Umudunuzu Kaybetmeden Önce Diego Maradona’nın Çocukluk Hikayesini İzleyin


Diego Maradona’nın gençliği zorluklarla geçmiş. Son derece fakir bir aileden gelen Maradona, yoksulluktan kurtulmak ve dünyanın tepesindeki yerini almak için diğerlerinden daha çok çalışmak zorunda kalmış. Çocukluğundan gençlik yıllarına kadar yaşadığı zorluklar gitgide artmış olmasına rağmen Maradona asla hayal kırıklığına uğramamış ve pes etmemiş. Bugünkü yazımızda ise Diego Maradona’nın ilham kaynağı olarak kabul edilen hayat hikayesinden bahsedeceğiz.

Maradona'nın en bilinen özelliği, utangaç olması. Maradona, bu ifadeyi hayatı boyunca yüzünde taşıdı. Bu yüzden size bir tavsiye genç Maradona'dan ilham alın. Aşk dolu bir yaşam, herkes ondan başarısız olmasını beklerken, başarılı bir hayat için verdiği mücadele.


Diego Armanda Maradona, ilk kez gözlerini 1960 yılının Ekim ayında yoksulluk içinde açtı. Buenos Aires'in banliyölerinde bir gecekonduda büyüdü. Evleri neredeyse yıkılmak üzereydi ve her yer çöp içindeydi. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Maradona'nın çevresi uyuşturucu ve şiddetle çevriliydi. Diego'nın babası, ailesini doyurmaya yetecek kadar para kazanmak için bir fabrikada çalışıyordu. Annesi ise evde yedi çocuğuna bakıyordu. Fakat Diego'nun annesinin karnı ne zaman sofraya otursalar ağrıyordu ve yemek yemiyordu. O kadar şiddetli bir ağrı ki yemek yemesini bile engelliyordu.


Maradona verdiği bir röportajda; 'Annemin karnı hiç ağrımadı. Sadece yemeği bizim yememizi istedi. Bizim karnımız tok olsun bu ona yeterdi.' ifadelerini kullanarak zorlu çocukluk yıllarını anlattı.


Diego'nun ebeveynlerinin yaptığı bir başka fedakarlık, oğullarının üçüncü doğum günü için bu topu satın almaktı. Maradona, her geçen gün topla yeteneğini geliştirdi ve en sonunda yakınlarına etkileyici bir gösterdi hazırladı. Diego, bu topun ailesinin geleceğini belirleyeceğini çabucak anladı. Genç Diego'nun başka seçeneği yoktu. Anne, babasını ve kardeşlerini yoksulluktan kurtarmayı başarmak zorundaydı. Ancak bunu başarmak için yeteneği tek başına yeterli değildi. Daha çok çalışması ve hırslanması gerekliydi.
Maradona 10 yaşındayken bir yetenek avcısı tarafından fark edildi ve mahalle kulübü olan Estrella Roja'da amatör olarak oynamaya başladı. Kısa bir süre sonra Los Cebollitas adlı kulübe geçti. Fakat kimse Maradona'nın diğer çocuklarla yaşıt olduğuna inanmıyordu. 8 yaşındaki Maradona, onun yaşındaki diğer çocuklardan daha kaslıydı. Ama yine de onlardan çok daha kısaydı. Kulüp yöneticileri ise onu daha büyük ve cüce olmakla suçladılar. Hatta yöneticiler annesini oğlunun 8 yaşında olduğunu kanıtlaması için doğum belgesini getirmeye zorladı. Neyse bu zorlu günler de geride kaldı ve hiçbir savunma oyuncusu topu ondan alamadı. 12 yaşındayken devre aralarında top ile cambazlık yaparak seyircileri eğlendiriyordu.

Fakat diğer çocukların ebeveynleri onu bir numaralı halk düşmanı ilan ettiler. Bu kadar kısa ve silik bir çocuğun kendi çocuklarından çok daha iyi olabileceğini anlayamadılar ve bunu kabul etmediler. Ona hakaret ettiler, aşağıladılar.


20 Ekim 1976 tarihinde ise Maradona Argentinos Juniors adlı kulüple ilk profesyonel sözleşmesini imzalarken 16 yaşına girmesine on gün kalmıştı. Ancak Maradona'nın babası bu dönemde çok zorlandı. Çünkü hem fabrikada çalışmak hem de oğlunu kilometrelerce uzaktaki antremana götürmek zorundaydı. Bir süre sonra kulüp Diego'yu stadyuma yakın bir apartman dairesine yerleştirmeye karar verdi. Böylece Diego'dan daha çok verim alabileceklerdi.


Günler geçti ve Maradona ilk maaşını aldı. Bu parayı tek başına kazanmaktan gurur duyarak ailesine bir televizyon almaya karar verdi. Ailesi ise Diego'nun 15-16 yaşlarında kendileri için ikinci baba olduğunu belirtiyorlar. Maradona'nın para kazanması ailenin günlük hayatını daha rahat hale getirdi.


Maradona, ailesine yeni bir ev satın alabilmek ve futbolda profesyonel saflara geçebilmek için çok daha fazla çalışması gerektiğini biliyordu. 16. doğum gününü kutlamadan on gün önce Maradona, Arjantin birinci liginde oynayan tarihteki en genç oyuncu oldu. Tribünler hep bir ağızdan Maradona'nın adını bağırıyordu. Diego sahaya çıktıktan birkaç dakika sonra unutulmaz bir haraket yaptı. Taraftarlar ise onun adını daha yüksek söylemeye başladılar.
Maradona, ilk profesyonel golünü 16. yaş gününü kutladıktan iki hafta sonra attı. Arjantin en büyük genç yeteneğini bulmuştu.


Diego başarısını, onu harekete geçiren ve motive eden nefretten aldı. Neredeyse çıkış yolunu bulmuştu ama yine de ailesini yoksulluktan başarıyla kurtarmak için dağları aşması gerektiğini biliyordu. Birileri mahallesindeki çocukların pis, cahil ve işe yaramaz olduğunu söyleyince o daha çok sinirleniyordu. Bu sinir onu motive ediyordu ve yeşil sahadaki performansı daha da gelişiyordu.

Diego Maradona tüm hayatı boyunca yaralandı. Geçmişi yaraladı, ihanetler yaraladı, sağlığı nedeniyle yaralandı, bağımlılığından yaralandı. Hep yaralandı ama futbol oynamayı hiç bırakmadı. Diego Maradona futbol oynadığında geri kalan her şey tarih oluyor, önemini kaybediyordu.


Maradona'nın karanlık tarafı hakkında her zaman bazı şüpheler olacaktır. Fakat Diego Maradona hakkında konuşurken iki şey kesin. Futbolu tüm ruhuyla sevdi ve içindeki çocuğu asla kaybetmedi. Bu da ona asla umudunu kaybetmemesi için gereken gücü verdi. İyi ki bu dünyadan Diego Armando Maradona geçti, iyi ki vardı, birçok gence ve insana umut oldu. Dünya futbolu onu hiç unutmayacak.

Bir önceki yazımız olan Asla Elleme..!! Dünyanın EN TEHLİKELİ Böcekleri - Görürsen Oradan Hemen Kaç başlıklı makalemizde böcek hobisi, böcekler ve story hakkında bilgiler verilmektedir.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds