Zavallı Bir Çocuk Dünyanın En İyi Oyuncusu Nasıl Oldu? Cristiano Ronaldo’nun Başarısının Sırrı…


Bugün sizi yıldız futbolcu Ronaldo’nun sonu zirveye uzanan, uzun ve engebeli yoluna götüreceğiz. Cristiano Ronaldo’yu futbolun en zirve noktasına taşıyan o zorlu yolculuk eminiz birçoğunuzu çok şaşırtacak. Gelin Cristiano Ronaldo’yu dünyanın en büyük futbol yıldızı yapan hayatına daha yakından bakalım.

Birçok futbolcunun aksine Ronaldo'nun çocukluğu zorluk ve yoksulluk içinde geçmiş. Cristiano Ronaldo, 5 Şubat 1985 yılında Portekiz'in Madeire Adası'nın Santo Antonio olarak bilinen dağlık bir bölgesinde dünyaya gelmiş. Esasında Afrika kıtasına daha yakın olan ada 1420'den beri Portekiz'e bağlıdır. Yani eğer bu ada Portekiz'e bağlanmamış olsaydı, Ronaldo Afrika kıtasında bir ülkenin oyuncusu olacaktı.
Ronaldo'nun asıl adı Cristiano Ronaldo Dos Santos De Aveiro'dur. Adının Ronaldo olmasının nedeni ise babasının Amerika Birleşik Devleti Başkanı ve eski aktör Ronald Reagan'a hayranlık duyması ve onu onurlandırmak istemesidir. Baba onun başkanlığına değil aktörlüğüne hayranmış ve ayrıca Ronald Portekizce'de Ronaldo diye okunuyormuş. Bunun dışında küçükken arkadaşları ona 'arı' lakabını takmışlar. Bunun nedeni ise Ronaldo'nun çok hızlı koşması ve ona kimsenin yetişememesiymiş.
Ailenin dördüncü çocuğu olarak, planlanmayan bir şekilde dünyaya gelen Ronaldo'nun annesi aşçılık yapıyor, babası ise belediyede bahçıvanlık yapıyormuş. 2005 yılında ise alkolle olan uzun süreli savaşını kaybeden babası evi geçindirmekte oldukça güçlük çekiyormuş. Ufak bir evde yaşayan ailede anne, evde yer açılması için çamaşır makinesini tavana asmak zorunda kalmış.
Sokak çocuğu olarak büyüyen Ronaldo savaşçı ruhunu o yıllardan alıyor. Mutsuz bir babaya sahip olduğu için Ronaldo aslında zor bir çocukluk geçirmiş.  Ama her zaman sorumluluklarının farkında olmuş ve geçirdiği zor zamanlar onu olgunlaştırmış.
Henüz 22 yaşındayken babasını alkol yüzünden kaybeden Ronaldo daha sonra belli bir süre uyuşturucu bağımlısı kardeşiyle yaşamak zorunda kalmış. Tecrübe ettiği bu kötü anlar ise Ronaldo'nun hayatında hiç alkol ve sigara kullanmamasına neden olmuş.

Peki Ronaldo'nun 15 yaşındayken ciddi bir kalp rahatsızlığı geçirdiğini biliyor musunuz? Yattığı zamanlar kalbi çok hızlı atan Ronaldo'nun bu durumu erken yaşta kalp krizine neden olabileceği tespit edildiği için hemen ameliyata alınmış. Annesi ise yaptığı bir röportajda iyileşir iyileşmez sahalara dönen küçük Ronaldo'nun hastalığını hiçbir zaman ciddiye almadığını belirtmiş.
Ronaldo'nun çocukluğunda nasıl bir yoksulluk içinde yaşadığını ise şimdi anlatacağımız olayla daha iyi anlayacaksınız. 11 yaşındayken Portekiz'in Madeira adasından Sporting Lisbon altyapısında oynamak için Ronaldo annesinden onay çıkınca Lizbon'a taşınmış. Sporting Lisbon tarafından fark edilmesi sayesinde Ronaldo, futbolcu olmak için hayallerine bir adım daha yaklaşmış. Ama bu transfer onun fakirliği ve yoksulluğu arkasında bıraktığı anlamına gelmiyor.
Ailesi olmadan tek başına yaşayan Ronaldo, geceleri acıktığında stadın yanındaki Mc Donalds'a gidiyormuş. Lizbon'da zor günler geçirdiğini söyleyen Ronaldo 'Geceleri karnımız acıktığında, stadın yanındaki fast food restoranına giderdik. Arka kapıdan kapıyı çalar, hamburger arttı mı diye sorardık. İsimlerinden biri Edna olan 3 kadın inanılmazdı. Bize çok iyilik yaptılar.' diyerek o zor günlerini anlatıyor.
Ev hasreti çeken ve diğer çocuklar tarafından komik buldukları Madeiralı aksanı nedeniyle alay konusu olan Ronaldo ilk zamanlarında oldukça zorlanmış. Ancak sahip olduğu güçlü karakteriyle tüm zorlukların üstesinden gelmeyi bilmiş. O gerçek bir kazanan ve genç yaşında korkusuz bir azme sahip olan güçlü birisi.
14-15 yaşlarında ise okula giderken onun için işler oldukça zormuş. Çünkü okuldaki herkes onu kıskanıyormuş. İlk olarak onun ismi Ronaldo'ydu. İkinci olarak, Avrupa'daki her gazete 15 yaş altı oyuncular arasında Avrupa'nın en iyisi olarak onu gösteriyor ve o her zaman haberlerdeymiş.

Okuldaki zorluklarında altından kalkan Ronaldo, hayatı boyunca her zaman daha iyisi olmak için mücadele vermiş ve odak noktası hep bu olmuş. Kısa süre içinde ise emeklerinin karşılığını almış. Topa olan hakimiyeti ve vuruş sitili ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken ünlü futbolcu dünyanın en köklü takımlarından biri olan Manchester United tarafından keşfedilmiş.
Manchester United'a gelmeden önce 28 numaralı formayı giyen Ronaldo'ya Alex Ferguson ilk hafta hangi forma numarasını istediğini sormuş. Ronaldo'da Sporting'deki gibi 28 numaralı formayı gimek istediğini belirtmiştir. Ancak Ferguson 7 numaralı formanın kulüp için çok kutsal olduğunu ve bu formayı G.Best, Eric Cantona ve D.Beckham gibi çok özel futbolcuların giydiğini belirtmiş, ondan da bu formayı giymesini istemiştir. Böylece yıllarca Ronaldo başka takımlara transfer olsa dahi 7 numaralı formayı giymiştir. Muhtemelen Ferguson'un tavsiyesinin kendisine şans getirdiğine hala daha inanıyor. Bu konuda haksız da değil.
2003 yılında Manchester United'a transfer olan Ronaldo 6 yıl burada top koşturduktan sonra 2009 yılında Real Madrid'e transfer olmuş. Kariyerinde hızla zirveye tırmanan yıldız futbolcu artık dünyanın en başarılı futbolcularından biridir. Zor ve yoksulluk içinde geçen günler geçmişte kalmıştır. Şimdilerde İtalyan Seria A ekiplerinden Juventus'ta oynayan Ronaldo dünyanın en çok kazanan futbolcusudur. Kariyerinde sayısız başarıya imza atan Ronaldo'nun birçok şampiyonluğu, kupası, gol krallığı ve ödülleri vardır.
Ancak Ronaldo sahip olduğu tüm başarılara, üne ve servete rağmen asla geçmişini unutmamış. Hatta çocuklarınında bu gerçekten haberdar olmasını istemektedir. Mesela büyük oğlu Ronaldo Jr'ı çocukluğunun geçtiği eve götürmüş. Ronaldo o anları şu şekilde anlatıyor : 'Cristianinho'yu bir zamanlar yaşadığım eve götürdük. Oğlum bana baktı ve Baba gerçekten burada mı yaşadın? diye sordu. Bir türlü buna inanamadı.'
Belki Cristianinho yaşadıklarını babasının hazırladığı kötü bir şaka olarak düşünüyor olabilir. Ama gerçek hiç de öyle değil. Cristiano Ronaldo kelimenin tam anlamıyla hiçlikten gelmiş bir futbolcu. Birçok kez aç karna antremanlara ve maçlara çıkmış. İşte tüm bunlar da onu çalışkan, cesur ve başarılı bir futbolcu haline getirmiş.

'Herkes her şeyin kolayca gerçekleşebileceğine inanıyor. Hayat kalitesi, evler, arabalar, kıyafetler. Tüm hepsinin gökyüzünden yağdığına inanıyorlar. İşte oğluma öğretmeye ve anlatmaya çalıştığım tam olarak da bu. Oğluma şu an sahip olduğum her şeyin çok çalışma ve özverinin ürünü olduğunu anlatmaya çalışıyorum.' diyerek Ronaldo aslında hayata karşı bakış açısını da dile getirmiş.
Çok zor bir çocukluk geçiren, yoksulluk içinde büyüyen, akşam yemeği için dilenen o küçük çocuğun son dönemlerin en başarılı futbolcusu olduğuna inanmak zor öyle değil mi? Ama Ronaldo bunu tek başına başarmış ve hayattan, geçmişinden bu şekilde harika bir intikam almış.
Ballon d'Or ödülünü alırken döktüğü gözyaşlarını da muhtemelen zorluklar içinde geçmiş çocukluğu için dökmüştür. Madeira halkının da çocukken de gözyaşları eksik olmayan, fakirlik içinde büyüyüp pes etmeden sürekli olarak yükselip dünyanın en prestijli ödülüne bir kez daha sahip olan Ronaldo ile birlikte ağladığına emin olabilirsiniz.
Önceden de belirttiğimiz gibi Ronaldo asla geldiği yeri unutmamış ve her zaman duyarlı birisi olmuştur. Fakirliği çok iyi bildiği ve bunu unutmadığı için yıldız futbolcu bulduğu her fırsatta yardıma muhtaç insanlara yardım ediyor. Bu özelliği belki onu diğer futbolculardan ayıran en önemli özelliği. Lüks ve rahat bir hayat yaşayan yıldız futbolcu servetinin bir kısmını da insanlara yardım etmek için kullanıyor. Mesela Portekizli yıldız, Portekiz merkezli kanser tedavi merkezine 165.000 dolar bağışlarken 10 yaşındaki bir çocuğun beyin ameliyatı için aileye 83.000 dolar vermiş. Filistinli çocuklara da yardım elini uzatan süper star Cristiano Ronaldo, Ramazan Bayramı nedeniyle 2 milyon dolar bağışta bulunmuştur. Portekizli oyuncu, 2012’de de kazandığı Altın Ayakkabı ödülünü açık artırmayla satışa çıkarmış ve elde ettiği 1.5 milyon Euro’yu Filistinli çocuklara bağışlamıştır. Bunların dışında Ronaldo Filistin'e ve ordaki okullara ve Afrika'daki aç insanlara yardım etmiştir. Yardımları saymakla bitmeyen Ronaldo'nun aynı zamanda vücudunda hiç dövmesi yoktur. Bunun sebebi ise her 2 yılda bir kan bağışı yapmasıdır.
Yıldız futbolcu aynı zamanda ailesine de çok bağlı bir futbolcu. Bunun nedeni çocukluğunun büyük bir kısmını ailesinden ayrı geçirmesi ve fakirlik nedeniyle onlardan yeterli ilgiyi görememesi olabilir. 3'ü taşıyıcı anneden olmak üzere toplam 4 çocuğu olan yıldız futbolcu şimdilerde İspanyol model Georgina Rodriguez ile birlikte. Annesi ve kardeşlerine de çok bağlı olan Ronaldo bulduğu her fırsatta ailesiye vakit geçirmeye özen gösteriyor. Onların bir dediğini iki yapmamaya çalışıyor.  
Kısaca Cristiano Ronaldo iyi bir futbolcu olmasının dışında nereden geldiğini unutmayan iyi bir insan da. Özverili, yardımsever, hırslı karakteriyle dikkatleri üzerine çeken yıldız futbolcu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Onu futbolun zirvesine taşıyan zorlu yolculuğunu nasıl buldunuz? Görüşlerinizi bize yorumlar kısmından yazmayı unutmayın.



Hangi emoji bu yazıya uygun?

Komik Komik
0
Komik
Korkutucu Korkutucu
0
Korkutucu
Şaşırtıcı Şaşırtıcı
0
Şaşırtıcı
Harika Harika
0
Harika
Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Trend Trend
1
Trend

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals