Yaşayan Son Dinozor Kongo Nehrinde Saklanıyor Olabilir


İnsanlık tarihi boyunca, dünyayı dolaşan büyüleyici hayvanların efsaneleriyle uğraştık. Ancak, bazılarının kurgudan daha gerçek olduğu ortaya çıktı. Efsanelerin birçoğu uzak bölgelerde yaşayan kayıp dinozorlardan bahsetmekte. İnternet’te yakın zamanda yayılan bir video ise bunun gerçek olduğunu kanıtlıyor. Hayvan uzmanları ve paleontologlar bu canlıların ne olduğu konusunda oldukça şüpheliler. Peki bu, efsanevi Kongo Nehri Canavarı Mokele-mbembe’nin gerçekten yaşadığının bir kanıtı olabilir mi? Yoksa yeni bir şey mi? Gelin soruların yanıtı için yazımızageçelim.

Eğer dinozorlar gezegenimizde yaşıyorlarsa, saklanacakları çok yer var. En önemli yerlerden biri de dünyanın en büyük ikinci yağmur ormanı olan Kongo Havzası. Bu alan yaklaşık 3.7 milyon kilometre büyüklüğünde. Havzanın büyüklüğü hakkında bir fikriniz olsun diye örnek verecek olursak burası Hindistan'dan daha büyük. Sonuç olarak, havzada canavarın saklanabileceği birçok yer var. Burası öyle büyük bir yer ki ormanlar 6 ülkenin sınırları içerisinde yer alıyor. Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Ekvator Ginesi ve Kongo Cumhuriyeti. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ise bu altı ülkenin en büyüğü. Ayrıca burası dünyanın kalan tropik yağmur ormanlarının yüzde 12.5 kısmını içeriyor. Açıklığa kavuşturmak gerekirse, Kongo Havzası, Demokratik Kongo Cumhuriyeti veya Kongo Cumhuriyeti değildir. İsimlerin hepsi kafa karıştırıcı olsa bile Kongo Havzası ayrı bir varlıktır ve bu videomuzdaki asıl ilgili alanımız Kongo Havzasıdır. Yağmur ormanlarının dışında havzada Kongo Nehri de bulunmaktadır. 4.700 km uzunluk ile Afrika'nın Nil'den sonra en uzun ikinci nehridir. Nehir kollarıyla birlikte Amazon'dan sonra dünya'nın 2. en büyük yağmur ormanını beslemektedir. Dünyanın ise en uzun 9. nehridir. Kongo havzasında sadece 1.000'den fazla kuş türü bulunduğu söylenmektedir. Kongo Havzası'nın büyüklüğü nedeniyle, bilim insanları bölgeyi tam anlamıyla araştıramamışlardır. Aslında bugün bile havzanın bazı bölgeleri hala haritalandırılmamıştır. Kongo Havzası'nın tam olarak keşfedilmemesinin nedeni ise bir dizi faktörden kaynaklanmaktadır. Biri elbette büyüklüğü. Diğeri havza bölgesindeki şiddet ve istikrarsızlıktan kaynaklanmakta. Bununla birlikte, bilim insanlarının dokunulmamış bir alanı keşfetmeleri hiç güvenli değil. Sonuç olarak havzada dolaştığı iddia edilen bazı hayvanlarla ilgili çok sayıda efsane ortaya atılmıştır. Ancak bilim insanları tarafından herhangi bir açıklama ve resmi bir onay henüz yapılmamıştır. Son yıllarda ise havza çevresindeki şiddet olayları azalmış ve insanlar bölgeyi yavaş yavaş keşfetmeye başlamışlardır. Örneğin 2017'de iki yeni kurbağa ve bir yarasa başta olmak üzere 6 yeni tür keşfedilmiş.

Araştırmacı Andrew Marshall, bu kadar kısa sürede 6 yeni tür bulduysak, başka kim bilir daha neler vardır diyerek Kongo havzasının içinde daha birçok şeyin keşfedilmeyi beklediğini açıklamış. Daha sonra toplanan bitki türlerinden ise yüzde 10'u henüz tanımlanamamıştır. Daha sonraki çalışmada ise 2 metre boyunda maymun ve şempanze özelliklerine sahip olduğu söylenen yeni bir goril türü keşfedilmiş. Tüm bu yeni ve heyecan verici keşiflerden sonra gelecekteki keşiflerden biri efsanevi Mokele-mbembe olabilir. Neden olmasın öyle değil mi? Bu yaratık havzanın henüz keşfedilmemiş bölgelerinde hayatta kalmayı başarmış bir dinozor türü olabilir.
Mokele-mbembe, nehirlerin akışını durduran anlamına gelir ve uzun esnek boyna ve kuyruğa sahip bir sürüngendir. Hatta birçok kişi onu yine efsanevi yaratık Loch Ness canavarına benzetmektedir. Mokele-mbembe'nin yaklaşık 11 metre uzunluğunda olduğu söylenmektedir. Bununla birlikte, bazı raporlar ise Mokele-mbembe'nin ortalama 2 metre uzunluğundaki bir fil boyutunda olduğunu iddia etmekte. Aynı zamanda Mokele-mbembe'nin kahverengimsi gri pürüzsüz bir cilde sahip olduğu söylenir. Belirtilen bazı kaynaklarda başında bir boynuz vardır.
Diğer kaynaklar ise  Mokele-mbembe'nin havzadaki mağaralarda yaşadığını ve sadece beslenmek için dışarıya çıktığını belirtiyor. Bazı insanlar onun otçul olmasına rağmen saldırgan olduğunu ve timsah, suaygırı ve fil gibi hayvanları zaman zaman etkisiz hale getirdiğini iddia etmişler. Diğerleri ise her iki durumda da etobur olduğunu söylüyorlar. Yıllardır Mokele-mbembe'nin yaşadığını öne süren çok sayıda insan vardır. Hatta bu ilk kez 1776 yılında yaşanmış. Kongo nehrinin yakınında olan Fransız misyoner, çapı 1 metreden biraz fazla olan büyük hayvan ayak izlerine rastlamış. Ancak ayak izlerinin sahibi olan hayvan asla bulunamamış.
1909 yılında ise hayvanat bahçelerinin mimarı kabul edilen Carl Hagenbeck otobiyografisinde Rodos'ta duyduğu yarı fil yarı ejderhaya benzeyen bir yaratıktan bahsediyor. Bu yaratık brontosaurus'a çok benzemektedir. Bu hikaye üzerine Hagenbeck  canavarı aramaya gitmiş ama onu bulamamıştır. Ayrıca o yıllarda gerçekten Brontosaurus'un yaşadığına inanılıyormuş. Bununla birlikte halk Mokele-mbembe'nin peşine düşmüş.

Mokele-mbembe'nin var olduğuna dair herhangi bir somut kanıt olmamasına rağmen insanlar onu bulmak için ellerinden geleni yapmışlar. 1980 ve 1981'de Amerikalı emekli biyolog Roy McCall, efsanevi yaratığı bulmak için Kongo'ya seferler düzenlemiş. McCall, efsanelerde bahsedilen yaratıklara büyük ilgi duyuyormuş. McCall Mokele-mbembe'yi kendi gözleriyle hiç görmese de, efsanevi varlık hakkında yerli halktan çeşitli hikayeler toplamış. Bir Japon film ekibi yerdeki ayak izlerini Mokele-mbembe'ye ulaşmak amacıyla takip ediyorlarmış ve görüntü kayıtlarında gölde yüzen bir yaratık dikkati çekiyor. Birçok insan bunun Mokele-mbembe'nin yaşadığının kanıtı olduğuna inanıyor. Bunun yanında birçok kişi görüntüdeki şeyin aslında bir timsah, fil ya da bir kano olabileceğine inanıyor. (5.29)
Mokele-mbembe'yi bulmak için 2011 yılına kadar tam 50 sefer yapılmış. Mokele-mbembe'yi gösterdiği iddia edilen fotoğrafların çoğu bulanık ve tanımlanması zor. (5.48) Ancak bu yaratığı gördüğünü iddia edenlerin sayısı hiç de az değil. BBC ile yaptığı röportajda, bir adam Mokele-mbembe'yi gördüğünde nehirde bir teknede olduğunu söylemiş. Ardından bizi kovalamaya başladı ve bir anda sudan çıktı. Koştuk ve bizi neredeyse yakalayacaktı demiş. Peki sizce bu Mokele-mbembe'nin gerçekten varlığını kanıtlayabilir mi yoksa her şey bir yanlış anlaşılmadan mı ibaret? Bize düşüncelerinizi yorumlar kısmından yazmayı untumayın.
Mokele-mbembe sıklıkla brontozaurus ile karşılaştırılıyor. Brontozaurus ise 22 metre uzunluğunda yaklaşık 15 ton ağırlığında nesli tükenmiş bir hayvan. Bu otçul türün yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşadığı söyleniyor. Ayrıca brontosaurus, sularda dolaştığı belirtilen Mokele-mbembe'nin aksine karada yaşarmış. Aslında sadece suda yaşayan bir dinozor türü bulunmuyor. Ama bazıları pençelerini av için suya batırıyorlarmış. Bunu göz önünde bulundurarak, Mokele-mbembe'nin bir brontozaurus ve bir Plesiosaurus arasında kalmış  melez bir hayvan olduğunu varsayabiliriz. Ya da Mokele-mbembe'nin bir Bariyoniks olabileceğini söyleyebiliriz. Bariyoniksler balıklarla beslenirlermiş. Boyu 8.5 metreye ulaşan Bariyoniksler, Yunanca'da ağır pençe anlamına gelmektedir.

Gelin asıl konumuza geri dönelim. Yoldan karşıya geçen bu küçük canlılar bir dinozor olabilir mi? Eğer dinozor olduklarını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü değiller. Zaten boyutları nedeniyle bir dinozor asla olamazlar. Aslında görüntüyü tersine oynatırsak, siz de gerçeği net bir şekilde görebilirsiniz. Bu minik yaratıkların vücudu kürkle kaplı ve aslında onlar koati. Orta ve Güney Amerikaya özgür bir tür olan koatilerin kuyrukları videoda uzun boyun gibi görünmüş. Aynı şekilde kısa boyunları da dinozorların kısa kuyruklarına benzemiş. Ama dediğimiz gibi bu video sahte ve Mokele-mbembe'nin varlığını kanıtlamaz.
Kongo Havzasında Mokele-mbembe'nin varlığına tamamen inanan bazı yerli halk bulunmakta.  Mesela bu görüntüde iki adam röportajda Mokele-mbembe'nin yaşadığını iddia ederek insanların suya girerken dikkatli olmaları gerektiğini söylüyorlar. Tam o esnada ise iki adamın arkasındaki suda bir şeylerin hareket ettiği görülüyor. Peki ama sudaki şey Mokele-mbembe olabilir mi? Bu sorunun da cevabı henüz bulunabilmiş değil.
Çünkü Mokele-mbembe'yi bulmak için uygun teknoloji üretme konusunda finansman ve araştırma eksikliği nedeniyle gizem uzun yıllar sürecek gibi görünüyor. Zaten dünyanın büyük bir kısmı da hala keşfedilmemiş durumda. Bunun nedeni ise önceden de belirttiğimiz gibi var olan teknolojinin tam olarak yeterli olmaması ve aynı zamanda çok da pahalı olması. Geçmişte mevcut teknolojinin bir kısmı Loch Ness canavarını bulmak için kullanılmıştır. Ancak, Loch Ness bölgesi Kongo havzasına kıyasla yaklaşık 35 km daha küçüktür. Ayrıca havzanın tehlikeli olması ve temiz suya erişimin eksiliği havzayı bir insan için uygun bir yer yapmıyor. Bölgedeki karışıklık da çalışmaları neredeyse imkansız hale getiriyor. Tüm bu nedenlerden dolayı Mokele-mbembe'nin yaşayıp yaşamadığına dair cevabımızı en azından birkaç yıl sonra alacağız gibi duruyor.
Sıra geldi bu konu hakkında sizin fikirlerinizi duymaya. Sizce Mokele-mbembe gerçek mi ve keşfedilmeyi bekliyor mu? Yoksa tıpkı koca ayak, Chupacabra ve Loch Ness gibi bir efsaneden mi ibaret? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bize yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
1
Şaşırtıcı
Harika Harika
1
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds