Titanoboa Yılanının Nesli Tükenmemiş Olsaydı, Ne Olurdu?


Dünyanın en büyük yılanı hangisi? Eğer günümüzde yaşayan en büyük yılanı soruyorsak, cevap en uzun yılan ağlı piton, en ağır yılan ise anakondadır. Ancak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yılanı tartışmasız titanoboadır. Paleosen devrinde yaşayan titanoboa’lar o dönemin en büyük avcılarından biriymiş. Peki geçmişe gittiğinizi ve Paleosen devrinde ormanın derinliklerinde dolaştığınızı hayal edin. Tam o anda titanoboa ile burun buruna geliyorsunuz. Neyse ki geçmişte kalacak. Değil mi? Hayır muhtemelen geçmişte değiller.

Bildiğiniz gibi soğukkanlı canlılar olan yılanlar sıcağı çok severler. Çünkü kendi kendilerine ısı üretemeyen yılanlar hareket edebilmek için dışarıdan gelen ısıya ihtiyaç duyarlar. Bir diğer gerçekse, dünya ikliminin her 10 yılda bir ısınması. Tüm bunlar ise eğer dünyamız yeterince ısınırsa titanoboa boyutunda bir yılanın tekrar ortaya çıkmasının mümkün olabileceğini gösteriyor.
Günümüzde bile dünyamızın en sıcak bölgelerinde anakonda, Birmanya pitonu ve ağlı piton gibi dev yılanlar yaşıyor. Bu yılanlar ise titanoboanın yanında küçücük kalıyorlar. Anakondaların uzunluğu 6-8 metre arasında değişirken, ağlı pitonların uzunluğu ise 7-9 metre arasında değişiyor. Titanoboaların uzunluğu ise 13 metreye kadar ulaşıyormuş.
Dünyanın en büyük yılanı: Titanoboa günümüzden yaklaşık 58-60 milyon yıl önce yaşıyor ve genelde balıklar ve diğer su hayvanlarıyla besleniyorlarmış. Hatta titanoboalar timsah yemeleriyle ün kazanmışlardır. Yılanların bildiğiniz gibi vücutları çok esnek. Bu durum titanoboalar içinde geçerli. Bu yüzden vücut ağırlıklarının yaklaşık 1.5 katını yutabilirler. Bu yılan tüm bir timsahı yutabildiği gibi, vucudunun çapı nedeniyle yuttuğu timsah dışarıdan fark bile edilemeyebilirdi. Titanoboaların gövdesinin 1 metreden daha geniş olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda günümüzde küçük su aygırlarının bile tehlikede olacağını söyleyebiliriz. Ancak şanslıyız ki bu dev yılanlar insan yiyerek doymazlardı. Çünkü yılanlar genelde fazla enerji harcamamak için çok aç kalmadıkça küçük bir ava saldırmazlar. Ancak dünya şuankinden daha sıcak olsaydı diğer hayvan türleri de büyürdü.
Yılanların sevdiği bir diğer şeyse gizlenmek. Yuvaları genelde gölgede, sıcak ve ıslak olmalıdır ki avcılardan saklanırken deri değiştirmek için zamanları olsun. Aynı zamanda yılanlar ağaç gövdeleirini de çok severler. Ancak konumuz titanoboalar olduğu için devasa boyutlarından dolayı onlar bir mağarada saklanırlardı. Çünkü 1200 kg ağırlığındaki titanoboalar çıktıkları her ağaç dalını kırarlardı. Bunun dışında içinde farelerin yaşadığı kanalizasyonlarda hem yemek hem de boyut olarak titanoboaların ideal yaşam alanları olmazdı. Öyle değil mi?

Gelin olaya farklı bir açıdan bakalım. Hepinizinde bildiği gibi yılan derileri çok değerli ve titanoboa gibi dev bir yılanın derisinin ne kadar değerli olabileceğini hayal etmek bile zor. Eminiz titanoboaların derisinden oldukça lüks ve pahalı eşyalar yapılırdı. Ayrıca yılanların gözlerinin büyük merceklerle kaplı olduğunu biliyor muydunuz? Bu mercekler onlar derilerini değiştirirken dökülür. Bu iki devasa organik lens ise araştırmalarda kullanılırdı. Tüm bunların dışında yılan derisinin kullanılabilmesi için derisinin taze olması gerekir. Eğer deri eskiyse, kurur ve hiçbir işe yaramaz. Derinin taze olması ise titanoboanın hala yakınlarda bir yerde olduğu anlamına gelir. Bu da büyük bir tehlikeye işarettir.
Eminiz titanoboalarla aynı dönemde yaşasaydık, birileri onları hayvanat bahçelerinde sergilemek isterdi. Böyle bir dönemde ise titanoboalar hayvanat bahçelerinin yeni gözdeleri olurdu. Fakat titanoboaları beslemek çok masraflı olurdu. Mesela yılanı beslemek için bir timsah çiftliği gerekirdi. Peki ama bu yılanı bir teraryuma nasıl sığdırabilirdik? Gelmiş geçmiş en büyük ve en kalın zırhlı camı olan bir teraryum üretmemiz gerekirdi.
Peki titanoboaların yaşadığımız şehirlerin sokaklarında gezmesini ister miydiniz? Eminiz cevabınız hayır olacak. Ama korkacak bir durumda yok açıkçası. Çünkü titanoboalar çok kokan, gürültülü, çok soğuk, çok kuru ya da çok ıslak yerlere mecbur olmadığı sürece asla gitmezdi. İnsanlık olarak günlük hayatımızın geçtiği şehirleri düşününce titanoboaların bizden kesinlikle uzak kalacağını düşünüyoruz. Titanoboaların en keyif alacağı yerler ise ekvator ve çevresi olurdu. O bölgede yaşayan kişiler ise bu dev yılandan kendilerini evlerinin çevresine örecekleri elektrikli çitle koruyabilirlerdi. Fakat ne olursa olsun titanoboalar ekosisteme büyük zarar verirlerdi. Çok fazla yiyeceğe ihtiyaçları olacağı için kendilerinden zayıf hayvanların nesillerini tüketirlerdi.
Peki böylesine devasa bir yılanın kültüre bir etkisi olur muydu? Elbette olurdu. Mesela bu yılanı görmek için insanlar onu keşfe çıkarlardı. Onun hakkında sayısız film çekilir ve en az köpekbalığı filmleri kadar popüler olurdu.
Peki devasa titanoboa yılanının nesli tükenmeseydi ne olurdu sorusuna sizin vereceğiniz bir yanıt var mı? Bu konudaki fikirlerini bize yorumlar kısmından yazmayı unutmayın.


Bir önceki yazımız olan Adım Atmanın Bile İmkansız Olduğu En İyi Korunan 10 Yer - KİMSE GİREMİYOR başlıklı makalemizde gizli yerler, korumalı yerler ve korunan yerler hakkında bilgiler verilmektedir.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds