Uçaklar Neden Tibet Üzerinden Uçmaz?


Uçaklar dünya çapında binlerce kilometre yok kat ediyorlar. Öyle ki roketler Ay’a insan götürdü ve Elon Musk önümüzdeki birkaç yıl içinde Mars’a ayak basmak istiyor. Dünya insanlar tarafından o kadar küçültüldü ki unutulmuş bazı kısımları gözden kaçırmak çok kolay. Örneğin; uçaklar dünyanın hemen hemen her yerine seyahat ediyor. Ancak hemen şimdi canlı bir küresel hava trafik haritası açıp Asya’ya bakarsanız, kıtanın bu devasa bölgesinin üzerinde hiçbir şey göremezsiniz. Bu haritaya istediğiniz zaman bakın sonuç değişmeyecek. Tüm uçakların bu devasa alandan kaçtığı ve sanki üzerinden uçulması yasak bir bölge gibi uçakların hep bölgenin etrafından dolaştığı görülüyor. Ve burası okyanusun ortasında bir yer de değil. Burası, dünyanın en yoğun nüfuslu kıtası olan Asya’nın tam ortasında yer alıyor. Peki bunun nedeni ne? Niye uçaklar Tibet’in üzerinden uçmuyor veya uçmak istemiyorlar? Bunun birkaç sebebi var.

Öncelikle gelin bölgenin havacılık tarihine kısaca bakalım. Çünkü bu tarihi bilmek nedenleri daha iyi anlamamızı sağlayacak.


Söz konusu 'ölü bölge', Tibet platosu olarak bilinen bir coğrafi bölgenin üzerinde yer alıyor ve dünyanın en büyük çorak arazilerinden biri. Antarktika ve Kuzey Grönland'dan sonra, Tibet platosu, dünya genelinde insanların yaşaması için en az misafirperver ve en seyrek nüfuslu yerdir. Burası Fransa'dan 5 kat daha büyük bir alanı kaplasa bile nüfusu çok azdır. Bu kadar az nüfusa sahip olmasının nedenlerinden bir diğeri de platonun ortalama yüksekliğinin 4500 metreden biraz fazla olmasıdır. Bu yükseklik ise Tibet platosunu dünyanın en yüksek coğrafi bölgesi yapıyor ve ayrıca ona 'dünyanın çatısı' takma adını kazandırıyor. Dünyanın Çatısı olarak bilinen bu bölge ismini sonuna kadar hakediyor. Çünkü plato, onlarca yıldır havacılığın önündeki en büyük engellerden biri olarak varlığını sürdürüyor. 


Plato üzerinde ilk büyük ölçekli uçma girişimi, ikinci dünya savaşında gerçekleşmiş. O zamanlar İngiliz Hindistan'ındaki müttefiklerin Japonlara karşı mücadelede yardımcı olmak için Çin'e havayoluyla malzeme taşımaları gerekiyormuş. Mesafe Hindistan'dan Çin'deki Kunming'e kadar 840 kilometreymiş. Ancak bu yüksek platonun üzerinden uçarken pilotlar son derece şiddetli türbülansa yakalanmışlar. Rüzgar saatte 200 mile kadar hızlanmış. Hava ise yakıtları donduracak kadar soğukmuş. Bunun yanında acil iniş yapılacak herhangi bir düzlük alanda yokmuş. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Japonlar uçağa ara sıra müdahele ediyorlarmış. O dönemde 42 ay boyunca 594 uçak bölgeden uçmuş ve yaklaşık 1659 kişi bu bölgede kaybolmuş. Bu kayıpların büyük çoğunluğun nedeni düşman uçaklarının açtığı ateşler değil, bölgenin kendisidir. Bu bölgede müttefikler o kadar kayıp vermişler ki sayı  İngiltere'nin Almanlara karşı verdiği kayıplardan bile daha yüksekmiş.

Neyse ki modern uçaklar için, Tibet platosu, ikinci dünya savaşından bu yana geçen on yıllar içinde yavaş yavaş açılmış. Tibet'teki ilk havaalanı 1956'da inşa edilmiş. Tibet'in başkenti Lhasa'daki modern havaalanı ise on yıl sonra 1965'te inşa edilmiş. Bugün günümüzde Tibet platosunda Lhasa ve Xining'de iki önemli uluslararası havaalanı bulunuyor. Fakat iki havaalanının pistleri kısa ve küçük uçaklar için uygun. Bu havalimanlarının her ikisi de esas olarak Çin'e ve Çin'in geri kalanından iç hat uçuşlarını gerçekleştiriyor. Bunun yanında, Lhasa'nın Katmandu'ya tek bir uluslararası uçuşu bulunuyor. Xining'de ise Taipei, Tokyo ve Kuala Lumpur'a uçuşlar bulunuyor. Günümüzde bazen Tibet platosunun üzerinde uçan uçakların olduğu doğru. Ancak Doğu Asya ile batı arasında gerçekleşen tüm uçuşlarda pilotlar bu bölgeden geçmemeye özen gösteriyorlar. Hatta bunun için yollarını bile uzatıyorlar. Evet tarih dersimiz bittiğine göre asıl konumuza geri dönebiliriz. Uçaklar Neden Tibet'in Üzerinden Uçmaz?


Uçakların Tibet üzerinden uçamamalarının 4 ana nedeni bulunuyor. İlki oksijenle ilgili. Tibet platosunun ortalama yüksekliği 14.000 fitten fazladır ve uçaklar genellikle 30.000 fitin üzerinde seyreder. Normalde bu bir sorun değildir. Fakat olası bir acil durumda işler karışır. Bildiğimiz üzere modern yolcu uçaklarının kabinleri basınçlandırılmış durumda. Kabin basınçlandırma sisteminde yaşanması muhtemel bir arıza durumunda, yolcuların rahat bir biçimde nefes alıp vermesini sağlamak amacıyla ilk olarak oksijen maskeleri devreye girer. Ancak oksijen sisteminin kapasitesi ancak 15-20 dakikalık bir süre için yeterlidir. Bu yüzden, kabin basınçlandırma sisteminde bir arıza meydana geldiğinde pilotlar, uçağı, 10.000 feet irtifaya çekmek zorundadırlar. Biraz önce de belirttiğimiz üzere, Tibet bölgesinin çoğu yerinde yükseklik, bu seviyenin çok daha üzerindedir. Dolayısıyla bu bölgede, acil bir durum anında, uçakların güvenli bir biçimde alçalabilecekleri bir ortam bulunmamaktadır. Ayrıca acil iniş yapabilecekleri bir havaalanı da yoktur. Önceden de söylediğimiz gibi 2 havaalanı vardır fakat bu havaalanlarına iniş yapmak için çoğu zaman pilotların zamanı olmaz. Kabin basıncı konusunun yanı sıra, Tibet bölgesinin, özellikle çift motorlu uçakları ilgilendiren bir kısıtlayıcı yönü daha var. Bir motor arızası halinde, tek motorun gücüyle uçaklar, aynı irtifayı tutturmakta güçlük yaşayabilir. Bu gibi acil durumlarda, bir miktar alçalmak gerekebilir. Yüksek dağ sıralarından oluşan bölgeler, risk oluşturabilir. Neticede dünyanın bu bölgesinde uçaklar, haritamızda da görüldüğü üzere, adeta Tibet'in kenarından dolaşarak, varacakları yere doğru uçarlar.

Bu bizi uçakların Tibet üzerinden neden uçmadıklarına dair ikinci nedene götürüyor. Tibet platosunda gerçekten yaşayan kimse yok. Burada Çin nüfusunun yalnızca %0.2'si yaşıyor. Bu yüzden de büyük bir talep yok ve iç hat uçuşları neredeyse hiç gerçekleşmiyor. Avrupa ile Asya arasındaki uzun mesafeli uluslararası uçuşlar ise Tibet üzerinden uçmaktan kaçınacaklardır çünkü üzerinden uçarken acil bir durumla karşılaşma riskini almak istemezler.
Uzun mesafeli uçuşların Tibet üzerinden uçmaktan kaçınmasının diğer iki nedeni ise şiddetli türbülans ve yakıtın donma riskidir. Şiddetli rüzgarlar plato üzerinde estiğinde dağların üzerinde br dalga oluştururlar. Uçaklar ise bu dalgalı rüzgarın içinden geçtiklerinde şiddetli türbülansa maruz kalırlar. Bu da herhangi bir acil durum senaryosunu daha da karmaşık hale getirebilir.
Son olarak yakıt problemi var. Teorik olarak jet yakıtı, sıcaklık eksi 40 santigrat derecenin altına düştüğünde donar. Tibet platosunun hava sıcaklıklarını göz önüne alırsak yakıtlar gökyüzünde ister istemez donar. Bu kısa uçuşlar için sorun teşkil etmez. Ancak plato üzerinde 6 saatlik veya daha fazla sürecek uçuşlarda problem olabilir.


Sonuç olarak pilotların Tibet platosunun üzerinden uçmaktan kaçınmalarının nedeni doğaüstü olaylar veya benzeri şeyler değil. Çok hayati ve gerçek sebepler bu bölgeyi uçulamaz yapıyor. Güvenli ve küçük dünyamız her ne kadar gelişmiş bağlantılara sahip olsa da hala daha çözüm getiremediğimiz birkaç tehlikeli, vahşi ve uzak bölge bulunuyor. Tibet Platosu ise bu bölgelerden biri. Peki Tibet platosu ve bu bölgeden uçamayan uçaklar hakkında neler düşünüyorsunuz? Daha önce Tibet'in üzerinden uçakların uçamadığını biliyor muydunuz? Cevaplarınızı ve görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.

Bir önceki yazımız olan Son Derece Zor Durumlarla Karşı Karşıya Kalan 5 Hayvan başlıklı makalemizde hayvanlar, story ve yaralanan hayvan hakkında bilgiler verilmektedir.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.