Var Oluşumuzu Tehdit Eden En Büyük Tehlike…


2019 yılında Ağustos ayında güzel bir sabah hayal edin. Dünyanın farklı bölgelerinde güzel bir güne başlayan üç farklı çocuk, her gün yaptıkları şeyi yapmak için yeni bir güne başlıyorlar. İlk başta Japon Kira ile tanışın. Japonya’da yaşayan Kira tıpkı babası gibi bir gün bankacı olmanın hayallerini kuruyor. Fakat Kira’nın bu günlerde daha çok ilgisini çeken bir konu daha var. Uzay gemileri ve Gezegenler.

Ailesi ile birlikte Haiti’de yaşayan Nora, bir gün yelkenli teknesi ile dünyayı gezmenin hayalini kuruyor.
Türkiye’de yaşayan genç bir çocuk olan Mehmet ise büyüyünce dünyanın en ünlü aşçısı olmak istiyor.
Bir gün bu üç çocuk büyüyor Kira, ailesini şaşırtıp Astranot oluyor. Nora yelkenli teknesi ile dünyayı geziyor. Mehmet ise doğduğu şehir Ankara’nın en büyük restoranını açıyor. Hayatları boyunca başarılı olan bu üç kişi her insan gibi yaşlanıyor ve bir gün bu hayattaki zamanlarını dolduruyorlar. Tıpkı bu üç kişi gibi bu üç kişinin çocukları da hayallerinin peşinden koşup mutlu bir hayat sürüyorlar. Çocuklar da hayatlarını tamamladıktan sonra torunları bu kez dünyada istediklerini yapmanın keyfini çıkartıyorlar. Fakat 2100 yılına geldiğimizde bu döngü artık kırılıyor. Çünkü artık Japonya sular altında kalmış. Türkiye’de kıtlık başlamış. Haiti ise haritadan bile yok olmuş durumda. Peki dünyayı yok oluşa götüren karşı karşıya olduğumuz en büyük tehlikeden haberiniz var mı?
İklim Değişikliği!
Gelin size ilk başta yaygın bir yanlış anlaşılmayı düzeltmekle başlayalım. İklim değişikliği hakkında en öne çıkan ifade bildiğiniz gibi küresel ısınma terimidir. Bu da insanların aklına yaşanan bu değişimin hava ile alakalı olduğu algısını yaratır. Fakat bu noktada size anlatmamız gereken şey hava ile iklimin tamamen farklı terimler olduğudur.
Gelin bu konuya hakim olmak için bu terimlerin ne olduğunu öğrenelim.

Hava; herhangi bir yerde ve zamandaki atmosfer koşullarının kısa süreli durumları şeklinde tanımlanır.Atmosferin bu anlık durumu yer yüzünün herhangi bir yerindeki: sıcaklık, yağış, nem, güneşlenme, sis, bulut, rüzgar verüzgar basıncı gibi çok sayıdaki değişkenin birlikteliği ile açıklanır.
Hava, herhangi bir yer ve zamanda mevsimden mevsime, günden güne ve saatten-saate değişip kısa süreli çeşitli görüşler alabilmektedir.
İklim ise yeryüzünün herhangi bir yerinde uzun yıllar boyunca gözlenen hava koşullarının ortalama durumudur. Ancak iklim yalnızca ortalamaya yakın değerleri değil, uç değerleri ve istatistiksel değişimlerini de kapsar.
İşte bu noktada aslında dünyamızın yaşadığı değişimin hava ile değil iklim ile bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Bu nokta ise iklim değişikliğini reddeden kişilerin atladıkları en önemli noktadır. Eğer internet üzerinde iklim değişikliğini reddeden insanlarla karşılaştıysanız size şu ifadeyi söyleyecektir. Eğer küresel ısınma varsa neden yaz gününde hava soğuk ve yağmur yağıyor. Bu ifade size söylediğimiz gibi günlük veya saatlik bir değişimin sonucudur. Eğer bu kişi uzun yıllar boyunca o bölgedeki değişime baksaydı sıcaklığın her eçen yıl beklenenin çok üzerinde yükseldiğine kendi gözleri ile şahit olabilirdi.
Peki daha açık olmak gerekirse iklim değişikliğini nasıl tanımlayabiliriz.


Çok genel bir yaklaşımla, iklim değişikliği, “Nedeni ne olursa olsun iklim koşullarındaki büyük ölçekli ve önemli yerel etkileri bulunan, uzun süreli ve yavaş gelişen değişiklikler ” biçiminde tanımlanabilir. İklimdeki değişiklikler, buzul ve buzullarası çağlar arasında, dünyanın çeşitli bölgelerinde ortalama sıcaklıklarda oluşan büyük değişiklikler şeklinde ortaya çıktığı gibi, yağış değişimlerini de içermektedir. Bugünkü bilgilerimize göre, Yerküre'nin çok uzun jeolojik tarihi boyunca iklim sisteminde doğal yollarla birçok değişiklik olmuştur. Jeolojik devirlerdeki iklim değişiklikleri, özellikle buzul hareketleri ve deniz seviyesindeki değişimler yoluyla yalnızca dünya coğrafyasını değiştirmekle kalmamış, ekolojik sistemlerde de kalıcı değişiklikler oluşturmuştur.
Peki iklim değişimini neden günümüzde bu kadar ciddi bir sorun ve nasıl ortaya çıktı? İklim değişikliğinin en önemli etmenlerinin başında sera etkisi yer alıyor. Peki nedir bu sera etkisi?
Bitki seraları kısa dalgalı güneş ışınımlarını geçirmekte buna karşılık uzun dalgalı yer ışınımının büyük bölümünün kaçmasına engel olmaktadır. Sera içinde tutulan termik ışınım seranın ısınmasını sağlayarak, hassas ya da ticari değeri bulunan bitkiler için uygun bir yetişme ortamı oluşturmaktadır. Atmosfer de benzer bir davranış sergilemektedir. Sera etkisi sadeleştirilerek açıklanabilir: Bulutsuz ve açık bir havada, kısa dalgalı güneş ışınımının önemli bir bölümü atmosferi geçerek yeryüzüne ulaşır ve orada emilir. Ancak, Yerküre’nin sıcak yüzeyinden salınan uzun dalgalı yer ışınımının bir bölümü, uzaya kaçmadan önce atmosferin yukarı seviyelerinde bulunan çok sayıdaki ışınımsal olarak etkin sera gazları tarafından emilir ve sonra tekrar salınır. Doğal sera gazlarının en önemlileri, başta en büyük katkıyı sağlayan su buharı olmak üzere, karbondioksit, metan ,diazotmonoksit ve troposfer ile stratosferde bulunan ozon  gazlarıdır. Ortalama koşullarda, uzaya kaçan uzun dalgalı yer ışınımı gelen güneş ışınımı ile dengede olduğu için, yerküre/atmosfer birleşik sistemi, sera gazlarının bulunmadığı bir ortamda olabileceğinden daha sıcak olacaktır.
Atmosferdeki gazların gelen güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle yerkürenin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç sera etkisi olarak adlandırılmaktadır.
Göz atacağımız diğer bir terim ise Karbon ayak izi;  Karbon ayak izi nedir? sorusunu detaylandıracak olursak, örneğin arabanız ile giderken motorun çalışması ile belli bir miktar karbondioksit açığa çıkıyor. Sadece araba için değil fosil yakıtların kullanılması ile açığa çıkan her türlü karbon salımı, karbon ayak izini oluşturuyor. Yiyecek veya diğer ürünleri alırken de bunların üretimi sırasında açığa çıkan karbona katkıda bulunmuş oluyorsunuz.
Karbon ayak izi nedir? Sorusunun cevabı aslında küresel ısınmaya sebep olan bütün aktivitelerin neden olduğu karbon salınımı ile açıklanıyor.



Karbon ayak izine sebep olan etkenler arasında birincil yani doğrudan ve ikincil yani dolaylı sebepler bulunuyor. Bu iki etken aslında aynı tüketim döngüsü içinde yer alıyor. Bir plastik ürün aldığımızda bununla birincil derecede karbon ayak izine sebep oluyoruz. Ürünü almamızdaki ikincil etkiler ise ürünün üretim ve taşıma gibi süreçlerinde ortaya çıkan sonuçlar ile açıklanıyor. Ürünü almadan önce ham madde bölümünden başlayıp işlenmesine ve son tüketiciye kadar gelmesine kadarki süreç ile birlikte üretilen diğer ürünleri de düşününce karbon ayak izinin nasıl arttığı daha iyi anlaşılıyor.
Arabanız ile bir yerden bir yere giderek karbon ayak izine olumsuz bir katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Bu sizin birincil katkınız oluyor. Arabanın üretilmesi sırasında açığa çıkan karbon ya da kullandığınız fosil yakıtların işlenmesi sırasındaki karbon salınımı daha büyük çapta bir etki olarak açığa çıkıyor. İkinci derece de karbon ayak izinin artmasına bu şekilde katılım sağlıyorsunuz.
Küresel ısınmanın nasıl oluştuğunu öğrendiysek şimdi ne durumda olduğumuza bir göz atalım.
İklim değişikliğiyle ilgili bilimsel çalışmalar yapan ve aynı zamanda BM kuruluşu olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) "1,5 santigrat derece Küresel Isınma Özel Raporu"na göre, yerküre insan faaliyetleri sebebiyle sanayi öncesi dönemin ortalamalarına göre 1 derece ısınmış durumda.
Bilim insanları, dünyanın en fazla 0,5 derece daha ısınmayı kaldırabileceği, dolayısıyla küresel ısınmanın sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece artışla sınırlandırılması gerektiği noktasında bizleri uyarıyolar. Nitekim, bu hedef yerine mevcut ortalama sıcaklık sadece 1,5 derece daha artarsa dünya "geri dönüşü olmayan tehlikelerle karşılaşılacak. Rapora göre, şimdiden küresel ısınmanın kuraklık ve seller gibi aşırı hava olayları, deniz seviyesinde yükselme ve Kuzey Buz Denizi'nin erimesi gibi etkileri görülmeye başlandı.

Sera gazı emisyonlarının salınımı mevcut şekilde devam ederse küresel ısınma artışı 2030 ila 2052 yıllarında 1,5 santigrat derece sınırını geçecek ve bu yüzyılın ikinci yarısında ise sanayi dönemi öncesi seviyenin 3 derece üzerine çıkacak. Küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece artışla sınırlandırmak ise ekolojik sistemler ve yaşam alanları üzerindeki birçok kalıcı olumsuz etkinin önlenmesi anlamına geliyor.
Peki küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece artışla sınırlandıramazsak balışımıza neler gelecek?
Eğer acilen çözümleri tüm dünya olarak uygulamaya başlamazsak. Bizi orman yangınları, anormal hava olayları, işgalci türlerle mücadele bekliyor. Mercan resiflerinin tamamını kaybetmemiz çok yüksek bir ihtimal. Bunun yanı sıra Okyanus ekosistemleri büyük zarar görecek ve okyanusların asit oranı artacak. Bunun sonucunda balıkçılık zarar görecek. Bunun sadece balıkçılıkla kalacağını sanıyotsanız yanılıyorsunuz. Pirinç, buğday ve tahıl üretiminde muazzam oranda düşüşle beraber gıda krizi patlak verecek ve orta ve düşük gelir seviyesindeki ülkelerde açlık en üst noktaya ulaşacak.
Şehirleri vuran sıcak hava dalgalarının sayısının ve sıklığının artmasıyla sıtma ve dang humması gibi hastalıklar geri dönecek ve bunun sonucunda kitlesek göçlere tanık olacağız.  Isınmanın en fazla etkileyecei bölgelerden bir tanesi Türkiye olacak, içinde bulunduğumuz bölge kuraklaşıp çölleşecek ve içme suyu kaynağı bulmak neredeyse imknasız hale gelecek.
Bunu önlemek için bireylere ve hükümetlere büyük işler düşüyor. Eğer iklim krizine karşı tüm dünya ortak politikalar üretemezse sonumuz hepimizin tahmin ettiğinden daha yakın olacaktır.
Sizde iklim krizinin daha çok insan tarafından bilinmesi için videomuzu arkadaşlarınızla paylaşı beğenmeyi unutmayın.


Facebook hesabınız ile yorum yapın!

What's Your Reaction?

Komik Komik
1
Komik
Korkutucu Korkutucu
1
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
1
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ilginizi çekebilir

Daha Fazla Genel Videolar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format