma muhtaç bir kedi veya köpek görse hemen yardım etmeye başlamış.




İnsanların kötü davranışlarınıza maruz kalan tek hayvanlar maalesef kediler, filler veya maymunlar değil. Evlerimizde beslediğimiz, en yakın dostlarımız olduklarını söylediğimiz köpekler de buna maruz kalıyorlar. Tıpkı Japonya'nın Tokyo şehrinde bir mahzende 7 yıl boyunca tek başına yaşamak zorunda kalan zavallı köpek gibi. Japonya'nın Tokyo kenti maalesef yaşam tarzı nedeniyle birçok evcil hayvanın ihmal edilmesine neden olmaktadır. Fakat 2014 yılında kurulan bir ekip, yardıma muhtaç hayvanları bulup, onları kurtarmaya başlamışlar. 10 haziran günü ise ekip bölgede bir barınağın mahzeninde terk edilmiş bir köpek bulmuşlardır. Gelen ihbar üzerine barınağa giden ekipler zavallı köpeğin 7 yıldır mahzende tek başına yaşamak zorunda olduğunu öğrenmişler. Sahibi tarafından terk edilen köpeğin hali içler acısıdır. Köpeğin 7 yıl içerisinde değişen görüntüsünü görenler onun bir canavara benzediğini düşünmüşlerdir. Kirden katılaşmış ve sertleşmiş tüyler köpeği bu hale getirmiştir. Döküntüler ve keçeleşmiş tüylerinden dolayı köpeğin yüzünü görmek neredeyse imkansızdır. Zavallı köpeğin birçok hastalık geçirdiği gözlerinden belli olmaktadır. Midesi ise az yemek ve su yüzünden neredeyse birbirine yapışmış durumdadır.

İlk başta saldırgan ve hırçın bir şekilde davranan köpek daha sonra yardım edeceklerini anlayıp sakinleşmiştir. Keçeleşmiş tüyler yavaş yavaş kesildikçe köpeğin aslında incecik bir boynu olduğu ortaya çıkmıştır. Tüyleri kesildikten, güzel bir banyo yaptıktan, karnı doyduktan ve tedavi edildikten sonra köpek 7 yıl önceki sağlığına ve görüntüsüne kavuşmuştur. Kısa süre içinde bambaşka bir görünüme kavuşan köpeğin böylesine bir görünüme kavuşacağını eminiz kimse tahmin edemezdi.
Hastalıklarından kurtulan köpeğin rengi kendine gelmiş, tüyleri daha sağlıklı çıkmaya başlamış ve daha enerjik bir hale gelmiştir. Ayrıca barınak çalışanları köpeğin renginden dolayı ona Japonca'da gümüş saçlı çocuk anlamına gelen Ginta ismini vermişlerdir.
Eğer siz de yakın çevrenizin hayvanlar konusunda bilinçlenmesini istiyorsanız videomuzu paylaşmayı unutmayın. Ayrıca yazımız hakkındaki görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.




Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
5
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds