Zaman Yolculuğu Gerçekten Mümkün Mü?


Kendimize sıklıkla sorduğumuz bir soru ile başlangıç yapalım. Eğer geçmişte istediğiniz bi zaman dilimine yolculuk yapabilseydik hangi döneme gitmek isterdiniz? Diğer bir soru ise geçmişe gittiğimizde hayatımızı nasıl değiştirebilceğimiz sorusudur. Bir çoğumuzun aklına geçmişe giderek bahis ve piyango oynayıp kısa yoldan zengin olmak gibi fikirler gelebilir. Peki zaman yolculuğu fikri ilk olarak nasıl doğmuştu ve bunu gerçektenden mümkün kılabilir miyiz? Bugünkü videomuzda sizlerle zamanda sonsuz bir yolculuğa çıkacağız. Hazırsanız kemerlerinizi bağlayın ve zaman yolculuğuna başlayalım.

'' Geleceğe Dönüş '' serisinin ilk flmi vizyona girdiğinde seneler 1985'i gösteriyordu. 17 yaşındaki Marty McFly ile çılgın bilim adamı Doc Brown'ın DeLorean'a binerek zamanda yolucuk yapmaları, bilim dünyasının en kafa karıştırıcı konularından bir tanesini halka sunmuştu. Ünlü yönetmen Robert Zemeckis üçlemeyi tamamladığında artık herkes geçmişe veya geleceğe gitmenin hayallerini kurmaya başlamıştı. Bir çok insan milenyuma girildiğinde bunun gerçek olacağını ve geçmişe giderek kendi dedemizle tanışmanın mümkün olacağını düşünmeye başlamıştı.
Her ne kadar '' Geleceğe Dönüş '' filmi bu fikri ortaya atan ilk eser olarak görülse de 1895 tarihinde H.G. Wells'in kaleme aldığı '' Zaman Makinesi'' gelcekte bu konuyla üretilecek diğer eserlerin habercisi gibiydi.
Peki zaman yolculuğu fikri gerçekten ne kadar mümkün? Bazıları için bu fikir hayalperestlik gibi görünüyor olabilir fakat çok sayıda fizikçeye göre bunun gelecekte gerçekten mümkün olması yüksek ihtimal. Ancak hala paradokslar bu konuyu bilim adamları için bile içinden çıkılamaz bir hale getirmeye devam ediyor.
Peki bu paradokslarda ne? Merak etmeyin videomuzun ilerleyen dakikalarında bu paradoksların ne olduğunu ve zaman yolculuğunu nasıl etkilediğine uzun bir bakış atacağız. Lakin öncelikle ana konumuza geri dönelim.
Amerikalı teorik fizkçi Kip Thorne'a göre bütün insanlar ve eşyalar hali hazırda zamanda yolculuk yapıyor. Doğuyor, büyüyor ve en sonunda yaşlanıyor. Kara deliklerden yıldızlara ve gezegenlere kadar her şey, zaman içinde yavaş bir hızla geleceğe doğru yolculuk yapıyor. Bunun yanı sıra Kip Thorne'a göre fizik yasaları, gelişmiş uygarlıkların zamanda istedikleri hızda geleceğe yolculuk edebileceğine yüksek bir ihtimal veriyor. Gelecekte belki de bu teknolojiyi geliştirenler bizler olacağız.
Fakat burada ilk paradoks devreye giriyor. Göz atacağımız ilk paradoks belki de zaman yolculuğu denildiğinde en çok tartışılan  '' Büyükbaba Paradoks'udur.'' Bunu  paradoksu size  güzel bir örnekle anlatacağız.
Elinizde bir zaman makinesi bulunduğunu ve bu makineyle geçmişe giderek henüz gençlik yıllarında olan büyükbabanızı öldürdüğünüzü hayal edin. Bunu yaptığınız zaman büyük babanız hiç çocuk sahibi olmamış, dolayısıyla anne ya da babanız hiç doğmamış ve sonuç olarak siz hiç dünyaya gelmemiş olacaksınız. İşte paradoksun devreye girdiği nokta tam da burası.
Eğer dünyaya gelmediyseniz, zamanda yolculuk da yapmamış ve büyükbabanızı öldürmemişsinizdir. Bu durumda büyükbabanız yaşyacak ve dünyaya gelmenize sebeb olacaktır. Bu durumda siz de geçmişe giderek büyükbabanızı öldürebilceksinizdir. Ve bundan sonrası sonsuz bir kısır döngüye giriyor.
Bunu başka bir şekilde de anlatmak da mümkün.
Bulunduğunuz odada bir solucan deliği açabildiğiniz ve bu delikten odanın bir dakika önceki durumunu görebilidiğiniz hayal edin. Bir dakika sonra solucan deliğinin öteki tarafında geçtiğinizde, bir dakika önceki haliniz görüyorsunuz ve kendinizi bir silahla vurarak öldürüyorsunuz. Peki eğer bir dakika önce öldüyseniz tetiği çeken kişi kim? Fazlası ile kafa karıştırıcı değil mi? Peki bu paradokstan kurtulmak bir şekilde mümkün mü?
Büyük baba paradoksuna birazdan tekrar geri döneceğiz.
Gerçekçi konuşmak gerkirse, bu ve buna benzer paradokslar yüzünde, fizik yasalarının geçmişe gitmeye izin verip vermediğini tam olarak bilemiyoruz. Fakat Sicim Teorisi uzmanı Juan Maldacena ve meslektaşarının geliştirdiği '' kuantum kütleçekim teorisi'' doğruysa, bir gün geçmişe yolculuk yapmanın mümkün olup olmadığını test edebiliriz.
Şİmdi gelin zaman yolculuğu yapmak için mümkün görünen teorilere göz atalım. İlk teorinin mümkün olmasında ise Einstein'ın zamanın göreceliği üzerinde yaptığı araştırmalar önemli yer  kaplıyor.

Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'ne göre uzay zaman birbirne işlenmiş boyutlardır. Uzay zaman dokusu esnek bir yapıdadır ve kütle uzay zamanı bükerek yer çekimi denilen olayı oluşturur.  Özel görelilik teorisi ise uzay zamanın kişiye göre farklılık gösterdiğini yani mutlak olmadığını söyler. Bu da uzay ve zaman kavramlarının birer algıdan ibaret olduğunu gösterir. Size göre zamanı belirleyen kıstas ne akdar hızlı gittiğiniz ve ne kadar kütle çekimine maruz kaldığınızdır. Peki ne kadar hızla gidersek zamanda yolculuk edebiliriz. Gelin bu soruya cevap bulalım.
Evrendeki hız limiti ışık hızıdır. Bu hız şu anki verilere göre aşılamaz. Zaman dediğimiz kavramı sınırlayan şey de aslında bu ışık hızıdır. Çünkü ışık fotonları evrende saniyede üç yüz bin kilometre hızla hareket ederken zaman fotonlar için akmaz. Yani fotonlar için zaman kavramı yoktur. Herhangi bir yıldızın çekirdeğinde oluşan bir foton parçacığı yüzlerce ışık yılı uzaklıktaki bir noktaya vardığında aradan geçen yüzyıllar ışıktan daha yavaş hareket eden nesneler için geçmiş olacaktır. Fakat bir foton için yıldız çekirdeğinde doğduğu an ile yüz bin ışık yılı uzaktaki bir noktaya ulaştığında arada hiç zaman geçmemiş olacaktır. Bu yüzden ışık hızına yaklaştıkça zaman genişler.
Zamanın genişlemesini şu şekilde açıklayabiliriz. Şu anda dünya üzerinde masanızda oturuyorsunuz. Hızınız ışık hızının yanında ihmal edilecek derecede küçük. Bir saniyelik zaman diliminin sizin için bir birimden oluştuğunu kabul edelim. Herhangi bir arkadaşınızın ise ışık hızına yakın hızlarda seyahat ettiğini varsayalım. Arkadaşınız çok yüksek bir hızda hareket ettiğinden dolayı zaman genişleyecek ve sizin için geçen bir birimlik bir saniye onun için on birimlik olacak. Saatinize baktığınızda siz de bir saniye geçtiğini göreceksiniz, arkadaşınız da bir saniye geçtiğini görecek. Fakat O’ nun bir saniyesi sizin bir saniyenizin on katı genişlikte olduğu için arkadaşınızın bir saniyesi sizin 10 saniyenize tekabül edecek. Yani siz arkadaşınızdan 10 kat hızlı yaşlanacaksınız. Arkadaşınız sizin dünyanıza döndüğünde bir nevi geleceğe gitmiş hissine kapılacak çünkü 10 yıllık seyahatin ardından bıraktığı dünyada yüz yıl geçmiş olacak.

Eğer bunun daha basit bir dille anlatmak gerekirse ikinci paradoksumuzdan söz etmeye başlayalım.
Zamanın kişisel olması, ışık hızına yakın bir hızla Dünya'dan uzaklaşan bir astranotun, Dünya'da bekleyen ikizine göre çok daha yavaş yaşlanmasına yol açıyor. Örneğin Ahmet ile Ali adınaki ikizleri ele alalım. Ahmet uzay gemisi ile ışık hızına yakın bir hızda komuşu yıldızlara doğru yola çıkar ve uzayda 30 geçirirse, kardeşi Ali Dünya'da 30 değil, tam 4500 yıl yaşlanacaktır.
Zamanın gemide yavaş geçmesindeki tek etken, uzay gemisinin ışık hızına yakın bir hızda gitmesi değil elbette. Buna ek olarak geminin dönüş yolunda önce yavaşlayıp yön değiştirmesi, sonra ters yönde tekrar hızlanarak Dünya’ya yaklaşması ve nihayet yörüngeye girmek için hız kesmesi gibi büyük ivmelenme değişiklikleri de Amet için zamanın daha yavaş geçmesinde etkili oluyor. Aslında ekstra hız değişiklikleri, Ahmet için geçen zamanın sadece ışık hızına yakın bir hızla tek yönde yolculuk etmekten çok daha yavaş geçmesine yol açıyor.
Bu durumda Ahmet uzayda 88 yıl yolculuk ettikten sonra geri dönseydi, Ali için bugünkü evrenin yaşından çok daha uzun bir süre geçecek ve Ali bu arada yaklaşık 14 milyar yıl yaşlanacaktı! Tabii o kadar uzun süre yaşayamayacağı için çoktan ölmüş olacaktı.
Ahmet ise uzay gemisinde zamanın Ali'ye göre çok daha yavaş geçtiğinin farkında bile olmayacaktı! Ahmet'e  göre gemideki zaman normal hızla akacaktı ama geminin penceresinden bakıp da kardeşi Ali'yi görebilseydi, ikiz kardeşinin aşırı hızlı bir şekilde yaşlandığını fark edecekti! Çünkü zaman göreli, zaman kişisel.
Bu paradoksu bir kenara bırakalım ve zaman yolcuğu için ortaya atılan ikinci teoriye göz atalım.
Farklı bir yol ise yine uzay zaman esnekliğinin kullanılarak uzay zamanda bir delik açılmasıyla yapılabilecek zaman yolculuğudur. Süper kara delikler veya kuasarların yol açtığı gibi çok büyük bir çekim etkisiyle uzay zamanı kuvvetli bir şekilde büküp dokuda bir delik açılması teorik olarak mümkün. Bu deliğe solucan deliği adı veriliyor. Solucan deliğinden girerek evrende farklı bir uzay zamana geçilebilir.
Tabi ki bu iki yol da yakın gelecekte insanların tecrübe edeceği olaylar değil. Çok büyük enerji ve teknoloji gerektiği için zamanda yolculuk şu an için sadece filmlere konu olan bir teori. Fakat bunun yakın gelcekte mümkün olmaması teoriyi incelemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Haydi gelin videomuzun içinde geçmişe yolculuk yapalım ve büyükbaba paradoksuna tekrar bir göz atalım.

Stephen Hawking, 28 Haziran 2009 günü Cambridge Üniversitesi'nde bir parti vermeye karar verir. Üniversitenin içindeki bir salonu balonlarla süsleyen, yemekleri hazırlayan fizikçi, arkadaşlarını beklemeye başlar; ancak partiye kimse gelmez. Hawking de bunun olabileceğini öngörmüştür; çünkü üzerinde zaman ve koordinatların yazılı olduğu davetiyeler parti gerçekleştikten sonra dağıtılmıştır. Gelecekte davetiyeye ulaşıp partiye gelmesini umduğu zaman yolcuları maalesef partiye gelememiştir. Bu alaycı deney, Hawking'in 1992 yılında öne sürdüğü zamanda yolculuğun imkânsızlığına işaret etmek için gerçekleştirilmiştir.
Geçmişe seyahar edip büyük babanızı vurdunuz; o öldüğü zaman ne olacak? Birden buharlaşacak mısınız? Peki bu nasıl olabilir? Paradoksa getirilen yorumlardan bir tanesi ise büyükbabanızı öldürdüğünüzde, kendinizin bir önceki versiyonunu öldürdüğünüz yönündedir. Çünkü siz aslına kendi geçmişinize değil, geçmişin bir kopyasına seyehat ediyorsunuz ve o zamanda yapacağınız her şey, bu anda yaşadımız evrenin değil, onların yaşadığı evrenin geleceğini etkileyecektir. Böyle bir durumda kendi dedenizi öldürseniz bile sizin gerçekliğiniz değişmeyecektir.
İkinci çözüm ise evrenin bu olaya izin vermeyeceği yönündedir, yani geçmişe gitseniz ble olayları değiştirmeniz mümkün değildir. Diyelim ki elinizde silahla dedenizin karşısına çıktınız, bu durumda ya silah patlamayacak, ya siz ıskalayacaksızın, ya da biri sizi durduracak. Bunun yanı sıra eğer dedenizi vursanız bile bir şekilde ölümden dönecek demektir.
Peki ama sonuç ne? Zaman yolculuğu yapabiliyor muyuz?
1991 yılında ise Stephen Hawking kendi hesaplamalarında bütün zaman makinelerinin çalışır çalışmaz yok olacağını ortaya koydu. Ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir uygarlık zaman makinesi kullanamayacaktı. Hawking bunu Zamanın Korunumu ilkesi olarak adlandırdı. Şu an için zamanda yolculuk bir teoriden uzağa gidemiyor. Fakat bu yüzyıllar sonra bu durumun değişmeyeceği anlamına gelmiyor. Tam da bu yüzden fizikçiler geçmişe yolculuk etme konusunda pes etmeden araştırma yapmayı sürdürüyorlar.
Peki, sizce zamanda yolculuk yapmak mümkün mü? Eğer mümkünse geçmişe mi yoksa geleceğe mi gitmek isterdiniz?  Görüşlerinizi bizimle yorumlar ksımından paylaşabilirsiniz.


Facebook hesabınız ile yorum yapın!

What's Your Reaction?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
0
Trend

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla Genel Videolar

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format